Konserde solom var diye koroda susulması, kulağa garip geliyor değil mi?
Stratejik bir kararla,
Solistin ağzını sadece balık gibi açıp kapaması,
Mimik ve jestlerle, play back yapması,
Sıfır sesle koroda şarkı söylüyor görünmesi,
dünyanın en tatlı, ego savunmasodır.
Elbette solistin sesini koruması önemlidir.
Buna kimsenin itirazı olamaz
Mesele, kişisel performansı korumak uğruna, ortak sesin zayıflatılmasıdır.
Sahnede herkes kendi sesini korumaya çalışırsa, ortak ses nasıl korunacak?
Çünkü koro,
Solom varsa, idare edin! sistemiyle çalışmaz.
Koro bölümlerinde, gerektiği gibi söylenmez, koronun sesine katkı sunulmazsa,
Solist sesini sakınırken koronun genel dengesi bozulabilir.
Bir kişi geri çekilir, sonra bir başkası…
Kişisel soloyu korumak adına, ortak ses ihmal edilince, koro topluca tasarruflu söyleyelim! moduna girmiş gözükebilir.
Başkasının sesini, kendi performansının sigortası görmek anlayışı, koroyu kendisine hizmet eden bir arka plan anlayışıdır.
Oysa koro, ne solistin arkasındaki fon, ne de solist, koronun önündeki yıldızdır.
Bazı koristlerin,sololarından önce, koro eserlerinde, neredeyse görünmez hâle gelmemelidir.
Ses korumakla, koronun sesinden çekilmek, aynı şey değildir
Soloya hazırlanan kişi, koroyu kişisel kariyer basamağı yapıp, koronun performansına, iki kat yük bindirmemelidir.
Ses korumakla, koronun sorumluluğundan kaçmak arasında çok ince bir çizgi vardır.
Alkışı tek başına sahiplenmeden önce, o alkışın yükünü, kimlerin taşıdığını hatırlamak gerekir.
Koro bir imecedir.
Herkes elindeki sesi ortaya koyar.
Kimi zaman güçlü söyler,
kimi zaman geri çekilir.
Kimi zaman öne çıkar, kimi zaman başkasını destekler.
İyi bir korist, ne zaman öne çıkacağını, ne zaman geri çekileceğini, ve ne zaman bütüne hizmet edeceğini bilmek durumundadır.
Koro, birbirinin açığını kapatma sorumluluğudur.
Kendi alkışının maliyetini başkasına ödetmemektir.