Yeniden Refah Partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı Ekim ayı il divan toplantısını Genel Başkan Danışmanı ve emekli Vali Kadir Çalışıcı, Genel Merkez Teşkilat Başkan Yardımcısı ve MKYK Üyesi Cafer Azaklı, İl Sorumlusu Afşin Çalışıcı, Karamıkkaracaören Belediye Başkanı Üzeyir Kasap, Salar Belediye Başkanı Halil Aygün, Kadın Kolları Başkanı Elif Arısoy, Gençlik Kolları Başkanı Fatih Durmuş ve teşkilat mensuplarının katılımıyla gerçekleştirdi.

ÇALIŞICI KAMUDA TASARRUFUN ÖNEMİNİ ANLATTI

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Danışmanı ve emekli Vali Kadir Çalışıcı, Eskişehir Valiliği döneminde yaşadığı bir olayı anlatarak kamu kaynaklarının kullanımı konusunda tasarrufun önemini vurguladı.

Çalışıcı, hızlı tren çalışmaları nedeniyle dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın katıldığı bir toplantı sonrasında yaşanan diyaloğu şu sözlerle aktardı: “Eskişehir’de hızlı tren çalışmaları yürütülüyordu. O dönemde Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’dı. Bölgedeki sorunları görüşmek üzere valilerin katıldığı toplantılar yapılıyordu. Ev sahibi olarak ben de diğer valileri Eskişehir’de ağırlıyordum.

Bir toplantının ardından Sayın Bakan makam araçlarına baktı. Orada yedi sekiz valinin aracı vardı. Bazıları son derece lüks otomobillerdi. Bakanımız benim aracımı görünce, ‘Vali Bey, senin makam aracın bu mu?’ diye sordu. Ben de ‘Evet Sayın Bakanım’ dedim.

Ardından, ‘Sen Türkiye’nin en fakir valisisin galiba’ dedi. Ben de ‘Nereden çıkardınız Sayın Bakanım?’ diye sordum. Aracın yaşını sorduğunda 14 yaşında bir Renault olduğunu söyledim.”

MEMUR MAAŞLARINI BORÇ ALARAK ÖDÜYORDUK

Çalışıcı, “Bunun üzerine ben de kendisine, ‘Hayır Sayın Bakanım, ben Türkiye’nin en zengin valisiyim’ dedim. Nasıl olduğunu sorunca durumu anlattım.

Tarihi Kırkgöz Köprüsü’nden yürek burkan görüntüler!
Tarihi Kırkgöz Köprüsü’nden yürek burkan görüntüler!
İçeriği Görüntüle

Eskişehir’e bir yıl önce geldiğimde İl Özel İdaresinin memur maaşlarını İller Bankasından borç alarak ödüyorduk. Ancak zaman içerisinde bütçeyi dengeledik. Erbakan Hocamızın yaptığı gibi bütçeyi denk hale getirdikten sonra o dönemin parasıyla 38 trilyon lira bütçe fazlası oluşturduk.”

İMAM NE YAPARSA CEMAAT DE ONU YAPAR!

Çalışıcı, “Sayın Bakan, ‘Bu parayla en lüks arabayı alırsın’ dedi. Ben de ‘Alırım, daha iyisini bile alırım’ diye karşılık verdim. Fakat burada bir mesele var: İmam ne yaparsa cemaat de onu yapar. Bütün yöneticiler bana bakıyor. Ben lüks bir otomobile binersem diğerleri de aynı şeyi isteyecek.

Emniyet müdürümüz bile bir Mercedes istediğini söylüyordu. Bana, ‘Sayın Valim, ne olur ben de bir Mercedes’e bineyim’ diyordu. Ancak ben ne bulduysam ona binmeye, görevim bitince de onu bırakmaya karar vermiştim. Kendime lüks bir araç almayı hiçbir zaman düşünmedim.

Çünkü bu para benim değil. Bu kaynak hastaya, emekliye, işçiye, memura, öğretmene ve memleketimizin altyapı ihtiyaçlarına harcanmalı. Kamu kaynaklarıyla kendime lüks bir makam aracı almam mümkün değil. Bu anlayış ancak Milli Görüş anlayışıyla mümkündür.” ifadelerini kullandı.