İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Av.Hakan Şeref Olgun Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasında imzalanan ‘Mekke ortak savunma’ anlaşmasını eleştirdi. TBMM kürsüsünden konuşan Olgun, “Türk askeri başkalarının stratejik hesaplarının maşası olamaz. Türkiye'nin gücü kimsenin cephesine asker yazdırmasından değil, bağımsız ve dengeli dış politikasından gelir. Bu anlaşma meclisi devre dışı bırakan usulü ile gizlenen içeriğiyle ve ülkemizi sınır komşumuzla karşı karşıya getirecek sonuçlarıyla milli çıkarlarımıza aykırıdır.”

Afyon için durmadan çalışmaya devam edeceğiz!
Afyon için durmadan çalışmaya devam edeceğiz!
İçeriği Görüntüle

MEHMETÇİĞİN YOLCULUĞU HANGİ YETKİYLE PLANLANMAKTADIR?

Olgun kürsüden şunları söyledi: “7 Ağustos Mekke'de imzalanan ve ortak savunma anlaşması adı verilen metin, aradan iki ay geçmesine rağmen hâlâ bu meclisin önüne getirilmemiş. Milletten ve onun temsilcilerinden gizlenmektedir. Buna rağmen Riyad’da toplanan komite Suudi Arabistan'a askeri kuvvetle kabiliyetlerin hızla konuşlandırılması kararı almıştır. Soruyorum: Anayasa'nın 90. Maddesi uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin onaylamadığı yabancı bir ülkeyle yapılan bir anlaşma hangi hukuki zeminle uygulanmaktadır. Mehmetçiğin yolculuğu hangi yetkiyle planlanmaktadır? Basında çıkan haberlere göre anlaşmanın özü şudur: Taraflardan birine yönelik silahlı saldırı hepsine yapılmış sayılacaktır. Peki, Suudi Arabistan'ın bugün kiminle sorunu vardır? Yemen'de yeniden alevlenen bir savaşın içindedir. Körfez'de İran'la on yıllardır süren bir rekabetin tarafıdır. Hürmüzün kapandığı ABD-İran geriliminin bölgeye ateş çemberine çevirdiği bir dönemde bu imzayı atmak, Türkiye'yi başkasının kavgasında önceden kaybedilmiş bir asker haline getirmektedir.”

4 ASIRLIK DENGE TEK BİR İMZAYLA RİSKE ATILIYOR

Olgun, “Üstelik bu yapıya yeni ülkelerin katılımından söz ediliyor. Her yeni üye Türkiye'nin üstlenmek zorunda kalacağı yeni bir cephe yeni bir düşman demektir. Bugün Yemen yarın Körfez öbür gün kim bilir hangi coğrafya! İran'ın karşısında konumlanan bir yapıya bağlanmak 4 asırlık bu dengeyi tek bir imzayla riske atmaktır. Sınır kapılarımıza ticaret yapan esnafımızın doğalgazı kesildiğinde kışı soğukta geçirecek vatandaşımızın sınır boyunda nöbet tutan askerimizin bedelini kim ödeyecek?”

KOMŞULARIMIZLA SAVAŞA SOKULMASINA MÜSAADE ETMEYELİM

Meclise seslen Olgun, “Asıl soru şudur: Bu anlaşma kimin işine yarar? İran'ı çevrelemek ABD’nin, İran'ı yalnızlaştırmak İsrail'in yıllardır değişmeyen hedefidir. Washington kendi askerini riske atmadan Tel Aviv’de doğrudan çatışmaya girmeden İran’ı kuşatmak istiyor. Bunun için ihtiyaç duydukları şey İran'la sınırı olan ve güçlü ordusu olan bir Müslüman ülkenin bu hattın önüne sürülmesidir. Türk askeri başkalarının stratejik hesaplarının maşası olamaz. Türkiye'nin gücü kimsenin cephesine asker yazdırmasından değil, bağımsız ve dengeli dış politikasından gelir. Bu anlaşma meclisi devre dışı bırakan usulü ile gizlenen içeriğiyle ve ülkemizi sınır komşumuzla karşı karşıya getirecek sonuçlarıyla milli çıkarlarımıza aykırıdır. Tarihte Alman komutanlarının emrindeki Göben ve Breslav Zırhlı gemilerin Karadeniz'e çıkıp Rus limanlarını bombalaması sonucunda oldu bittiğiyle 1. Dünya savaşına girdiğimiz gibi şimdi de birilerinin bizi Türkiye Büyük Millet Meclis tarafından kabul edilmeyen bir anlaşma ile komşularımızla savaşa sokmasına müsaade etmeyelim.” ifadelerini kullandı.