GÜNDEM

Bir günle 15-17 yıl daha fazla çalışmak zorunda olan insanlar var!

Medya03’de Gazeteci-Sunucu Kadir Kaplan’ın konuğu olan CHP İl Başkanı Hasan Karadeniz, “EYT kanunu çıkarken kademeli emeklikle birlikte değerlendirilseydi bu sorunlar yaşanmayacaktı. Bir günle 15-17 yıl daha fazla çalışmak zorunda olan insanlar var. Bunu o insanlara kabul ettiremezsin, vicdanda kabul etmez.” dedi.

Abone Ol

CHP İl Başkanı Hasan Karadeniz, Medya03’de ‘Siyaset Dünyası’ programında Gazeteci-Sunucu Kadir Kaplan’ın sorularını yanıtladı. Başkan Karadeniz, EYT kanunu ile 1 günle emeklilik için 15-17 yıl beklemekte zorunda kalan mağdur vatandaşların ortaya çıktığını söyledi.

EYT KANUNU KADEMELİ EMEKLİLİK OLARAK ÇIKARILABİLİRDİ

Başkan Karadeniz şunları söyledi: “EYT seçim öncesi, sırf seçim kazanmak için acele çıkarılan bir kanun. Burada kademeli emeklilik düşünülüp EYT birlikte çıkarılabilirdi. Ben devlet memuruyum, 2016 yılında emekli oldum. 1999-2000’li yıllar yanlış hatırlamıyorsam Devlet memurlarında emeklilik kanunu çıkmıştı. Hatta Anayasa Mahkemesi iptal etmişti. Sonra kademeli emeklilik getirmişlerdi. Ben 1986 yılında göreve başlamıştım, 42 yaşında emekli oluyordum mevcut yasaya göre. Kademeli emeklilikle 48 yaşında emekli oldum, beni çok mağdur etmedi. Emeklilikte 5 yıl kalan şu yaşta, 7-8 yıl kalan şu yaşta, 10-15 kalan şu yaşta kademeli bir süreç getirildi ve hepsi de birden emekli edilmedi. Dolayısıyla bir boşlukta oluşmadı. EYT kanunu çıkarken kademeli emeklikle birlikte değerlendirilseydi bu sorunlar yaşanmayacaktı. Bir günle 15-17 yıl daha fazla çalışmak zorunda olan insanlar var. Bunu o insanlara kabul ettiremezsin, vicdanda kabul etmez. Bir gün önce işe başlasa 17 yıl önce emekli olacak, bir yıl geç başladı diye 17 yıl geç emekli olacak. Kademeli emeklilik gelseydi belki 3-5 yıl bekleyecekti. Ondan sonra emekli olacaktı. İş dünyasında da boşluk oluşmayacaktı diye düşünüyorum, İnşallah bunu düzeltirler, o mağdurların mağduriyetlerinin giderilmesi lazım.”

FAİZE MİLYARLAR ÖDENİYOR, DEVLETİN KAYNAĞI VAR!

İktidarın tercihini işçiden-emekliden yana değil sermayeden yana kullandığını ifade eden Başkan Karadeniz şunları söyledi: “Asgari ücret görüşmeleri başlamadan önce bizim partimizin genel politikası şuydu. 39.000 TL net asgari ücret olmalı. Bunu derken tabii işvereni de hesaba katarak, işverenin ödeyeceği sigorta primine de devlet desteği verilmeli şeklinde. O da kademeli olacaktı. Küçük esnafı korumak için 1 ila 10 arasında işçi çalıştıran işverene işçi başına 9-10 Bin TL gibi kademeli destek önerildi. Burada esnaf da, işçide mağdur olmayacaktı. Devletin tabii SGK priminden dolayı bir kaybı olacaktı, bu da bir şekilde idare edilecek. Bu ülkede beşli çeteye sağlanan vergi avantajlarını hepimiz biliyoruz. Geçmişe dönük vergi borçları milyarlarca liranın silindiğini hepimiz duyuyoruz. Faize milyarlar ödeniyor. Devletin kaynağının olduğunu düşünüyoruz. Yeter ki bu kaynakları siyasi tercih yapıp o kanala aktarmayalım. Mevcut siyasi iktidarın amacı işçiden-emekliden ziyade maalesef sermayeye bu kaynağı aktarma tercihini kullanmıştır.”

23 YILDA İYİLEŞMEYEN ŞARTLAR NE ZAMAN İYİLEŞECEK?

Vatandaşın iktidara karşı umudunun kalmadığını ifade eden Başkan Karadeniz şunları söyledi: “Emekli maaşı 19 Bin TL. Bu hayat pahalılığında kişinin herhangi bir geliri olmadan bu paralarla geçinmesi mümkün değil. Hayat pahalılığı son 2-3 yılda katlanarak arttı. 23 yıldır bu ülkeyi tek başına yöneten bir iktidarın bizi getirdiği nokta. Şimdi diyor ya! Şartlar iyileştikçe emeklilere, işçilere yansıtılacaktır. 23 yılda iyileşmeyen şartlar ne zaman iyileşecek? Vatandaşın artık iyileşme umudu kalmadı. Bunu net görüyor. Bunu AKP de görüyor ancak durumu geçiştirmek için böyle bir söylem geliştiriyor. Açlık sınırı 30.000 TL, en az emekli maaşının 30.000 TL olması gerektiğini savunuyoruz. Kaynağı da dediğim gibi bütçedeki kalemler arasında. Ülkede hukuk-demokrasi tam manasıyla uygulanmış olsa kaynak sorunu da yaşamayacağız. Şu anda maalesef dış kaynak gelmiyor. Niye gelmiyor? Bu ülkede yaşanan hukuksuzluklar, tutukluluklar nedeniyle hiç kimse kendini güvencede görmüyor. Bir insanı, gizli tanık vasıtasıyla içeri alıyorsun. Tüm mal varlığına anında el koyabiliyorsun. Böyle bir düzende dış sermaye bu ülkeye gelir mi? Gelmez. Bu ülkede hukuk-demokrasi tam olarak uygulanmış olsa dış sermayenin de ülkeye yatırım yapacağını dolayısıyla emekliye işçiye daha fazla kaynak aktarılabileceğini düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Programın tamamını aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=AB1c9DfvnR4