Saadet Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Beytullah Karataş, haftalık İl Yönetim Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada ülke ve Afyonkarahisar gündemini değerlendirdi. Karataş, söz konusu iddiaların Afyonkarahisar ayağının araştırılmasını isteyerek olayla bağlantılı bürokrat veya siyasi isimlerin bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti.

GERÇEKLER AÇIKLANMALI, SORUMLULAR HESAP VERMELİ

Karataş, yaptığı değerlendirmede fon vurgunu iddialarının artık yalnızca ekonomik bir mesele olmaktan çıktığını, ciddi bir güven ve adalet sorununa dönüştüğünü belirtti. Milyarlarca, hatta trilyonlarca liradan söz edilen böylesine büyük bir iddia karşısında kamuoyunun hâlâ olayın arkasındaki isimleri ve bağlantıları öğrenemediğini ifade eden Karataş, iktidarın kamuoyunu tatmin edecek açık ve kapsamlı bir açıklama yapması gerektiğini söyledi.

Karataş açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Böylesine büyük bir iddia karşısında sessizlik, soru işaretlerini daha da büyütmektedir. İktidarın görevi bu iddiaları geçiştirmek değil, gerçeklerin ortaya çıkarılmasını sağlamaktır. Afyonkarahisar'da bu fon vurgunuyla bağlantısı bulunan bürokratlar var mı? Siyasi isimlerin bu organizasyonla herhangi bir ilişkisi bulunuyor mu? Küçük yatırımcının kaybettiği, büyük vurgunların konuşulduğu bu düzende gerçek sorumlular kimlerdir?

Vatandaşın üç kuruş birikiminin hesabı sorulurken milyarların hesabı sorulmuyorsa burada ciddi bir adalet sorunu vardır. Hiç kimse dokunulmaz değildir! Gerçekler açıklanmalı, sorumlular hesap vermelidir. Milletimiz bu soruların cevabını beklemektedir."

KRİZİN SORUMLUSU ÜLKEYİ YÖNETENLERDİR!

AK Parti iktidarının 24'üncü yılına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Karataş, AK Parti'nin 2002 seçim beyannamesindeki ifadeleri hatırlatarak iktidarın geçmişteki söylemleriyle bugünkü uygulamalarını karşılaştırdı.

Karataş şöyle konuştu: "Siyasetin hafızası silinmez. Hele ki bir iktidarın kendi el yazısıyla tarihe bıraktığı sözler hiç silinmez. AK Parti'nin 2002 seçim beyannamesini hatırlatmak istiyorum. Beyannamenin 8'inci sayfasında şu iki cümle art arda yer alıyordu:

'Krizin sorumlusu halkımız değildir. Krizin sorumlusu ülkeyi yönetenlerdir.'

Kesinlikle doğru! O gün de bugün de gerçekçi bir çıkış noktasıdır.

Ancak 2001 krizinin ardından, 'Sorumlu iktidardır, biz krizleri çözeceğiz' diyerek iktidara gelen AK Parti, bugün binbir krizin baş sorumlusu olarak iktidarda duruyor."

Karataş, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

"Emekliye gelince takvim gösterip sabır isteyenler, faizciye, foncuya gelince neden aynı sabrı istemiyor? Emeklinin, işçinin, esnafın ve dar gelirlinin bekleyecek takati kalmadı. Türkiye'nin ihtiyacı yeni bahaneler değil; adalet, liyakat, üretim ve milletin refahını önceleyen bir yönetim anlayışıdır."

BELEDİYE MECLİSİNİ SAYGIYA VE SORUMLULUK BİLİNCİNE DAVET EDİYORUZ

Belediye Meclisi’nde yaşanan gerilimle ilgili de konuşan Karataş, “Afyonkarahisar Belediye Meclisi’nde yaşanan son tartışmalarla ilgili söylenecek çok şey var. Ancak herkes şunu bilmelidir; Belediye meclisleri; siyasi tartışmaların kişisel gerilimlere, karşılıklı ithamlara ve nezaket sınırlarını aşan söylemlere dönüştüğü yerler değil, Afyonkarahisar’ın geleceğinin konuşulacağı, sorunlarının tartışılacağı ve çözüm yollarının aranacağı demokratik bir platform olmak zorundadır.

Farklı siyasi görüşlerin, farklı düşüncelerin ve eleştirilerin olması demokrasinin doğal bir gereğidir. Ancak bu farklılıkların hakaretlere, kutuplaşmaya ve gerginliğe dönüşmesi şehrimize hiçbir şey kazandırmaz.

Saadet Partisi olarak bütün siyasi parti temsilcilerini, seçilmiş meclis üyelerini ve yöneticileri siyasi nezakete, karşılıklı saygıya ve sorumluluk bilincine davet ediyoruz.

Bahçeli’den 100 il 1000 ilçe çıkışı!
Bahçeli’den 100 il 1000 ilçe çıkışı!
İçeriği Görüntüle

Bizim beklentimiz; kimin daha yüksek sesle konuştuğunun değil, kimin Afyonkarahisar’a daha fazla katkı sunduğunun konuşulduğu bir belediye meclisidir. Şehrimizin enerjisini siyasi tartışmalara değil, Afyonkarahisar’ın sorunlarını çözmeye harcamalıyız.” ifadelerini kullandı.