İftar sofraları üzerinden iktidara yüklenen İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu ramazan sofralarının bereketle değil, yoklukla kurulduğunu söyledi. Konuyla ilgili yazılı açıklama yapan Mısırlıoğlu şunları söyledi: “Ramazan ayı paylaşmanın, bereketin ve dayanışmanın ayıdır. Ancak ne yazık ki bugün ülkemizde milyonlarca vatandaşımız için Ramazan sofraları bereketle değil, yoklukla kurulmaktadır. Ekonomik kriz, artan hayat pahalılığı ve eriyen maaşlar nedeniyle emeklimiz, işçimiz ve dar gelirli vatandaşlarımız iftar sofralarını kurmakta her geçen gün daha da zorlanmaktadır.

Ramazan ayının simgesi olan hurma bile artık birçok aile için hesap edilerek alınan hatta pek çok vatandaşımız tarafından alınamayan bir ürün haline gelmiştir. Soruyorum; bugün bir emekli maaşıyla, bir asgari ücretle çalışan kaç işçi kardeşimiz iftar sofrasına hurma koyabiliyor ? Bunu hiç düşünen var mı?”

BU TABLO BİR KADER DEĞİL!

Yaşanan tablonun kader değil ekonomi politikalarının sonucu olduğunu sözlerine ekleyen Mısırlıoğlu, “Bir zamanlar iftarlık denildiğinde sucuk, pastırma, etli yemekler sofraların olmazsa olmazıydı. Bugün ise iftarlık sucuk birçok aile için artık mazide kalmıştır. Et alamayan, kıyma alamayan, çocuklarına sağlıklı beslenme sunamayan bir toplum haline getirildik. Vatandaşımız artık doyduğu için, beslenmek için değil, sadece açlığını bastırmak için sofraya oturmaktadır. Birçok evde iftar, sadece çorba ve ekmekle açılmaktadır. Bu tablo utanç vericidir ve kabul edilemez. Bu tablo bir kader değil, yanlış ekonomi politikalarının sonucudur. Açıkça ifade ediyorum: Vatandaş zaten sayenizde 24 yıldır açlıkla, yoksullukla imtihan oluyor.”

İFTAR SOFRALARININ FOTOĞRAFINI İSTEMEK YERİNE SOFRALARINDA NE OLDUĞUNU DÜŞÜNÜN!

Mısırlıoğlu açıklamasının devamında, “Şimdiden anne babalar Ramazan Bayramı’nda çocuklarına nasıl bayramlık alacağını, torunlarına nasıl harçlık vereceğini, bayram sofrasını nasıl kuracağını kara kara düşünmektedir. Bayram sevincinin yerini geçim endişesi almışsa, bunun sorumlusu millet değil, bu ekonomik düzeni yönetenlerdir.

Tam da böyle bir ekonomik yıkımın ortasında, Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğrencilerden iftar sofralarının fotoğrafını sosyal medyada paylaşmalarını istemesi ise gerçeklerden ne kadar kopuk bir anlayışla yönetildiğimizin en açık göstergesidir. Açlıkla mücadele eden ailelerin çocuklarına “iftar sofranızı fotoğraflayın” demek, yoksulluğu görmezden gelmek, hatta adeta normalleştirmektir.

Buradan Milli Eğitim Bakanlığı’na açık ve net bir çağrıda bulunuyorum:

Öğrencilerden iftar sofralarının fotoğrafını istemek yerine, o çocukların sofralarında ne olduğunu düşünün. Siz fotoğraf istemek yerine, okullarınızda öğrencilerinize bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek verin de o sofraların gerçek halini Türkiye ile paylaşın. Açlık fotoğrafla değil, sosyal devlet politikalarıyla çözülür.

Bugün birçok öğrenci okula aç gitmekte, birçok aile çocuklarının beslenme çantasını doldurmakta zorlanmaktadır. Çocukların sofralarını sosyal medya malzemesi haline getirmek değil, onların sağlıklı beslenmesini sağlamak devlet olmanın en temel görevidir.

Vatandaşın sofrasında kaç çeşit yemek olduğu değil, o sofraya ne konulduğu konuşulmalıdır. İftarlık sucuk artık birçok evde hatıralarda kalmıştır. İnsanlarımız et alamaz hale gelmişken, sofraların fotoğrafını istemek vicdanları yaralamaktadır.

Afyon’da camiler ilk teravih namazına hazır!
Afyon’da camiler ilk teravih namazına hazır!
İçeriği Görüntüle

Unutulmamalıdır ki Ramazan ayının ruhu gösteriş değil, dayanışmadır. Devletin görevi de vatandaşın sofrasını fotoğraflarla süslemek değil, o sofraya gerçek bereketi getirecek adımları atmaktır. Emeklinin, işçinin, öğrencinin ve dar gelirlinin sofrasına etin, sütün, temel gıdanın girebildiği bir düzen kurulmadan sosyal adaletten söz edilemez.” ifadelerini kullandı.