Peki biz gerçekten bir gülün peşindeyken, dikenlerine ne kadar katlanabileceğimizi biliyor muyuz? Yoksa daha ilk çizikte değmezmiş deyip bir kenara mı çekiliyoruz? Bazen bir gül için bin dikene su vermek gerekir. Oysa daha ilk diken battığında çoğumuz öyle bir çığlık atıyoruz ki güllün açacağı varsa da açmıyor. Hayatın kuralı son derece basittir. Önce dikenini batırır sonra kokusunu doya doya içimize çektirir. Ne yazık ki o ilk dikenle tanıştığımız anda sevgisini unutan, hayalini yarıda bırakan sabırsız bahçıvanlar gibiyiz. Gerçekte gülü istemiyoruz. Dikensiz gül hayali kuruyoruz. Yani imkânsızı.
Oysa sevgi dediğimiz şey sabır ister. Emek ister.
Hayallerimiz bedel ister.
İyilik bile bazen karşılık görmediğinde diken olup canımızı acıtır. Aşk mı? Dostluk mu? Hayaller mi?
Hepsi önce biraz batırır, sonra çiçek açtırır.
Ama biz ne yapıyoruz?
İlk diken batınca hemen vazgeçiyoruz. Hatta öyleleri var ki gülü sulamak yerine dikenlerine trip atıyor. Sanki dikenin doğasında batmamak varmış gibi!
Oysa diken bize zarar vermek için orada değil ki.
Hayat sabrımızı, dayanıklılığımızı test ediyor.
Tam orada bize aynayı tutuyor. Gerçekten gül için mi çabalıyorsun yoksa dikenlere takılıp kendi sınırlarını mı öğreniyorsun? diye soruyor. Çünkü diken olmadan gül olmaz.
Hayat hiçbir güzelliği bize hazır paket yanında sürpriz hediyelerle sunmaz. Emeğimizi, sabrımızı, cesaretimizi görmek ister.
Gül, hayatımızın kalbi, dikense sabrımızın imtihanıdır. Elbette ellerimiz çizilecek. Elbette canımız yanacak. Ama o dikenlerin arasında açan tek bir gül var ya bizim mucizemiz olacak. Diken aslında düşmanımız değil bizi büyüten öğretmen. Her batışı sınavımız. Dikenin acısı geçer, gülün kokusu kalır. Dikenin izi silinir, gülün güzelliği hatırda kalır.
Dikenin sızısı unutulur, gülün değeri ömür boyu yaşatır. Hayat da işte böyledir. Önce canımızı acıtır, sonra kalbimize hediye bırakır. Önce kanatır, sonra kanatlandırır. Kaçanlar kokusunu hiç bilemez.
Peki siz dikenlerden kaçan mıyız? Yoksa dikenlerin arasından geçip, gülün kokusuna cesurca yürüyenlerden miyiz?