Kiminin omzunda günün ağırlığı var, kiminin cebinde unvanı. Kiminin kalbi hâlâ okul sıralarında. Kim daha iyi, kim daha çok alkışlandı, kim öne çıktı. Koroya gelen insanlar sadece seslerini getirmiyor ki. Kimliklerini, alışkanlıklarını, görünme ihtiyaçlarını da beraberinde getiriyor. Öğretmen de burada, yönetici de.
Sahnede alkışlanmış olan da, hayatında hiç alkış almamış olan da.
Bazen fark etmeden, bir bakıyoruz müziğin evrensel dili susmuş. Yerine benlikler konuşur hale gelmiş.
Oysa koro aynı zamanda bir aynadır. Sesler kadar egoların da yankılandığı bir ayna. Bu yüzden hem çok kıymetlidir, hem çok kırılgan. İşte bu çeşitlilik koroyu özel kılar. Aynı anda hem bir şifa alanına, hem küçük bir insanlık laboratuvarına dönüştürür.
Kimi zaman ego sahneye çıkar. Kimi zaman çocukluk benliği mikrofona uzanır. Güleriz… geriliriz…
Biz buraya stres atmaya mı geldik, yoksa yeni bir stres mi yükleniyoruz? diye içimizden düşünmeden de edemeyiz.
İnsanın olduğu her yerde ego vardır. Bu bir kusur değil, bir gerçektir.
Kimi sesiyle var olur, kimi bilgisiyle. Kimi de geçmiş başarılarıyla tutunur. Bazen sessiz bir benlik yarıştırması izliyor gibi de oluruz.
Ama müzik kibiri sevmez ki. Yüksek sesle değil, uyumla yaşar. Koroya gitmek hem stres atmak hem de stres yüklenmek olabilir. İkisi arasındaki fark, niyetimizdir. Eğer buraya yarışmaya gelirsek yoruluruz. Eğer buraya iyileşmeye gelirsek hafifleriz. Çünkü koro, yalnızca seslerin değil benliklerin de terbiye olduğu yerdir. Burada sadece şarkı söylemeyiz.
Sabretmeyi öğreniriz. Geri çekilmeyi… Yan yana durmayı… Birlikte parlamayı… Ego da öğrenir.
En azından bir süre susmayı. Kapıdan girerken yükümüz ağır gelebilir. Ama çıkarken hafifliyorsak, işte o zaman hedefe ulaşmışız demektir.
Çünkü burası, birkaç saatliğine de olsa hayatı hafifletme yeridir. Mesele kimin daha iyi söylediği değildir. Mesele birlikte söylediğimizde kendimizi ne kadar daha iyi hissettiğimizdir.
Gelin… Birbirimize nefes olalım. Gülümseyelim.
Dinleyelim. Birlikte ses verelim. Çünkü müzik bizi sadece eğitmez. Önce insan yapar, sonra birleştirir.