Ben de onlara aynı soruyu soruyorum.
Hayatınızın en büyük maddi kararını, rehbersiz vermeye cesaret eder miydiniz?
İnsanların çoğu zaman en çok ihtiyaç duydukları şey, doğru rehberlik...
İşte benim hikâyem tam da burada başlıyor.
İnsanların, yanlış bir karar yüzünden Keşke!...dememesi için çalışıyorum.
Kentsel dönüşüm masalarında...
Her toplantıda farklı yüzler...
Farklı umutlar…
Farklı korkular…
Farklı beklentiler görüyorum.
Çoğu zaman söylenmeyenler, söylenenlerden daha fazlasını anlatıyor.
Ama hepsinin ortak olduğu tek bir duygu...
Ya yanlış karar verirsek?
Dışarıdan bakıldığında kentsel dönüşüm, eski bir binanın yıkılıp yerine yenisinin yapılması gibi görünse de...
Aslında insanların yıllarca biriktirdiği emeğe, anılarına ve geleceğine dokunmaktır.
Birçok kişi kentsel dönüşüm uzmanını sadece yüklenici firmayı bulan kişi sanıyor.
Oysa benim penceremden baktığınızda…
Bu meslek çok daha fazlası.
Kimi zaman aynı apartmanda birbirine yıllardır selam veren komşuların tek bir toplantıda birbirine küstüğünü çok gördüm.
Kimi zaman bir imzanın aylarca süren dostlukları bitirdiğine şahit oldum.
Kimi zaman da doğru yönetilen bir sürecin, insanların birbirine yeniden güvenmesini sağladığına tanıklık ettim.
Aslında dönüştürmeye çalıştığımız şey binalardan çok,
Güvensizlikler…
Önyargılar…
İletişimsizlik…
Bir kentsel dönüşüm uzmanı olarak benim görevim, metrekare hesabından önce insanların kafasındaki soru işaretlerini azaltmak.
Müteahhit araştırırken
Riskleri de görmek.
Sözleşmeleri okurken,
Satır aralarında saklı olabilecek ihtimallerin altını çizmek.
Teknik projeleri incelerken,
O projede yaşayacak insanların hayatını da düşünebilmektir.
Bir projeyi acele etmeden,
Bilgiyle yönetmektir.
Çünkü bilgi korkuyu azaltır.
Şeffaflık güveni artırır.
Doğru iletişim ise komşuluğu korur.
İşin biraz da tebessüm ettiren tarafı var.
Apartman toplantıları bana bazen küçük bir Türkiye fotoğrafını hatırlatıyor.
Bu toplantılarında herkes mimar oluyor.
Herkes mühendis oluyor.
Herkes hukukçu oluyor.
Herkes ekonomist oluyor.
Beş dakika sonra da herkes birbirinin sözünü kesmeye başlıyor.
İşte tam o an,
Keşke herkes konuştuğu kadar birbirini dinlese!… diye çok düşünmüşümdür.
Çünkü kentsel dönüşümde, birbirini anlayabilmek çok önemlidir.
Benim için kentsel dönüşüm uzmanlığı,
İnsanlara yeni daireler kazandırmaya çalışırken, onlara doğru karar verebilecekleri bir yol haritası sunmaktır.
Bir apartmanın ortak aklını inşa etmeye çalışmaktır.
Çünkü yanlış kararın bedeli bazen yalnızca para değildir.
Yıllardır biriktirilmiş emektir.
Huzurdur.
Komşuluktur.
Gelecektir.
Belki de bu yüzden…
Kentsel dönüşüm benim için betonun hikâyesi değildir.
İnsanın hikâyesidir.
Kentsel dönüşüm uzmanı olmak,
benim için bir meslekten önce büyük bir sorumluluktur.
Çünkü bana göre en başarılı proje…
En çok güven veren projedir.
En değerli sözleşme…
En az soru işareti bırakan sözleşmedir.
En büyük başarı ise…
İnşaat bittiğinde insanların,
birbirlerinin yüzüne de huzurla bakabilmesidir.
Bugün bu satırları okuyan lar bilmelidir ki...
Yanlış yönetilen bir sürecin bıraktığı kırgınlık bazen bir ömür sürer.
Kentsel dönüşümde insanların güvenini yükseltmek, gerçek uzmanlıktır.
Vicdanla verilmiş doğru kararların huzurudur.
İnsanların yarınlarını bağladığı o hikayenin mutlu sonla bitmesidir.
Bir komşunun duası,
Bir emeklinin iç huzuru,
bir çocuğun güvenli geleceğidir





