GÜNDEM

Adaylar asla istemedikleri bölümleri tercih etmesinler

Medya03’ün konuğu olan Afyonkarahisar Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Psikolojik Danışman ve Uzman Aile Danışmanı Sevda Doğan YKS tercih süreciyle ilgili konuştu. Doğan, “Listeler hazırlanırken adaylar puana değil sıralamaya baksınlar. Bir tercih listesi hazırlarken YÖK Atlas'a girip oraya üye olsunlar ve tercih listelerini oradan hazırlayabilirler. Asla istemedikleri bölümleri tercih etmesinler.” dedi.

Abone Ol

Afyonkarahisar Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Psikolojik Danışman ve Uzman Aile Danışmanı Sevda Doğan Medya03’de Büşra Mihrioğlu’nun konuğu oldu. Programda; milyonlarca gencin geleceğini etkileyecek YKS tercih süreci konusu konuşuldu.

ORTAÖĞRETİM BAŞARI PUANI BELİRLEYİCİ OLACAK

Adayların asla istemedikleri bölümleri tercih etmemeleri gerektiğini ifade eden Sevda Doğan, “Bu yılki TYT de süreyi yöneten kişiler daha başarılı oldular. TYT Türkçe sorularının paragraf bazında zaman alıcı olması, adayların ortalama 60-70 dakikasını buna harcamaları matematik testinde kalan süreyi daralttı. Süreyi iyi yöneten ve matematikte 5-7 soru yapabilen adaylar belirgin bir avantaj elde ettiler. Netler yüksek ama sıralamalarda düştük. Soruların genel zorluk seviyesinin aşırı uçlarda olmaması, orta bantta seyretmesi nedeniyle net ortalamaları yükseldi. Ortaöğretim başarı puanının etkisi burada çok önemli. Birbirine çok yakın olduğu, yığılma bölgelerinde özellikle ortaöğretim başarı puanı belirleyici olacak. Burada ortaöğretim başarı puanı demişken, adaylar asla istemedikleri bölümleri tercih etmesinler. Yerleştirme yapılırsa sonraki sınava girdikleri takdirde Ortaöğretim başarı puanda ek puan yarıya düşülere hesaplanacak.”

TERCİH YAPARKEN PUANA DEĞİL, SIRALAMAYA BAKIN

Öğrencilerin tercih yaparken dikkat etmeleri gereken hususlar hakkında bilgiler veren Sevda Doğan, “Burada önemli olan şu: Geçen yıla göre puan dengesi elbette değişti. Listeler hazırlanırken adaylar puana değil sıralamaya baksınlar. Özellikle bahsettiğimiz sıralamalar arasında kalıyorlarsa tercih bandını geniş tutsunlar. Örneğin yığılmalar özellikle 50 Bin – 200 Bin olduğunu var sayarsak sözel için. Bu bant arasındaysa adaylar 40 binlerden sıralamalarını başlatıp 50-60 Binden 150-200 Bin bandına kadar çıkabilirler, eğer açıkta kalmak istemiyorlarsa. Bunun için bu aralıktaki adayların tercih sıralama aralığını daha geniş tutmaları yerleşme olasılığını güçlendirecektir.”

YÖK ATLAS’A ÜYE OLSUNLAR

Öğrencilere tercih tüyoları da veren Sevda Doğan, “YÖK Atlastan muhakkak baksınlar. O program üzerine girip baktıklarında görebilirler. İlgilendikleri program üzerine tıkladıklarında daha detaylı bilgiler elde ederler. Örneğin: Özel koşullarına bakabilirler burs hazırlık var mı? Bir sağlık raporu gerektiriyor mu? Kız ya da erkek cinsiyetinde alım için bir ayrım yapmış mı? Bu çok önemli. Bir tercih listesi hazırlarken YÖK Atlas'a girip oraya üye olsunlar ve tercih listelerini oradan hazırlayabilir. Tek tek tercih etmek istedikleri bölümleri mutlaka programın üzerine tıklayarak koşullarını incelesinler. 24 tercih hakkı var adayların. İstedikleri kadar tercihlerini 1-24 arasında doldurabilirler veya boşta bırakabilirler. Burada yine YÖK Atlas'ta var. ÖSYM nin kılavuzu uzun olduğu için tek tek aramak zor olabilir. YÖK Atlas'da bahsedilen programın önünde bir kod oluşacak. 10-11 rakamlı bir kod.”

Ailelere de tavsiyelerde bulunan Doğan, “Aileler kampüsün konumunu, yurt imkanlarını, akreditasyon ve akademik kadrosunu öncelikle araştırsınlar. Eğer gitme ve görme imkanları varsa kampüs koşullarına, yurt olanaklarına bir baksınlar. Ulaşım nasıl? Şehir içinde yaşam koşulları nasıl? Bunları detaylı araştırmakta fayda var.”

İYİ ARAŞTIRILMALI

Tercih edilmek istenen bölümün iyi araştırması gerektiğini sözlerine ekleyen Sevda Doğan, “Bazı bölümler için önce üniversite değerlendirilmeli. Bazıları içinse önce bölüm önceliklendirilmeli. Örneğin: Öğrenci ebelik veya tıp okumak istiyorsa kamu kurumlarında kolay kontenjan elde edebilecekse, iş olanağı çabuksa o bölümü okuyup bitirmek istiyorlar ve bu konuda da haklılar. Eğer daha çok özel sektör, girişimcilik gerektiren bir meslekse! Öğrenciler daha iyi üniversitelere yönlendirilmeli. Örneğin: İşletme, Elektrik Mühendisliği ya da felsefe okuyacaksanız iyi üniversitelerin daha çok kabul görmüş akademik personel yönüyle, yayınlanan yayınlar yönüyle, üniversitenin imkanları, entelektüel düzeyi, iş bulma koşulları, öğrencileri staja hazırlarken sağladığı imkanlar göz önünde bulunduruluyor. Burada da üniversite söz konusu oluyor. Tercih edilmek istenen bölüme göre üniversite mi yoksa bölüm mü konusu sorgulanmalı. Entelektüel seviyesi yüksek, iyi bir network sağlayan üniversiteler araştırılmalı.”

YÖK İLK YIL ALDIĞINIZ PUANI İKİNCİ YIL DA KULLANMA HAKKI VERİYOR

Doğan, “YÖK ilk yılın sonunda aynı puanı yeniden kullanmamıza imkan tanıyor. Yani öğrenciler ilk yılın sonunda benzer puanlarını tekrar kullanılabiliyorlar. Aynı puanla farklı bir bölümü tercih edebiliyorsunuz. Geçen yıl aldığınız puanla bir yıl okuduktan sonra farklı bir bölüme geçme imkanına sahipsiniz. Burada öğrenci kulüpleri aktif mi değil mi? İmkanınız varsa bunları ziyaret edin. Sosyal medya hesaplarına baksınlar ve orada okuyan öğrencilerle de muhakkak iletişim kursunlar.”

BABALARIMIZIN DÖNEMİNDE TEK BİR KARİYERLE BİR ÖMÜR GEÇİRİLEBİLİYORDU

Günümüzde tek bir diplomayla başarılı olunamayacağını ifade eden Sevda Doğan, “Önemli olan farklı alanlarda ortalama bilgiye sahip olmak. Bir alanda artık derinlemesine bilgiye sahip olan çalışan yerine birçok farklı alanda yetkinliğe sahip personel isteniyor. Örneğin babalarımızın döneminde tek bir kariyerle bir ömür geçirilebiliyordu. Ama şu an bu pek mümkün görünmüyor. Bir alanda uzman olsanız dahi o alanın alt dallarında kendinizi geliştirmeniz, yetkinlik kazanmanız ve birden çok şey yetkinliğe, sertifikaya sahip olmanız gerekiyor. Tek bir diplomayla ömür boyu hayatınızı geçirmeniz imkansız. Çok yönlü, çok disiplinli alanlarda beceriler aranıyor. Tek bir şey adanmışlık ve ömür boyu biri işi sürdürmek değil, çok fazla iş kolunda birbiriyle ilişkili olabilir. Eş güdümlü çalışmak artık kabul görüyor.

Örneğin: Reklamcılıkla ilgilenen birisini ele alalım. Veri analizi, tüketici psikolojisi, pazarlama, kodlama, teknoloji gibi çok farklı alanlarda yetkinliğe sahip olarak işinde daha iyi bir yerlere gelebilir. Yapay zeka ile ilgili birçok bölümden bahsettik yeni açılan. Eğer bunu kullanmak, bu alanda yetkin olmak istiyorlarsa derinlemesine yapay zeka kodlaması bilmekten ziyade doğru soruyu sorma, dili etkin kullanma, mantık yürütme ve yapay zekanın çıktısını kendi sektörünün ihtiyaçlarını etkili eden, harmanlayabilen kişiler artık yetkin görünüyor.

Öğretmenlik mesleği için de benzer şeyler geçerli. Artık dersini en iyi anlatan öğretmen değil, dijital dünya dinamiklerini kullanabilen, kullanıcı odaklı tasarım yapabilen, oyunlaştırabilen farklı prensipleri, öğretim süreçlerini entegre edebilen öğretmenler daha kabul görüyor ve dersini de daha iyi anlatabiliyor. Öğrenciye de kendini daha iyi dinletebiliyor ve son olarak tutkuyla bağlı olduğunuz iş nedir bunu düşünün. Kendinizi unuttuğunuz hayattan keyif aldığınız anlar hangisidir bunu bir keşfetmelerini tavsiye ederim.” ifadelerini kullandı.

Programın tamamını aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=7dQPl88w4YY