BBP Genel Başkan Yardımcısı Türker Yörükçüoğlu Medya03’de ‘Siyaset Dünyası’ programında Gazeteci-Sunucu Kadir Kaplan’ın sorularını yanıtladı. Yörükçüoğlu emekli maaşları ve BBP’nin milliyetçi ekonomi modeli üzerine açıklamalarda bulundu.
EMEKLİYE VERİLEN PARA BÜTÇEYE YÜK DEĞİL
En düşük emekli maaşının şu anda 40 Bin TL. olması gerektiğini ifade eden Genel Başkan Yardımcısı Türker Yörükçüoğlu şunları söyledi: “Türkiye’de emeklilerimize son zamları yetersiz buluyoruz. Genel başkanımızda defalarca beyan etti, toplumumuzla paylaştı. 2023 yılı 1 Ocak’ta emeklilerimiz en düşük memur maaşının üçte ikisi kadar maaş alıyorlardı. Bugün itibarıyla en düşük memur maaşı 61.000 TL. Bunun üçte ikisi dersek kabaca 40.000 TL gibi bir maaş alması gerekiyor emeklilerimiz. Ne yazık ki bunun çok altında kaldı. Kiralar uçmuş gitmiş. Hayat pahalanmış. Enflasyonun geldiği nokta ortada. 2023’den bu tarafa emekli aleyhine durum var, bunun da düzeltilmesi gerektiğini söylüyoruz. Emekliye verilen parayı bütçeye yük olduğunu düşünmüyoruz.”
İÇERİDE ÇOK ÜRETİM YAPACAĞIZ
Büyük Birlik Partisi’nin milliyetçi ekonomi modelini anlatan BBP Genel Başkan Yardımcısı Türker Yörükçüoğlu şunları söyledi: “Bizim milliyetçi ekonomi programımız ithalata değil ihracata yönelik bir ekonomi programıdır. Türkiye'nin tamamen endüstriyel, sanayi yapısı iç piyasaya yönelik değil, dış piyasalara yönelik olmalı. Türkiye dışarıdan içeriye ithal ederek kendi parasını dışarıya çıkaran değil dışarıdan parayı Türkiye'ye getirerek kendi içerisindeki parayı güçlendiren, çoğaltan bir ekonomik sisteme sahip olmalı. Bu milliyetçi bir sistem olmalı. Böylece ne olacak? Yurt dışından Türkiye'ye para geldikçe içeride para bollaşacak. Dışarıdan gelen yabancı uluslararası küresel şirketle bizim şirketlerimizi satın alıp, burada yıl sonunda Milyar dolar kar yapıp bu paraları Türk piyasasının içinden çekip kendi memleketlerine götürdükleri kâr transferi parası değil. Bu para bizati içeride çok üretim yapacağız. Bu üretimi yurt dışına satıp buradan para kazanacak.”
MİLLİYETÇİ EKONOMİ MODELİNDE TÜRK SANAYİCİSİ DÜNYANIN BÜYÜK OYUNCULARINDAN OLACAK
Modelin nasıl olacağı ile ilgili de bilgiler aktaran BBP Genel Başkan Yardımcısı Türker Yörükçüoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunun örnekleri var. Japonya'nın Meiji Restorasyonu tamamen dış pazarlara yönelik bir üretim modeliyle büyüdü. Aynı şekilde Güney Kore'nin Han Nehri mucizesi. İtalyan sanayileşmesi, Alman endüstrileşmesi. 1979’den bu tarafa Çin'in geldiği nokta. Dünyada sıfırdan zenginleşmiş ve halkını müreffeh hale getirmiş ülkelere baktığımızda bunların özünde çok fazla üretim var. Bu üretimin, üreterek kalkınma, yurt dışına satış, şirketlerini Dünya çapında dev şirketler yapma. Bugün bakıyorsunuz Japonya'nın, Almanya'nın, İngiltere'nin, Fransa'nın, Güney Kore'nin Dünya çapında dev şirketleri var. Bu dev şirketler her yıl yurtdışından milyarca dolar faaliyet karı yapıp bunları kendi anavatanlarına getiriyorlar. Milliyetçi ekonomi modelinde Türk sanayicisi ithalata yönelik distribütör değil üretici olarak dünyanın büyük oyuncularından olacak.
ZİNCİR MARKETLER PARAYI AFYON’DA KAZANIYOR AMA…
Afyon’da zincir marketlerin kazandığı parayı ya kendi merkezlerinin bulunduğu Bankalara ya da yurtdışındaki bankalara aktardığını ifade eden BBP Genel Başkan Yardımcısı Türker Yörükçüoğlu şunları söyledi: “Sermaye esnafın elinde olacak. Zincir marketlerin, zincir perakendecilerin elinde değil. Çünkü zincir perakende Afyon’a geliyor, burada ticaret yapıyor. Bütün parayı buradan kaldırıyor. Ya kendi merkezlerinin bulunduğu bankalara aktarıyor ya da çoğunlukla yurt dışına aktarıyorlar bu paraları. Ama para esnafta olursa Afyon'un içinde döner. Ondan esnaf da kazanır, üretici de kazanır. Ben buraya gelirken et üreticilerine, kasaplara, sucukculara uğradım, esnaflarımızı ziyaret ettim. Dedim ki: “Malı nereden alıyorsunuz.”, Dediler ki: “Biz bunu Afyon'un civarından alıyoruz” Esnaf para kazandığı zaman kazandığı parayla tedarik zincirini kendi şehrin etrafından kurar ama zincirler malı gemi gemi yurt dışından getiriyorlar. Ve Türkiye'nin ithalatı patlıyor. En son 100 milyar doları geçti Dış ticaret açığımız.
Hangi ülke buna dayanabilir, mümkün mü böyle bir şey? Yabancı ülkeler 10 milyar, 100 milyar dolar fazla veriyorlar. Bankalarında para şişiyor. Japonya krediyi bedava dağıtıyor. Alın benden diyor, o kadar çok para var. Çünkü bütün bir ülke ihracat yapıyor, fakat biz ithalat yapıyoruz. Milliyetçi ekonomik programda esnafa, yerli üreticiye ve Türk sanayicisine dayalı, tamamen bunların tarafında tarafgir bir siyasal akılla Türk ekonomisinin topyekun kalkındırma var.”
Programın tamamını aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.