AKÜ MYO Pazarlama ve Dış Ticaret Bölümü Öğretim Görevlisi Türker Göksel, şehadetinin 17 nci seneyi devriyesinde merhum Muhsin Yazıcıoğlu’yla ilk tanışma hikayesini, vefatıyla bir ‘Abi’sini kaybetmenin üzüntüsünü anlattı. Merhum Yazıcıoğlu’ndan övgü dolu sözlerle bahseden Göksel, “Muhsin Başkanın vefatının en üzücü yanı ‘Bizim Muhsin’in kaydedilmesidir.” dedi.

Türk Dünyası bir araya gelmeli!
Türk Dünyası bir araya gelmeli!
İçeriği Görüntüle

MUHSİN YAZICIOĞLU BİZİM İÇİN BİR EFSANEYDİ

Göksel şunları söyledi: “2009 senesi benim için hakikaten acılarla dolu bir senedir. O yıl, hayatıma giren çok özel iki insanı abimi ve babamı üç ay ara ile kaybettim. Ağabeyim, Başkanım Muhsin Yazıcıoğlu'nun Cenab-ı Allah'a yürüyüşünün 17 nci seneyi devriyesinde rahmet ve hasretle anıyorum. Hiç unutmuyorum 1992 Üniversite birinci sınıf öğrencisiyim. Barındığım Devlet Yurdunun kantininde değer verdiğim bir ağabeyimle sohbet gerçekleştiriyoruz. Sohbetin bir yerinde şöyle bir soru sordu ve dedi ki: “Dünyanın gelmiş geçmiş en kudretli gençlik teşkilatı hangisidir?”

Ben de zihnimde, okumalarında yer bulan birçok alternatifi sıraladım. O her defasında ‘Hayır’ dedi. Ben de artık alternatifler bitince: “Abi! Söyleyeceklerim bunlarla sınırlı, lütfen cevabı siz lütfedin o zaman.” dedim. O da bana döndü ve şöyle bir cevap verdi: “Muhsin Yazıcıoğlu'nun Genel Başkanlığını yaptığı Ülkü Ocakları.”

Muhsin Yazıcıoğlu, bizim için tam bir efsaneydi. Tanrı dağı kadar Türk, Hira dağı kadar Müslüman, vatansever Serdengeçtiler olma iradesini sergilediğimiz gençlik çağımızda bu terbiyeyi tüten ocaklarda almaya çalışıyorduk. Aldık da!

TBMM’DE DOĞRULARI SÖYLEYEN İNSANLAR OLMASIN MI?

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun Afyonkarahisar ziyaretinde aralarında geçen bir diyalogdan bahseden Göksel şunları söyledi: “Bir gün arkadaşlarım ‘Muhsin Yazıcıoğlu Afyonkarahisar'a geliyor. Yeni bir hareket başlatmaya çalışıyor.’ dediler. Rahmetli Başkanı hiç görmemiştim o güne kadar. 1993'ün başlarından bahsediyorum. Rahmetli Afyonkarahisar'a geldiğinde onu karşılayan bir avuç insandan bir tanesiydim. İlk gördüğüm anda içimde uyanan his bugün dahi devam ediyor. Tevazu, güven, ilmiye, cesaret ama en önemli ahlak. İstişare yaptık, rahmetli bizi muhatap aldı. 22-23 yaşındaki genç insanları koca koca adamlar gibi karşısına aldı ve bize istişare etme imkanı tanıdı.

Benim ağzımdan bir cümle çıktı. İlk defa tanıştığım, çok sevdiğim, kanımın ısındığı o ağabeyime dedim ki: “Başkanım siz siyaset yapmayın. Biz siyaset yapmayalım.” Ve dedim ki: “Başkanım makale yazalım, konferanslar verelim. Bir edebiyat dergisi ile vatandaşımıza, milletimize hizmetimizi bu yollarla yapalım. Siz teşkilatçılığı çok iyi bilen bir insansınız. Siz başımızda olduktan sonra hiçbir sıkıntı yaşamayız.”

Muhsin başkanın o gün söylediği bir ifadeyi hiç unutmayacağım hayatımda. “Türker gardaş! Türkiye Büyük Millet Meclisinde doğruları söyleyen insanlar olmasın mı?” söyleyecek başka söz bulamadım.

MUHSİN BAŞKAN HEPİMİZE ‘ABİ’ OLDU

Muhsin Başkanın herkesin tir tir titrediği bir dönemde ‘Namlusunu milletine çeviren tanka selam durmam’ diyebilecek kadar cesur bir lider olduğunu sözlerine ekleyen Göksel sözlerini şöyle sürdürdü: “Bazı adamlar biliriz biz! Onlar Babadırlar ama sadece kendi çocuklarına değil. Onlar ağabeydirler ama sadece kendi kardeşlerine değil. İşte Muhsin Yazıcıoğlu böyle bir insan! Hepimize abi idi.”

MUHSİN BAŞKAN SÖYLEDİĞİ SÖZLER GİBİ YAŞADI

Muhsin Başkanın yaşamının söylediği sözler gibi olduğunun altını çizen Göksel merhum Yazıcıoğlu’nun söylediği sözlerden örnekler verdi. Göksel, “28 Şubat Cuntacıları bu milletin bütün aziz değerlerini ayaklar altına aldığında herkes tir tir titrediğinde, ‘Namlusunu milletine çeviren tanka selam durmam’ diyen cesur adam Muhsin Yazıcıoğlu.

‘Allah'ın birliği ve yüce Peygamberimizin risaleti dışında hiçbir mutlak hakikat tanımıyorum.’ diyen samimiyet, ihlas Muhsin Yazıcıoğlu.

‘Zulüm Azrail olsa hep hakkı tutacağım, mukaddes davalarda ölüm bile güzeldir’ diyecek kadar Hak’kın ve hakikatin savunucusu Muhsin Yazıcıoğlu.

‘İki saniye sonrasına garantimiz olmayan bir hayat için fırıldak olmaya gerek yok.’ diyen teslimiyet ve samimiyet Muhsin Yazıcıoğlu’ydu.

O bu sözleri söyledi ya! O bu sözleri söylerken, bu sözlerin gereğini zaten yaşıyordu. Bize bu anlamda çok büyük bir örnek oldu. Biz o yüzden ona ‘Abi’ dedik, ‘Kardeş’ olduk. O gün söylediği çok özel sözlerden bir tanesi. Bugün onun ne kadar önemli bir mütefekkir ve entellektüel olduğunu da gösteriyor. Demişti ki! “Türkiye İran olmaz, Cezayir olmayacak, Suriye olmasına da biz müsaade etmeyeceğiz" Muhsin başkan bugünü görebilme ferasetine sahip büyük bir devlet adamıydı. O siyasetle, siyasetçilikle sınırlandırılacak büyük çapta ve Devlet adamıydı, bu milletin has evladıydı.”

MUHSİN BAŞKAN BEYAZ TÜRK DEĞİLDİR

“Muhsin başkan arkadaşlarına hiçbir zaman makam ve mevki ve dünya nimetleri vaat etmedi.” diyen Göksel sözlerini şöyle sürdürdü: “Muhsin Başkan bizi hiç aldatmadı. Muhsin Başkanın o fotoğraflarına bakar mısın? Anadolu'nun çilesini görürsünüz orada. Pudra yoktur, orada sahtecilik yoktur. O beyaz Türk değildir. O Sivas'ın Şarkışla ilçesinin Elmalı köyünden Halit ve Fidan Yazıcıoğlu'nun has evladıdır. Muhsin başkan arkadaşlarına hiçbir zaman makam ve mevki ve dünya nimetleri vaat etmedi. Ve ben çok iyi biliyorum ki onun arkadaşları da ondan böyle bir talepte bulunmadı. Ne kadar günümüze ters bir şey! Anlaşılması, anlatılması ne kadar zor. Anlaşılması ve kavranması hatta inanılması ne kadar zor geliyor değil mi? Ama öyleydi. Muhsin başkan bize bir şey vaat etmedi diyoruz. Evet biz, O’nun bize bu vadettiği huzuru seviyoruz.”

7,5 YIL MASUM YERE CEZAEVİNDE YATTI, MİLLETİNE VE DEVLETİNE HAKKINI BİRÇOK KEZ HELAL ETTİ

Göksel sözlerini şu sözlerle noktaladı: “14 yaşında Şarkışla ilçesinde başlayıp 55 yaşında Keş dağlarında son bulan 41 yıllık bir çilenin adıdır Muhsin Yazıcıoğlu'nun yaşadıkları. Bu 41 yılın 7 buçuk senesini Medreseyi Yusufiye hâline getirdikleri zindanlarda çekti. Hiçbir suçu yokken suçsuz bulundu, dışarı çıktı. Mahkumiyetinden sonra asla şikayetçi olmadı, bir tek cümlesi yoktur. Milletine ve Devletine hakkını birçok kez helal etmiştir. Muhsin Yazıcıoğlu böyle bir vatan evladıdır. Muhsin Başkan'ın vefatının bence en üzücü yanı, O sessiz yığınların sesi, çıkmayan yığınların büyük çoğunluğun ‘Bizim Muhsin’ dediği üslubun kaydedilmesidir.” ifadelerini kullandı.

Programın tamamını aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

https://youtu.be/adtIc-eXj54