Hürriyetçi Eğitim Sen İl Başkanı Nizamettin Şenol, Fatma Nur Çelik öğretmenin, öğrencisi tarafından menfur bir saldırı sonucu öldürülmesiyle ilgili açıklama yaptı. Öğretmenlerin “yatarak maaş alan” denilerek hedef gösterildiğini ve eğitim kurumlarının alarm verdiğini ifade eden Şenol şunları söyledi: “Çekmeköy Taşdelen Borsa İMKB Meslek Lisesi’nde öğretmenimiz Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği menfur saldırı, yalnızca bir meslektaşımızı değil, eğitim camiasının vicdanını da yaralamıştır. Görev yaptığı okulda bir öğretmenin hayatını kaybetmesi, kabul edilemez bir güvenlik çöküşüdür. Bu acı olay, eğitim kurumlarımızın ne denli savunmasız bırakıldığını bir kez daha ortaya koymuştur.

Bakan Göktaş Vali Dr.Aktaş’ı ziyaret etti
Bakan Göktaş Vali Dr.Aktaş’ı ziyaret etti
İçeriği Görüntüle

Bu olay münferit değildir. Bu olay; ihmal zincirinin, güvenlik zafiyetinin ve yıllardır ertelenen önlemlerin ağır sonucudur. Eğitim çalışanlarının güvenliği konusunda yapılan uyarılar dikkate alınmamış, gerekli yapısal düzenlemeler hayata geçirilmemiştir. Sonuç ise hepimizi derinden yaralayan bir kayıp olmuştur.

Ancak mesele yalnızca fiziki güvenlik eksikliği değildir. Yıllardır öğretmenlik mesleği sistematik biçimde itibarsızlaştırılmıştır. Öğretmen; “yatarak maaş alan” denilerek haksız ve incitici biçimde hedef gösterilmiş, cami avlusunda yem bekleyen güvercine benzetilerek değersizleştirilmiş, fonlanan bir meslek grubu gibi gösterilerek itibarsızlaştırılmıştır. Bu söylemlerle örülen değersizleştirme iklimi, öğretmeni toplum nezdinde zayıflatmış, otoritesini aşındırmış ve şiddeti cesaretlendiren bir zemine dönüşmüştür. Bugün yaşadığımız acı tablo, sadece bir güvenlik sorununun değil, yıllardır biriken bu değersizleştirme anlayışının da sonucudur.”

BU TABLO KABUL EDİLMEZ

Şenol açıklamasının devamında, “Eğitim kurumları artık alarm vermektedir. Öğretmenler sınıfa girerken can güvenliğinden endişe etmekte, okullar olması gereken güvenli eğitim ortamından uzaklaşmaktadır. Daha önce defalarca uyardık. “Öğretmenler okula çelik yelekle mi gelecek?” diye sorduk. Eğitimde şiddetin arttığını, caydırıcı yaptırımların yetersiz kaldığını, okullardaki güvenlik önlemlerinin ciddi şekilde eksik olduğunu dile getirdik. Anca bu çağrılarımız ya görmezden gelindi ya da geçiştirildi.

Bugün gelinen noktada bir öğretmenimizi daha kaybettik. Bu kayıp sadece bir ailenin değil, tüm eğitim camiasının kaybıdır. Bu tablo kabul edilemez.

Okullarda yeterli güvenlik personeli yoktur. Giriş-çıkış kontrolleri yetersizdir. Risk analizleri etkin biçimde yapılmamaktadır. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddeti önleyecek caydırıcı ve ağır yaptırımlar içeren düzenlemeler hâlâ hayata geçirilmemiştir. Öğretmenler korunmamakta, adeta kaderine terk edilmektedir.”

1 GÜNLÜK İŞ BIRAKMA EYLEMİ YAPACAĞIZ

Şenol, “Bir meslektaşımızı daha toprağa vermek istemiyoruz. Bir aileye daha ateş düşmesini istemiyoruz. Çocuklarımızın geleceğini inşa eden öğretmenler korku içinde görev yapamaz.

Bu nedenle bugün Türkiye genelinde gerçekleştireceğimiz 1 (bir) günlük iş bırakma eylemi bir uyarıdır. Bu, eğitim çalışanlarının artık sessiz kalmayacağının ilanıdır. Bu, yetkililere açık bir çağrıdır: Eğitimde şiddeti önlemek için derhâl, kararlı ve etkili adımlar atılmalıdır.

Unutulmamalıdır ki öğretmen güvende değilse eğitim güvende değildir. Eğitim güvende değilse toplumun geleceği güvende değildir. Güvenli okul ortamı bir tercih değil, bir zorunluluktur.

Artık yeter! Eğitim çalışanı korunmalıdır! Okullar güvenli alanlar olmak zorundadır!” ifadelerini kullandı.