Medya03’ün konuğu AKÜ MYO Pazarlama ve Dış Ticaret Bölümü Öğretim Görevlisi Türker Göksel oldu. Göksel, ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırısı üzerinden değerlendirmelerde bulundu.

GÖKSEL: TOPLUMLARIN HUZURUNA ASIRLARDIR KASTEDEN BİR VAHŞETLE KARŞI KARŞIYAYIZ

Yüzyıllardır süregelen emperyalist vahşetin yaşandığını söyleyen AKÜ MYO Öğretim Görevlisi Türker Göksel şunları söyledi: “Gelecek nesillerin tarih kitaplarından okuyacağı o kritik ve acı günleri yaşıyoruz. Onbinlerce masum insan tüm dünyanın gözleri önünde katlediliyor, yüzbinlercesi ise ülkelerinden göç etmek zorunda bırakılıyor. Aslına bakarsanız yüzyıllardır süregelen emperyalist vahşet! Çocukların göz bebeklerindeki umutları çalmaya devam ediyor. Emperyalizm sözlüklerde, “Bir ulus veya devletin gücünü ve etkisini başka uluslar, bölgeler veya halklar üzerinde genişletmesi” şeklinde tanımlanıyor. Adına emperyalizm, sömürgecilik, kolonyalizm, müstemlekecilik diyebilirsiniz. Adına ne derseniz deyin, masum insanların ve toplumların huzuruna asırlardır kasteden bir vahşetle karşı karşıyayız.”

GÖKSEL: GANDİ “TÜRKLER İNGİLİZLERİ YENİNCEYE KADAR TANRI’NIN BİLE İNGİLİZ OLDUĞUNU ZANNEDERDİK”

Emperyalistlerin ağa babalarının İngilizler olduğunu ifade eden Göksel, “Tüm emperyalistlerin aslına bakarsanız tek bir milletin çocuğu ve tarihi okumaları yaptığımız zaman gördüğümüz bir gerçek var. Ağa babaları İngilizler! Sevdiğim bir Kızılderili atasözü var: “Bir suda iki balık kavga ediyorsa oradan muhakkak uzun bacaklı bir İngiliz geçmiştir.” der. Ömrü İngilizlerle mücadele halinde geçen ve Hindistan'ın kurucusu kabul edilen Gandi der ki: “İngiltere'de, Londra'da okudum.” Biliyorsunuz hukuk tahsili görmüştü. Gandi, “İngilizler çok centilmendi, sevecendi, kibardı, nazikti. Ama ne zaman ki Hindistan'a geldim. Onların vahşetleriyle karşılaştım. Suç onlarda değil, suç bizde. Burada kaba, hurhar İngiliz’i biz yarattık. Türkler, İngilizler’i yeninceye kadar Tanrı’nın bile İngiliz olduğunu zannederdim.” diyor.”

AMERİKAN ORDUSU LALE TARLASINDAKİ SU AYGIRI GİBİ YUVARLANMAYA DEVAM EDİYOR

Amerika’nın etrafı yakıp yıktığını ifade eden Göksel, “Biz Çanakkale'de Türklerle değil, Tanrıyla savaştık” diyor İngiliz Başbakanı Chrurchill. Türkler gerçekten Türk olmadan Türklerin etrafındaki hiç kimse özgür olamaz diyen Süleyman Çobanoğlu ise bütün o söylenenlerin belki en doğrusunu söylüyor. Göğsünde 7 tane haçlı seferini söndürebilmiş olan milletin çocukları misyon olarak daha tamamlanmış değiller.

Amerikan emperyalizminin yeryüzünün tedavisi mümkün olmayan en sıkıntılı hastalık olarak nitelendirebileceğimiz siyonizmle işbirliği içinde giriştiği son haydutluk hakkında görüşlerini soran arkadaşlarıma diyorum ki: Amerikan ordusu dünyada lale tarlasındaki su aygırı gibi yuvarlanmaya devam ediyor. Etrafı yakıp yıkıyor ve bu pervasızlık Amerikan toplumu tarafından “Beni sokmayan yılan bin yıl yaşasın ahlaksızlığı ile içselleştirmeye çalışılıyor.

Bakın, biz bu olayların yabancısı değiliz. Yıllar önce Newyork'ta bir araştırma şirketi 2 tane soru sordu anketörler aracılığıyla Amerikalılara. Birinci soru şuydu: Amerikan ordusu Potonyayı bombalasın mı? Cevap verenlerin %87’si olumlu davrandı. “Evet Amerikan ordusu Potonyayı bombalasın.”, İkinci soru yöneldi: Peki Potonya dünyanın neresinde biliyor musun? Doğru cevabı hiç kimse veremedi. Çünkü Potonya diye bir ülke yok.”

Gazze’ye 7 Bin ayakkabı bağışladılar!
Gazze’ye 7 Bin ayakkabı bağışladılar!
İçeriği Görüntüle

10 MİLYON İNSANI KATLETTİ, SOYKIRIMA UĞRATTI

Batı emperyalistlerin 1891-1911 yılları arasında 10 milyon insanı katlettiğini ifade eden Göksel, “1870 henüz büyük bir ölçüde keşfedilmemiş sayılan Afrika kıtasını Batılı emperyalizm 1900 yılının başından itibaren talan etti. Birleşmiş Milletler rakamlarına göre katledilen insanların, hayvanların sayısının, kaçırılan madenlerin sayısının haddi hesabı yok. Avrupa'da emperyalizm Kongo'daki Fildişi ve kauçuk kaynaklarını sömürmek için sadece 1891 ve 1911 yılları arasında milyonlarca insanı bir rakama göre 10 Milyon insanı katletti, soykırıma uğrattı. 1958 yılında kafeste bir Afrikalı çocuğu sirkte izler gibi izleten Belçikalılar, Avrupalılar bugün hiç kimseye, özellikle de bizlere insanlık dersi veremezler ve veremiyorlar.”

OSMANLI SÖMÜRGECİ OLSAYDI BANA BU SORUYU FRANSIZCA DEĞİL TÜRKÇE SORARDIN

Suriyeli bir gencin Necip Fazıl’a Osmanlı sömürgeci değil miydi? şeklindeki sorusuna verdiği cevabı anlatan Türker, “50 yıl önce ülkemize hukuk eğitimi görmek için gelen Suriyeli bir genç Fransızca üstat Necip Fazıl’a kinayeli bir şekilde Osmanlı sömürgeci değil miydi diye sorar: Nurlar içinde yatsın Necip Fazıl üstad! Döner ve der ki: “Evladım Osmanlı gerçekten sömürgeci olsaydı bu soruyu bana Fransızca değil Türkçe sorardın.”

Çok şükür bugün Afrika emperyalizm adına bütün emperyalistler adına Fransa'yı o güzelim kıtadan kovuyor ve gücünü de Türk milletinden, Türk hükümetinden alıyor. Kendi ülkeleri bombalanırken, ülkesinin çocukları katledilirken dans eden alçaklara da bu vesileyle seslenmemiz lazım. Çünkü Stockholm sendromunun da ötesinde bir sapıklık içindeler. Çok uşaklık ettiğiniz için bir gün efendi olamayacaksınız. “

ÜLKENİZE SAHİP ÇIKIN

Amerikan askerlerini taşıyan uçakların Afganistan’dan kalkarken uçak tekerleklerine yapışanlardan örnekler veren Göksel, “Ve size şeyi hatırlatmak istiyorum. Amerikalı Coniler, Afganistan'dan kaçarken uçaklarının tekerleklerine yapışan işbirlikçileri hatırlatmak istiyorum! Vatanperver olmayanların her birisi sinek gibi ölmeye mahkumdur. Ülkenize sahip çıkın, Amerikan emperyalizmine ve emperyalizmin her türlüsüne karşı ülkenizi savunmakla mükellefiz.

Şimdi işin aslını aslında rahmetli Cemil Meriç yıllar önce ortaya koymuş diyor ki çok veciz bir şekilde: “Olimpos dağının çocukları Hira dağının evlatlarını asla kabul etmeyeceklerdir.” Doğrudur. Yaşanan tam da budur, işin aslı budur. Tanrı dağı kadar Türk, Hira dağı kadar Müslüman olan bir milletin çocukları bir medeniyetin çocukları. Şer odaklarının oyununu geçmişte bozduğu gibi yine bozacaktır. Nasıl bozacaktır? Çok çalışacağız, çok üreteceğiz. Her alanda lider ülke olacağız ama bütün bunları ahlaklı bir şekilde yapacağız.

İnanın o yetenek ve o cevher biz de var. Öğrencilerime yıllardır söylediğim bir söz var. Siz öğrenmek zorunda olan değil, hatırlamak zorunda olan bir toplum çocuklarısınız. Bütün insanlar ve bütün mazlumlar adına yapmak mecburiyetindesiniz. Homeros şarap içmeden şair olunmaz der! İbn-i Farid ise şöyle cevap verir: Biz sarhoş olduğumuzda daha üzüm yaratılmamışdı.” ifadelerini kullandı.

Programın tamamını aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

https://youtu.be/ExRHDYRuQX4