Medya03’de Moderatörlüğünü Rasime Fedakar’ın yaptığı programın konuğu Gazeteci-Yazar Ertuğrul Sevim oldu. Programda; ABD-İsrail ile İran arasında devam eden savaş, İl Özel İdaresi Genel Sekreterinin görevden alınması, Afyon Milletvekilleri arasında cereyan eden söz düellosu, ekonomi ve A Milli Takımımızın Dünya Kupasına katılma yolculuğu konuşuldu.

TRUMP ‘DELİ ADAM’ TEORİSİNE UYGUN BİR FİGÜR

ABD Başkanı Donald Trump’da Dünyayı kaosa sokarak ülkesinin kar edeceği düşüncesinin olduğunu söyleyen Gazeteci Sevim konuyla ilgili şunları söyledi: “Uluslararası ilişkilerde Madman teorisi denilen ‘Deli adam’ teorisi bilinçli, planlı mutfakta hazırlanmış bir oyundur. Uluslararası siyaset oyunudur. Burada liderinizi öngörülmez, ne yapacağı belli olmayan tavırlar sergileyerek karşı tarafa caydırıcılık sağlarsınız ve masada güçlü olmayı elde edersiniz. Bu Amerika tarihinde daha önceden Nixon döneminde de yapılmıştı. Trump bu figüre de uygun bir model.

Çünkü; kendisinin özel hayatı, davranışları, konuşmaları, seçim meydanlarındaki hareketleri buna uyuyor. Bunların, Amerikan siyaset bilimcileri ve uluslararası ilişkiler uzmanları tarafından planlandığını düşünüyorum. Özellikle Dünyayı böyle bir kaosa sokarak ABD’nin kâr edeceği, petrol-dolar dengesini Suudi Arabistan ve Körfez kaynaklı olarak buradan çıkan petrollerin hepsinin dolar karşılığı satılmasıyla ABD uzun zamandır dünyada bir egemen güç olmuşlar.”

PETROL-DOLAR SİSTEMATİĞİNİ BOZAN ÜLKELERE SALDIRIYOR

ABD’nin petrol-dolar sistematiğini bozan ülkelere bir bahane üreterek saldırdığını sözlerine ekleyen Gazeteci Sevim, “Fakat son zamanlarda Çin'in büyümesi, bölgedeki bazı Devletlerin petrolü bu anlaşmayı delerek Yuan’la, karşı ülkelerin para birimlerinde satmaya kalkışmaları sonucunda Dünyada ne kadar petrol üreten ülke varsa ABD oraya bir şekilde problem var diyerek dahil oldu. En son Venezuela'ya dahil oldu. Ondan önce Libya, Irak’a. Irak’a kimyasal silah var, Libya’ya başka bir şey dedi, NATO müdahalesi yaptı. Venezuela'ya kokain, uyuşturucu yetiştiriyorsunuz dedi. Petrol-dolar sistematiğini bozan, petrolünü ABD üzerinden pazarlamayan ülkelere bir şekilde müdahale ediyor en sonunda İran’a yaptı.”

İRAN MEYDANINDA BİR SAAT SÜREKLİ GERİYE DOĞRU HAREKET EDER!

İran’ın meydanında bir saatin sürekli geriye doğru hareket ettiğini, o saatle İsrail’in ne gün yok olacağının takip edilebileceğini ifade eden Gazeteci Sevim sözlerini şöyle sürdürdü: “ABD birkaç cephe açarak İran'ı yıpratmak isteyecektir. Çünkü İran'ı yaralı bıraktığın zaman daha kuvvetleniyor. Orada rejimi değiştirmeleri lazım ya da çok ciddi bir anlaşmayla İran'ı tamamen ABD ve İsrail'e zarar veremez hale getirmeleri lazım.

Halbuki İran'da şöyle bir şey var! İran'ın meydanında bir saat vardır. Orada saat sürekli geriye doğru hareket eder ve İsrail'in ne gün yok olacağını o saatte takip edersiniz. İran'ın hedefi İsrail'i yok etmektir ve bununla ilgili açık bir meydan okuması vardır. Lübnan'da O yüzden vekalet güçleri vardır. Suriye'de o yüzden Şii unsurlarını beslemiştir. Her alandan İsrail'i kuşatmak ister. Çünkü şunu biliyor İran! İsrail’i yok edemezse İsrail İran’ı yok etmek isteyecek. Burada bunların arasında bir dostluk olmayacağını biliyorlar.”

İSRAİL TÜRKİYE İLE KARŞI KARŞIYA GELECEK

İsrail’in Ortadoğuya huzur vermemesi için getirilen bir devlet olduğunu sözlerine ekleyen Gazeteci Sevim, “Bizim de bunu anlamamız lazım. Sonuçta İsrail bizimle de karşı karşıya gelecek. İsrail’in buraya getirilme amacı belli. İsrail Ortadoğu'ya huzur vermesin diye getirilen bir Devlet. Bunu temizlemediğiniz müddetçe başınıza bela olacak. Çünkü İsrail'in kendi eylem planı. Onlar kıyameti erkene aldırmak istiyor. Hem İsrail'deki bazı dini gruplar Netanyahu'nun da içinde bulunduğu hem de Amerika'daki Evanjelistler. Biri Hristiyan, birisi Yahudi inancında olmasına rağmen ikisinin de teokratik hedefleri var. Fakat onların bu tematik hedefi Mesih’in erken gelmesine değil kendilerinin erken yok olmalarına sebep olacak.”

İGM’DE BAŞKANLIK YARIŞI VAR

Ramazan ayının son günlerinde görevden alınan İl Özel İdare Genel Sekreteri Osman Ziya Bilim’le ilgili değerlendirmelerde bulunan Gazeteci Sevim şunları söyledi: “Şu anda İl Genel Mecliste Başkanlık seçimleri için kulisler çok hızlı ve orada da çok ciddi bir yarış var. Adalet ve Kalkınma Partisi'nde Mehmet Siper’den sonra Semai Kaya ile Ömer Dayı’nın Başkanlık için isimleri geçiyor. İGM Başkanı 2 + 3 yıllığına seçiliyor. Bir de İl Özel İdare Genel Sekreteri var. Bunu da Valilikler atıyor. Tabii ki siyaset kurumu burada müdahale ediyor. Şimdi giden Özel İdare Genel Sekreteri bu kurumda uzun yıllar çalışmış, ciddi manada kurumsal bilgisi olan bir mühendisti. Fakat personel alımı olsun başka şeylerde biraz yıprandı. Özel İdare Genel Sekreterleri de çok uzun süre görev yapmıyorlar. Yıpranma çok oluyor. Daha önce Afyon Defterdarı görev yapmıştı. Daha önce başkası vardı.”

MEHMET SAVAŞ’LA İLGİLİ BEKLENTİ VAR

İl Özel İdare Genel Sekreterliğine Mehmet Savaş’ın getirilmesiyle ilgili kamuoyunda bir beklentinin oluştuğunu ifade eden Gazeteci Sevim sözlerini şöyle sürdürdü: “İl Özel İdaresi Sekreterliğine Vali bey gelince muhtemelen AK Parti İl başkanı olsun diğer yerlerden gelen rahatsızlıklar bildirildi. Vali beyde kendi döneminde Özel İdare Genel sekreterini görevden aldı. Görevden aldıktan sonra da buraya Vali Yardımcısının birini görevlendirdi. Bunun kalıcı bir görevlendirme olmadığını düşünüyorum. Bu başka şehirlerde olur Vali yardımcıları buraya geçici olarak bakarlar. Daha sonra buraya Mehmet Savaş'ın önce Genel Sekreter Yardımcısı olarak geleceği. Onun kadrosu, unvanı yettiği günde de İl Özel Genel Sekreteri olacağıyla ilgili bir beklenti var.”

Teravih namazı kıldılar bisiklet ve akıllı saat kazandılar
Teravih namazı kıldılar bisiklet ve akıllı saat kazandılar
İçeriği Görüntüle

TÜRKİYE TARİHİNİN EN BÜYÜK EKONOMİK KRİZLERİNDEN BİRİNİ YAŞIYOR

Bayram sonrası kuyumcularda yaşanan altın kuyruklarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Gazeteci Sevim şunları söyledi: “Sosyal medyada çok ironik şeyler görüyoruz. Bazıları diyor ki: ‘Eskiden tüp kuyruğu vardı, şimdi kuyumcuda kuyruk var.’ Millet zenginledik zannediyor. Tamamen aksi bir şeydir. Pandemi ile beraber deprem, uluslararası kriz biraz da yönetimsel hatalardan dolayı Türkiye tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden bir tanesini yaşıyor.”

KASAPTA BİLE PARA SAYMA MAKİNESİ VAR

Türk lirasının değer kaybettiğini, kasapta bile para sayma makinesinin olduğunu sözlerine ekleyen Gazeteci Sevim, “Bu dönemde tarihte hiç satılmadığı kadar para sayma makinesi satıldı. Bu bizim zenginlediğimiz anlamına gelmez. Bu TL.nin değerinin aşırı düştüğü anlamına gelir.

Hiper enflasyonun oluştuğu dönemi yaşıyoruz. Bankamatikler birkaç çeşit para vermesi gerekirken sadece 200’lük banknot verebiliyor. Piyasadaki bir paranın %40 küsürü en büyük banknot olursa, yeni banknot basılır, Merkez Bankası'nın kuralıdır. Halbuki bizde %80'i 200’lük oldu ama basamıyoruz.

Bu arada eskiden sadece bankalarda sonra sarraflarda para sayma makinesi varken, şimdi normal bir dükkanda dahi para sayma makinesi var. Dün kasaba gittim, kasap parayı, para sayma makinesiyle sayıyordu.”

KUYRUK ZENGİNLİK DEĞİL KRİZDİR

Sarraflarda yaşanan kuyrukların zenginlik değil kriz nedeniyle oluştuğunu sözlerine ekleyen Gazeteci Sevim, “Kuyumcuda kuyruk olması zenginleme değil bir krizdir. Çünkü 5 Nisan'da döviz patladı. Millet döviz bürolarına koştu. Çünkü yüzde 100-200 devalasyon oldu. Herkes döviz almak istedi. O zaman da alamadılar. Millet döviz kuyruğuna girdi diye sevinmememiz lazım. Çünkü bu bir krizdir, insanlar artık ne yapacağını şaşırmış. Parası nasıl değer kaybetmesin onu kurtarmaya çalışma girişimidir.

Bunda tabii ki savaşın ve uluslararası oyuncuların dünyaya kurdukları büyük bir tuzak var. Altın güvenli limandır. Savaş zamanında artar, savaştan önce inanılmaz arttı. Savaşı da biliyorlardı çünkü planlamıştı. Savaş oldu, millet altın yükselir diye saldırdı. Altın aşırı yükselecek diyenler şu anda altını millete yedire yedire veriyorlar.” dedi.

Programın tamamını aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=Xeiv4KUwQUs