Medya03’de Rasime Fedakar’ın konuğu Gazeteci Yazar Ertuğrul Sevim oldu. Programda; Türkiye ile Azerbaycan ilişkilerinin başörtüsü meselesi nedeniyle gergin bir atmosfere dönüşmesi, İstanbul’da yaşanan şiddetli yağış, sel baskını ve can kayıplarının kentteki altyapı sistemini ve afet yönetimini yeniden tartışmaya açması, Halk TV’ye kayyım atanması olayı, TBMM’de görüşülen yatırım fonları düzenlemesi, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’a “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” adıyla bir statü verilmesi önerisi ile Şehit babasına AK Parti Milletvekili Av.Ali Özkaya tarafından dava açıldığı iddiası, Şoförler Odasının Afyonkarahisar’da TAG Martı uygulamasına korsan olduğu gerekçesiyle karşı çıkması, Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İhsan Ayrancı’nın elim bir olay sonrası vefatı konusu, Okullarda yaşanan şiddet, akran zorbalığı konuları konuşuldu.
HER TÜRLÜ KANUN, YÖNETMELİK VAR UYGULAMAYLA İLGİLİ ORTAK BİR EYLEM YOK
İstanbul’da can kayıplarına neden olan sel felaketiyle ilgili görüşlerini paylaşan Gazeteci-Yazar Ertuğrul Sevim, “Günlük siyaset için bütün kamu kaynaklarını üst yapıya kullanmışız. Şehir gelmiş 16 milyona; kanalizasyonu 12 milyona, su tesisatı 13 milyona yeter. Elektrik altyapısı zaten hiçbir zaman sağlıklı olmamış. Lüzumsuz yerlere lüzumsuz derecede insan yığmışız. Dikine binalar, estetikten yoksun. Biz bunları çok yaşıyoruz, çok da şikayet ediyoruz. Hâlâ da bir düzelme olmuyor. Çünkü; bununla ilgili 5393 sayılı Belediye kanunu var, 3194 sayılı imar kanunu var. Her türlü kanun, yönetmelik var fakat bunların uygulamasıyla ilgili ortak bir eylem yok.”
KANALİZASYONLARI, YOLLARI BELEDİYE YAPTI MI YAPMADI MI? DENETLEYEN YOK!
Gazeteci-Yazar Ertuğrul Sevim sözlerini şöyle sürdürdü: “Afyonkarahisar’ın Çıkrık Belediyesindeki Fen Memuru, siz oraya 5 yıldızlı otel yapacaksanız sizin dosyanızı imzalamak zorunda. Düşünebiliyor musun, bir Kasaba Belediyesi Antalya'daki devasa otele ruhsat vermeye tek yetkili yer. Nasıl verebilecek? 5 yıldız otelin mimari, statik projesini inceleyebilecek birisi var mı hiç yanımızda? Bu çok zor bir iştir. Ama kanun böyle. O yüzden Büyükşehir yasasını çıkartmak istiyorlar. En azından bütün şehrin tamamında birlik olsun il belediyelerinin diye. Altyapılarla ilgili mesela Şehircilik Bakanlığı devrede. O da “Bizim partiye gelirsen Kentsel dönüşümü yaparım, yoksa yapmayalım” diyor. Şehir kanalizasyonları, yolları Belediye yaptı mı yapmadı mı denetleyen hiç kimse yok.”
DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATINI KAPATMIŞ BİR ÜLKEYİZ
Türkiye’nin acilen bir planlamaya ihtiyacı olduğunu ancak Devlet Planlama Teşkilatını da kapatan bir ülke olduğunu sözlerine ekleyen Gazeteci-Yazar Ertuğrul Sevim, “Atık su için para topluyorsunuz, atık tesisi çalışmıyor. Parayı alıyor, İller bankası da yapmış. Ben bir çok ilçe biliyorum arıtma tesisi çalışmıyor. Çünkü; arıtma tesisinde çökertme havuzlar var içine ilaç konması lazım. Elektrik harcıyor veya kapasitesinin altında çalışmıyor. Malzemelerde deformasyon olmuş, çalışmıyor. Türkiye'de hep söyleniyor: Bir Afet Bakanlığı kurulsun diye. Türkiye'nin acilen bir depremde, selde altyapı sorunları nedir? Belediyeler öncelikle neler yapmak zorundadır? Gerekirse bunların hepsinin Türkiye'de bir merkezden yapabilir miyiz diye bir planlamaya ihtiyacı var. Ama Devlet Planlama Teşkilatını kapatmış bir ülkeyiz, plansız programsız yürüyoruz. Şu anda Allah göstermesin hangi il-ilçede yoğun yağış olsa her tarafı asfaltla kaplamışsınız, inşaatları, binaları yapmışız. Toprak bu suyu emmeyecek. Yağmur suyu toplama ünitesi birçok şehirde hiç yok. Kanalizasyon ayrı, yağmur suyu toplama tesisatı başka bir tesisattır.”
KÖYLERDE VAR, ŞEHİRLERDE YOK
Köylerin ortasından geçen derelerin olduğunu ancak şehirlerde öyle bir şeyin olmadığını sözlerine ekleyen Gazeteci-Yazar Ertuğrul Sevim, “Bir çok şehirde hiç yağmur suyu toplama ünitesi yok. Köylerde var ama! Köylerin içinden o geçen dereler vardır ya! Oraları Veysel Eroğlu zamanında taşkın koruma diye betonladılar. En azından köyde kentte böyle bir yağmur olduğunda o suyu toplayıp götürecek köyün ortasından dere geçer. Ama şehirlerde öyle bir şey yok.”
ALTYAPI ÜLKENİN EN ÖNEMLİ SORUNLARINDAN BİR TANESİ
Afyon’da da yağmur yağdığında alt geçitleri su bastığını sözlerine ekleyen Gazeteci-Yazar Ertuğrul Sevim, “Yağmur yağar, İstanbul’a kaçıncı defa yağdı, ilk defa mı yağmur yağıyor? İstanbul'a yağmur yağdığında niye toprak emmiyor? Toprak kalmadı ki ortada. Her tarafı asfalt, her taraf beton. Afyon'da da gidin, yarın yağmur yağsa alt geçitlerden falan adam geçemiyor. Bu bizim altyapı sorunumuz kronik bir sorun. Ülkenin en önemli sorunlarından bir tanesidir. Bunu düzeltecek bir kafa daha Türkiye'ye gelmedi. Bu düzeltecek kafanın seçim diye bir kaygısının olmaması lazım. Belagat yapmaması lazım. Lafları uzatarak “Ey” bilmem ne dememesi lazım. Bu kafa mühendis kafasıdır. Altyapıyı yapmamız lazım. Bu şehirlerin altyapısını yapmazsak bu nüfus artıyor. Ülke öyle bir hâlde ki otomobil sayısını hesap etmiyorsunuz. Belediyelerinize otopark parası alıyorsunuz, arabaları koyacak yer yok. Yollar arabalar tarafından işgal edilmiş halde yürüyemiyorsunuz. Bu yüzden, ne otopark yapabiliyoruz, ne yol yapabiliyoruz. Bizim altyapı sorunumuz çok büyük bir sorun, kanayan yaramız. Fakat bunu düzeltmek için bir mühendislik kafasına ihtiyacımız var.”
TÜRK MİLLETİ ÖZGÜRLÜĞÜ SEVER, KENDİNE BİR ŞEY DİKTA ETTİRİLMESİNİ SEVMEZ
Türk halkının 80'de darbe yapmış, ülkenin üstünden silindir gibi geçmiş olan 12 Eylül darbecilerinin şu partiye oy verin dediği halde Turgut Özal’ı birinci çıkarttığını söyleyen Gazeteci-Yazar Ertuğrul Sevim, “Basın hürdür sansür edilemez. Türkiye'de 5187 sayılı basın kanunu var. Ama ben bir gazeteci olarak söylüyorum: “Biz korkuyoruz.” Neden? Doğru olmayan bilgi yaymaktan dolayı Meteoroloji haberini yapmış bir adamı tutuklayabilirsiniz şu anda Türkiye'de. Yağmur yağacak dedi yağmadı dersiniz tutuklarsınız. Şu anda Türkiye'de herhangi birini tutuklamak için hiçbir sebebe ihtiyacınız yok. Sabahleyin 6’da gidersiniz adamı alırsınız. 4 gün zaten nezarette kalıyor. Dördüncü gün soru soruyorsunuz. Bu ne demektir? Fiili ceza vermek demektir. Adamla ilgili bir suç yok, çağırsan gelebilir falan. Türkiye'de bir baskı var, net olarak. Bir baskı neden var? Muhalefete bir baskı var. Ama şunu söyleyeyim, Türk milletini ben biliyorum, tanıyorum. Türk milleti o kadar çok korkmaz. Ben 12 Eylül referandumda 12 Eylül darbecilerinin şu partiye oy verin dediği halde Turgut Özal’ın birinci çıktığını gördüm 83 seçimlerinde. Türk halkı 80'de darbe yapmış, ülkenin üstünden silindir gibi geçmiş Milli Güvenlik konseyi ile ülkeyi yöneten, kaç kişiyi asmış, kendini 80 anayasasıyla 7 yıllığına Cumhurbaşkanı seçmiş, hiçbir şekilde yargılanamayacak yasaya göre Tahsin Şahinkaya, Kenan Evren vesaireyi onların dediğini dinlemedi. Türk milleti özgürlüğü sever. Kendine bir şey dikta ettirilmesini çok sevmez. Bir siyasi liderin bu ülkeyi korkutarak baskıyla yönetelim diyemeyeceği nadir milletlerden birisidir Türk milleti. Türk milletinin kantarı belindedir, tartar ölçer. Türk milletinin önce gönlüne girerseniz oyunu alabilirsiniz. Bu yüzden mesela mağdur edebiyatı şu-bu yaparsınız. Çünkü Türk milleti zalimin yanında olmaz, mağdurun yanında olur.”
DEVLET BAHÇELİ’NİN ABDULLAH ÖCALAN’A AŞIK FALAN OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’a “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” adıyla bir statü verilmesini önerisi ile Şehit babasına AK Parti Milletvekili Av.Ali Özkaya tarafından dava açıldığı iddialarıyla ilgili görüşlerini paylaşan Gazeteci-Yazar Ertuğrul Sevim, “Ben Ali Özkaya'nın Süleyman Üye’ye düşman olduğunu düşünmüyorum. Dava açacağını da düşünmüyorum. Devlet Bahçeli'nin de Abdullah Öcalan'a aşık falan olduğunu düşünmüyorum. Devlet Bahçeli'nin bir tane aşkı var O’da Türk milletidir, Türk devletidir. Bu ülkeyi bir araya getirmek için istiyordur. Bunu yapar, yapamaz. Ben de kızarım. Çok kızdığım oluyor ama bu yolda çabalaması, bu kadar hakareti, bu kadar eleştiriyi göze alması da büyük bir cesaret. Çok zor bir iş. Ben yapamam. Dün asalım dediğiniz adamı kurucu önder ilan ediyorsunuz. Bir sürü de dış güç var bunun çözülmesini istemeyen. Mutlaka çeltik atacaktır. Hazmetmesi zor, benim içinde çok zor. Ben şahsen şehit yakını değilim ama o şehitlerin hepsinin kardeşiyim. İnanılmaz acılarını yaşamış birisiyim. Benim için çok zor. Ama bir yerde bitmesi gerekiyor mu derseniz de bitmesi gerektiğini düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Programın tamamını aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=aBOrLm_ugvo




