Yara, Işığın İçeri Girdiği Yerdir
Yara, Işığın İçeri Girdiği Yerdir
İçeriği Görüntüle

Medya03’de Rasime Fedakar’ın konuğu Gazeteci Yazar Ertuğrul Sevim oldu. Programda; Mekke Savunma ittifakı, TBMM’nin yeni yasama yılı, Anayasa tartışmaları ve olası bir erken seçim ihtimali ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Partiye katılması konuşuldu.

MECLİSİN EN PASİF OLDUĞU DÖNEMLERİ YAŞIYORUZ

Geçtiğimiz günlerde TBMM’de yeni yasama döneminin başlamasını değerlendiren Gazeteci-Yazar Ertuğrul Sevim, “Meclis bizim için çok önemli. Cumhuriyeti kuran, savaşı yöneten, bütün kaderimizi tayin edecek en önemli kurum Anayasal olarak. Ama çok büyük bir anlaşma imzalıyoruz Meclisin haberi yok. Böyle görünürde bir meclisimiz var. Fiiliyatta bütün yetki Cumhurbaşkanında. Meclisin en pasif olduğu dönemleri yaşıyoruz. Burada cepheleri takim etsek ne olur? Yan yana getirsek ne olur? Bu da tartışılır. Bir: Demokrasi şöyle bir şey değildir. Herkes kardeş olsun, birbirine çiçek versin. Mecliste hiç kimse tartışmasın, böyle bir dünya yok. Böyle bir dünyada da verimli olmaz zaten. Mecliste tartışmalar olur, muhalefette olmak zorundadır.”

MUHALEFET BİR İHTİYAÇTIR

TBMM’de de Belediye Meclis’inde de muhalefete ihtiyaç olduğunu sözlerine ekleyen Gazeteci-Yazar Ertuğrul Sevim, “Şöyle bir yasa düzenleme yapabilirlerdi: “Birinci olan parti bütün parlamentoyu ele geçirsin.” Olmaz! Belediye Meclislerinde bile böyle yapılmamış. İçeriye muhalefet girsin, muhalefet az girmiş ona rağmen her komisyona muhalefetin mutlaka bir üye vermesini sağlamışlar. Neden? Muhalefet her şeyi engelleyen, her şeyi durduran “Keşke hiç muhalefet olmasaydı” falan diyeceğimiz bir şey değildir. Muhalefet bir ihtiyaçtır.

Denetleme kurulu olmazsa Türkiye'nin bugün başına gelenler gibi birisi Türkiye'yi soyar, milyonlarca insanı dolandırır ve sen dolandıranı dahi bulamazsın. Neden? Çünkü bütün denetim kurumlarını yok etmişsindir. Denetleme kurumlarını yok etmişimdir. Bir bakarsın denetleyeceğin yerde ki adam zaten seni dolandırmış. Bu kuvvetler ayrılığı bizim ana ilkelerimizden bir tanesidir. Yasama, yürütme, yargı farklı çalışması lazımdır.”

DEMOKRASİNİN YERİNE GEÇECEK BİR SİSTEM YOK

Demokrasinin yerine başka bir sistem getirmeye çalışılırsa ülkenin geriye gideceğini ifade eden Gazeteci-Yazar Ertuğrul Sevim, “Dünyada demokrasi çok uzun zaman önce başlamış. Demokratikleşme hareketleri birçok evrelerden geçmiş bugüne kadar gelmiş. Yeniden bunu tanımlamanın anlamı yok. Bunun yerine geçecek bir sistem de yok. Bütün dünyada bu demokrasinin hasbelkader en iyi toplum öğretim sistemlerinden biri olduğunu kabul etmişler. Farklı uygularsın, doğru uygularsın en azından. Lideri değiştirebiliyorsun. CEO gibi, babadan oğula geçmiyor. Türkiye'nin en zekisini her dönem bulup başına getirebilirsin. En deneyimlisini getirebilirsin. Verimsiz olursa indirebilirsin. Devletleri de böyle yönetmek üzerine kurmuşlar demokrasilerde. Vatandaş seçiyor birini geliyor adam bir şeyler yapıyor, yapamazsa gidiyor. Şimdi siz demokrasinin yerine başka bir sistem getirmeye çalışırsanız eğer sizi geriye götür. Ülkeyi de kazanımları da geri götürür. Böyle bir sistem Türk milletine uygun da değildir. Türk devletlerinin yönetiminde Töre dediğimiz, Devleti yöneten beylerin bir araya gelip yaptığı istişareler. Toyda alınan kararlar. Beyin kararının üstünde bile törenin aldığı kararların olduğunu görürüz. Biz bu saatten sonra bütün güçleri bir yere toplayalım, hiç kimse muhalefet olmasın, muhalefette iyi bir şey değildir falan demek çok akla mantığa sığacak bir şey değil.”

FARKLI AÇAN ÇİÇEKLER BAHÇENİN GÜZELLİĞİDİR

Sevim, “Yeni yasama döneminde Türkiye'nin sorunlarını çözecek ortak bir akla ihtiyaç vardır. Bu ortak akılında TBMM’de mutabakatla sağlanması lazım. İktidarın icra yapma yetkisinin helalliği kadar muhalefetin de bunları denetleme ve karşı koyma yetkisidir. Bütün güçleri toparlayarak dikensiz gül bahçesi yapmak diye bir şey yoktur. Farklı-farklı açan çiçekler bahçenin güzelliğidir. Türkiye'de farklı siyasi görüşlerin Meclis'te yer almasını ve bunların bir tartışma ortamı içerisinde doğru hak araması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’nin çok büyük meseleleri var ve bu meselelerinde konuşulması gereken yerinde parlamento olması gerektiğini düşünüyorum.”

ERDOĞAN BİR DAHA SEÇİLSİN SİYASETİ BIRAKACAĞIM DEMİŞTİ!

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılmasıyla ilgili görüşlerini paylaşan Gazeteci-Yazar Ertuğrul Sevim, “İktidar partisine geçme hadisesi yeni bir şey değil. Daha önce ilimizde de oldu. En muhalif insanlardan bir tanesiydi Burcu Köksal. Burcu hanım Grup Başkan vekiliydi. Çok ciddi bir siyasi mücadele veriyordu. Hatta “Tayyip Erdoğan bir daha seçilsin siyaseti bırakacağım” falan demişti, geçti. Aydın Belediye Başkanı topuklu efe geçti. Kimler geçmedi ki? Ondan sonra Ankara'da geçenler oldu. Birçok Belediye Başkanı geçti. Bu geçenlerin niye geçtiğini iyi irdelemek lazım. Cemil Tugay hakikaten “CHP’de, YENİ Parti'de çok dışlandım. Tayyip Erdoğan ve AK Parti bize sahip çıktı. Gönül belediyeciliği buradaymış” diye geldiyse amenna! Buna hiçbir itirazım olmaz. İzmir halkı tarihte hiç “AK Parti’ye bu yetkiyi vermemiş. Kim olursa olsun, AK Parti yönetecekse yönetmesin, ben onların hiçbir şeyini istemiyorum” demiş.

İZMİR UZUN SÜREDİR HİZMET ALMAMIŞ

İzmir’in hizmetten yoksun bırakıldığını gözleriyle gördüğünü sözlerine ekleyen Gazeteci-Yazar Ertuğrul Sevim, “Ben İzmir belediye başkanının geçtikten sonra Ak Parti'nin İzmir üzerinde önemli hizmetler yapmaya çalışacağını düşünüyorum. Yaklaşık 40 gün önce İzmir’deydim. Kızım da Ege Üniversitesi'ne gitmek istiyor. Bir Ege Üniversitesi'ni göstereyim, ona da motivasyon olsun diye. İzmir'in Konak meydanından gittik. Hakikaten gördüm ki İzmir uzun süredir hiçbir hizmet almamış. Tabii bunu bir gazeteci, bir siyasetçi olarak incelediğimizde biz değişiklikler görüyoruz. İzmir’in hizmetten yoksun bırakıldığı iddia ediliyor.”

İZMİR’DE GÖZLE GÖRÜLÜR DEĞİŞİKLİK OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM

AK Parti’nin tüm imkanlarını İzmir için seferber edeceğini ifade eden Gazeteci-Yazar Ertuğrul Sevim, “Bu dönemde bir Belediye Başkanı hakikaten kendi partisinde bunalmış, orada sıkıntılar yaşamış, karşı tarafta hiçbir şekilde tehdit etmemişse, şantaj yoksa ve oraya geçmişse buna saygı duyarız. O arada vatandaşın verdiği oy var. Vatandaş sizi şahsen seçtiyse amenna, gidebilirsiniz.

Ben bundan sonra İzmir'de Adalet ve Kalkınma Partisi'nin elindeki tüm imkanları seferber ederek bundan önce yapılmamış kentsel dönüşümlere aynı Afyon'da olduğu gibi. Metro çalışmalarını, hükümet kaynaklı kredileri veya yurt dışından kredileri sağlayarak İzmir'de gözle görülür bir değişiklik yapacağını düşünüyorum.”

SEÇMEN TAVIR ALACAKTIR

Afyon’da olduğu gibi İzmir’de seçmenin tavır alacağını sözlerine ekleyen Gazeteci-Yazar Ertuğrul Sevim, “Bizim başımıza gelen İzmir'in de başına geldi. Öfkeli seçmen vardır ama sonuçta AK Parti, hükümetin desteği ile buralara bir kat daha fazla hizmet yapmak isteyecek örnek göstermek isteyecek. Buradaki seçmeni kendine doğru çekmek isteyecektir. İzmir için neticede bir fayda sağlayabilir. İzmir'in çok aleyhine olacak bir durum değildir ama oradaki seçmen AK Parti'ye geçtiği için büyük şehir belediye başkanına da bir tavır alacaktır.”

SİYASETTE SÖYLEM İLE EYLEM ARASINDA TEZAT VAR

Sevim, “Beyanları ne? “Kimsesizlerin kimsesi olduğu için AK Parti” diyor. Ben kimsesiz kaldım diyor İzmir’in Belediye Başkanı. CHP’nin kimi koysa kazandığı bir yerden CHP Belediye Başkanı olmuş. Sonra bir sürü laf etmiş, “Eşim beni boşar, ben gidersem Annem evlatlıktan reddeder” demiş.

Demek ki büyük lokma ye ama büyük laf etme demişler. Bir: Siyasette insanların söyledikleriyle eylemlerine bakarsak eğer büyük bir tezat görüyoruz. O yüzden siyasetçilerin de Türkiye'de güveni kalmadı artık. Güvenilir bir siyasetçi de yok şu anda ben açıkça söyleyeyim. Ama sonuçta belediyecilik açısından ben İzmir'i daha yeni gördüm. İzmir hakikaten çok mahrum bırakılmıştı. İzmir en azından 1-1.5 sene içerisinde birkaç tane projeyle trafiği, güvenliği, çevre temizliği. Zaten AK Parti “İzmir'de çöp dağları var, biz orada çiçekler açtıracağız” dedi. Çöp dağlarını oluşturan kim CHP. Oraya çiçeği de AK Parti biz getireceğiz dedi. Tabii ona Saadet Partisi de başka bir cevap verdi O’da Türk siyasi halinin en büyük mizah kapağı olarak da geçmiştir.” ifadelerini kullandı.

Programın tamamını aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=7Rv6Rq-j2jc