Moderatörlüğünü Kadir Kaplan’ın yaptığı programın konuğu olan AKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Dr.Talat Koçak 30 Ağustos özel programının ikinci bölümünde Yunan askerlerinin neden firar ve intihar ettiğini, Afyonkarahisar’ın ilk Belediye Başkanı Halil Ağa ve 3 ayda geçilmez denilen siperlerin nasıl 2 günde geçildiğini anlattı.
MİLLİ MÜCADELEYİ BAŞARIYA ULAŞTIRMIŞ KİŞİYE İNGİLİZ AJANI DİYORSUN
Padişah Vahdettin’in İngiliz gemisiyle kaçtığını, milli mücadeleyi başarıya ulaştırmış kişilere İngiliz ajanı denildiğini ifade eden Koçak şunları söyledi: “Şu noktada haksızlık ediliyor. Ben Osmanlı padişahlarına hain vs. demem. Çünkü oradan iş alınıyor koca Türk tarihine giydiriliyor. Bu noktada Padişah Vahdettin İngiliz gemisiyle kaçmış, sen milli mücadeleyi başarıya ulaştırmış kişiye İngiliz ajanı diyorsun. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu derler. Milli mücadelede dikkat çeken 2 tane yapılmış iş var. Bir tanesi Anadolu ajansının kurulması. Yapılan işleri bütün Dünyaya kendi ağzımızdan, kendi perspektifimizle duyuruyoruz. Dolayısıyla İngiliz halkı da İngiltere Devleti böyle diyor ama İngiltere muhalefet de boş durmuyor. Bak Türkler de böyle diyor. Evet, bu noktada Anadolu ajansının inanılmaz bir etkisi olmuş. Bir de bizim Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ilk çevirdiği kitap var. 1920 veya 1921 baskılı olması lazım. Charles Texier'in Küçük Asya isimli kitabı. Onu da neden basıyoruz? Yunanlıların tezi var, Anadolu bizimdi Helan toprağıydı. Bize olan şeyi biz geri alıyoruz diye politikaları bu şekildeydi. Hayır, biz onun öyle olmadığını ispat etmek için Texier’in kitabını basıyoruz.”
SAVAŞIN UZAMASI YUNANLILARI KARIŞTIRIYOR
Savaşın uzaması nedeniyle Yunan ordusunun inanılmaz moralinin bozulduğunu ifade eden Koçak sözlerini şöyle sürdürdü:
“Askerlik muhaberattır. Karşıdan doğru bilgi alma, buradan da yanlış bilgiyi onlara iletme, kabaca budur. Hz. Peygambere de atfedilen bir hadis var. “Harp hiledir” diye.
Şimdi savaşın uzaması Yunanlıları da, Yunan kamuoyunu da karıştırıyor. Askerlerin pek çoğunda firarlar başlıyor bizim burada ne işimiz vardı diye. İntiharlar başlıyor, Yunan ordusunun morali inanılmaz bozuluyor. Özellikle Yunan mezaliminin Anadolu'da yaşandığı yerler ana ordudan uzak olan yerlerdedir. Hani bazı erlerin veya bazı subayların yaptığı taşkınlıkların sebebi de odur. Bu da disiplini bozar. Özellikle Bolşeviklere yakınlaşmamızda işe yarıyor. Pek çok Yunanlı Bolşevikde kurşuna dizilir savaşmak istemedikleri için.”
AFYONKARAHİSAR’IN İLK BELEDİYE BAŞKANI OKUMA YAZMA BİLMEYEN HALİL AĞA’DIR
Tarihi bilgileri paylaşan Koçak o günlerle ilgili şunları anlattı:
“Afyonkarahisar'a özelinde Allah rahmet eylesin Halil ağadan bahsedelim, Afyonkarahisar’ın ilk belediye başkanıdır, okuma yazması bile yoktu. Kendisine talimat veriliyor Yunan subaylarıyla çok yakın olacaksın diye. Halil Ağa da bunlara haftada bir yemek tertip ediyor. Yunan subayları geliyor, yemek yiyorlar. Sıkıntı şu: Halil Ağa Yunanca bilmiyor. Yunan subayları aralarında konuşuyor, istihbarat alması gerekiyor. Halil Ağa’nın yanına bir tane istihbarat subayı, yüzbaşı veriyorlar. Yüzbaşı, Halil Ağa’nın delisi rolüne giriyor. Halil Ağa, Yunan subaylarının yanında hakaret ediyor, inandırıcı olsun diye Yüzbaşıyı dövüyor.
Tabii bu yemek sırasında Halil Ağa’nın yanında oturduğu için Yunan subayları konuştuğu zaman bu aldığı bilgileri Ankara'ya iletiyor. Bir yıl falan bu böyle devam ediyor. Bir yıl sonra yakalanıyor. İlginç Halil Ağa’nın ismini vermiyor yapılan işkencelere rağmen. Sonra Yunanistan'a esir olarak götürülüyor ama akıbetini bilmiyorum.”
MİLLİ MÜCADELE BİR ASKERİ BAŞARIDIR
25 Ağustos’u 26 Ağustos’a bağlayan gece Türk milletinin işgalden özgürlüğe çıkışı olduğunu ifade eden Koçak sözlerini şöyle noktaladı:
“25 Ağustos’u 26 Ağustos'a bağlayan geceye pek çok tarihçi karanlıktan aydınlığa bir gün olarak nitelendirmektedir. Bu nitelendirmenin 2 temel sebebi var. Bunlardan bir tanesi 25 Ağustos'u 26 Ağustos'a bağlayan gecenin, yani o günün fecre çıkışıdır. Tam sabaha karşı bir intikal yapıldığı için bu söylenmiştir.
Burada esas bambaşka anlamı vardır. Bu karanlıktan aydınlığa bir günün Türk milletinin işgalden, karanlıktan özgürlüğe yani aydınlığa çıkışıdır. Burada kastedilen şey odur. Tabii Yunanlılar bunu hiç beklemiyordu. Türk ordusu taarruza geçtiği anda neye uğradıklarını şaşırdılar. Özellikle milli mücadele başlamadan önce Afyonkarahisar bölgesi işgal edildiği zaman pek çok Amerikalı, İngiliz yetkililer tek tek siperleri geziyorlar. Türkler bu siperleri 3 ayda zor geçer. 3 ayda zor geçilen şeyi 2 günde falan geçtik. Bu noktada da milli mücadele bir askeri başarıdır açık yüreklilikle söylememiz ve gururla söylememiz lazım. Birilerine mal etmeden, bizim ecdadımızın böyle büyük işler yaptığını.” dedi.
Programın tamamını aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.