Konuyla ilgili yazılı açıklama yapan Anahtar Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Üzeyir Aladağ şunları söyledi: “Türkiye, bir kez daha kamu kaynaklarının ve milletin ortak değerlerinin geleceğini ilgilendiren son derece ciddi bir kararla karşı karşıyadır. 5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü başta olmak üzere çok sayıda otoyol ve çevre yolu 30 yıla kadar özelleştirme kapsamına alınmıştır. Üstelik işlemlerin 31 Aralık 2031’e kadar tamamlanması planlanmaktadır.
Adına ne derseniz deyin; “satış değil, işletme hakkı devri” deyin, “mülkiyet devlette kalacak” deyin…
30 yıl boyunca bir kamu varlığının işletme hakkını özel sektöre bırakmak, milletin ortak malını ticari bir imtiyaza dönüştürmektir.
Biz bu anlayışa açıkça karşıyız! Bugün söz konusu olan yalnızca iki köprü değildir. Edirne’den İstanbul’a, Ankara’dan Şanlıurfa’ya, İzmir’den Mersin’e uzanan stratejik ulaşım ağının önemli bölümlerinden söz ediyoruz. Karar kapsamında daha önce özelleştirme programına alınmış güzergâhlarla birlikte çok sayıda otoyol ve bağlantı yolu bulunuyor.”
BUNUN HESABINI KİM VERECEK
Aladağ, “Buradan soruyoruz: Milletin vergileriyle yapılmış, yıllardır vatandaşın geçiş ücretleriyle gelir üreten yollar ve köprüler neden 30 yıllığına özel şirketlere bırakılıyor? Bugün “işletme hakkı” denilen şey, yarın vatandaşın cebinden çıkacak daha yüksek geçiş ücretlerinin gerekçesi olursa bunun hesabını kim verecek?
Çünkü ulaşım maliyeti yalnızca bir geçiş ücretinden ibaret değildir. Köprü ve otoyol ücretlerindeki her artış; nakliye maliyetini, akaryakıt dışındaki lojistik giderlerini, üretim maliyetlerini, gıda fiyatlarını, şehirlerarası ulaşım maliyetlerini doğrudan etkiler.
Ekonomistler de özel işletmeye devrin geçiş ücretleri ve dolayısıyla enflasyon ve lojistik maliyetler üzerinde baskı oluşturabileceğine dikkat çekmektedir. Üstelik ortada 30 yıllık bir süre vardır. 30 yıl!
Bir neslin çocukluktan yetişkinliğe geçeceği, bugünün gençlerinin emekli olacağı kadar uzun bir süre!
Kamu varlıklarının geleceğini bir nesil boyunca belirleyecek kararlar, birkaç cümlelik açıklamalarla geçiştirilemez.
Devletin görevi; milletin malını elden çıkarmak veya uzun yıllar boyunca özel işletme imtiyazına dönüştürmek değil, milletin ortak varlıklarını korumaktır.”
GÜNÜ KURTURMAK İÇİN MİLLETİN GELECEĞİ HEBA EDİLEMEZ
Aladağ, “Biz Anahtar Parti olarak açıkça ifade ediyoruz: Köprüler milletindir. Otoyollar milletindir. Kamu varlıkları milletindir. Milletin ortak malı, günü kurtarmak uğruna geleceğe ipotek edilemez!
Eğer bu yollar ve köprüler gerçekten kamu için yük oluşturuyorsa, bütün maliyet ve gelir kalemleri şeffaf biçimde kamuoyuna açıklanmalıdır. Ne kadar gelir elde ediliyor? Ne kadar bakım ve işletme maliyeti var? 30 yıllık işletme hakkının ekonomik değeri nedir? Devlet bu devir karşılığında ne elde edecek? Vatandaş kaç liraya geçecek? Bunların tamamı kuruşu kuruşuna açıklanmalıdır.
Milletin cebinden alınan vergilerle oluşan kamu varlıklarının hesabı, millete verilmek zorundadır.”
KÖPRÜ VE OTOYOLLARIN ÖZELLEŞTİRİLMESİ KARARINDAN VAZGEÇİN!
Aladağ, “Buradan hükümete çağrımız nettir: Milletin ortak değerlerini ticari imtiyaz konusu haline getirmeyin. Bugünün bütçe açığını kapatmak uğruna yarının gelirlerini devretmeyin.
Türkiye'nin köprülerini, yollarını ve stratejik ulaşım ağını şirketlerin kâr hesabına teslim etmeyin!
Çünkü biz biliyoruz: Kamu malı satılırken yalnızca bir taşınmaz el değiştirmez; milletin geleceğinden bir parça eksilir.
Ve buradan bir kez daha söylüyoruz: Köprüleri millet alsın değil; köprüler zaten milletindir!” dedi.





