Kimi evladını toprağa verdi. Kimi sevdiğine bir daha sarılamadı. Kimi, adını bile bilmediğimiz bir tepede, arkasında yarım kalmış bir hayat bıraktı.
Belki birinin cebinde annesinden kalma küçücük bir mendil vardı. Belki bir diğeri, cepheye giderken kızının yüzünü son kez öptüğünü biliyordu. Belki bir asker, gözlerini kapatmadan önce yalnızca şunu düşündü:
Acaba benim göremediğim güzel günleri onlar görebilecek mi?
Bilmiyoruz…
Ama biliyoruz ki bu topraklarda birileri, kendi yarınlarından vazgeçerek bizim yarınlarımızı mümkün kıldı.
Tarih bize zaferlerin adını öğretti. Komutanları, cepheleri, tarihleri ezberletti.
Ama kaçımız düşündük...
Bir mektubun son satırında yarım kalan özlemi, bir annenin kapı eşiğinde yıllarca dinmeyen bekleyişini, bir çocuğun hiç tanıyamadığı babasının fotoğrafına dokunurken duyduğu sessizliği?
Bazı hayatlar, başka hayatlar yaşayabilsin diye yarım kaldı.
29 Ekim 1923'te Cumhuriyet ilan edildi.
Bir millet, kendi geleceğine sahip çıkma iradesini ilan etti.
Aradan 103 yıl geçti.
Bugün biz, onların uğruna mücadele ettiği özgürlüğün içinde yaşıyoruz. O günlerin çocukları büyüdü. O günlerin anneleri sustu. O günlerin kahramanları birer birer toprağa karıştı.
Ama onların göremediği sabahlara biz uyanıp,
Onların okuyamadığı kitapları okuyup,
Onların kuramadığı hayalleri kurup. Onların uğruna mücadele ettiği yarınların içinde yürüyoruz.
Bizden önce yaşayanların fedakârlığına layık olmak ve bizden sonra yaşayacakların umudunu boşa çıkarmamak temennisiyle..
Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ve bu ülkenin bağımsızlığı uğruna hayatını ortaya koyan herkese minnetle…





