Çünkü herkesin düşüncesini düzeltmek için, kendi hayatınızdan extra mesai harcarsınız.
Niyetini anlat…
Cümleni açıkla…
Yanlış anlaşılmayı düzelt…
Bir daha anlat…
Alt yazı geç..
Ne büyük eziyet..
İnsanlara kendinizi ne kadar güzel anlatırsanız anlatın…
Onlar yine de kendi kafalarındaki hikâyeyi dinler.
O nedenle bırakın yanlış anlayan, yanlış anlasın.
Herkesin sizi anlaması gerekmiyor ki.
Sürekli açıklama yapmak,
Her yanlışı düzeltmek…
Her suçlamaya cevap vermek…
Her yanlış anlaşılmayı üzerine almak, bir süre sonra kendinizi savunma ihtiyacı doğurur.
Kendi içinizde doğru kalmayı önemseyin yeter.
Bazı insanlara zaten laf da anlatamazsınız.
Anlamak istemeyene anlatmayın.
Yanlış anlayana kendinizi ispatlamayın.
Çünkü yanlış anlaşılmaları düzeltirken, kendi huzurunuzu kaçırmaya değmez.
En güçlü cevap, çoğu yerde cevap vermemektir.
İnsanlara laf anlatmak yerine..
Mesafe koyun.
Bazı soruları cevapsız, bazı insanları mesafede, bazı yanlış anlaşılmaları da sahibine teslim edin..
Gerçekten sizi tanıyanlar, açıklamaya ihtiyaç duymaz.
Tanımak istemeyen içinse, hiçbir açıklama yeterli olmaz
Ne söylerseniz söyleyin, duymak istediğini duyana, onaylanma ihtiyacınız yok.
O zaman neden kendinizi yorasınız?




