Öyle yüceltildi ki, insanın kendini susturması olgunluk, yaralarını gizlemesi güç, katlanması karakter sayıldı.
Oysa bazı suskunluklar, idare ediyorum'lar, katlanmalar, görmezden gelmeler, kendimizden vazgeçmenin en nazik, en sessiz cümleleriymiş.
İnsan her şeye sabrettiğini zannederken, en çok kendine hiç sabretmiyormuş.
Bir yerden sonra da bu hâlin adı değişiyormuş. Sabır olmaktan çıkıyor, tükenmişlik oluyormuş.
En çok sabırlı olanlar bağırmaz. Kapı çarpmaz. Hesap sormaz. Kavga etmez.
Sadece bir gün, ilişkiden, işten, hayattan sessizce çekilir.
En tehlikeli an da tam burasıdır. Hâlâ gülümsüyorlarken, herkes Ne kadar sakin derken, içeride her şeyin yerle bir olması. O an kurulan tek bir cümle de Yeter! dir.
Hiç de belli etmiyordu denir. Oysa mesele bellidir. Belli etmenin ayıp sayıldığı bir yerde, insan içine atmayı marifet zanneder.
Bize sabrı öğretirken, sınırı öğretmediler.
Boş ver!
Alttan al!
Büyüklük sende kalsın! dedikçe dediler. Biz de her seferinde bir basamak daha aşağı indik.
Sınır öğretilmedi.
Sınırı olmayan sabırda ise başkalarına konfor bize de yük oldu.
Oysa sınır koymak,
Ben buraya kadar varım.! diyebilmektir.
Bu cümle söylendiğinde kırılan şey ilişkiyse, orada sevgi değil, alışkanlık vardır.
İnsan kendini korumayı öğrendiği gün yalnızlaşmaz. Netleşir.
Sabırlı insanlar ilginçtir.
Herkesin sinirini tolere ederler ama kendi sinirlerini bastırırlar.
Adeta içlerinde sessiz bir müşteri hizmetleri vardır.
Toplumun ücretsiz müşteri hizmetleridir.
Herkes şikâyet eder, herkes yükünü bırakır.
Ama kimse dönüp Sen iyi misin? diye sormaz.
Oysa hiçbir sistem, sürekli bastırılan duygularla sonsuza dek çalışamaz.
Bir yerden sonra çöker.
Sessizce.
Kimseye haber vermeden.
Gerçek sabır, kendinize ihanet etmeden dayanabilmektir.
Gerçek tolerans, saygısızlığa açık kapı bırakmadan, saygıyı şart koşabilmektir.
Sınırı olmayan sabır bir erdem değil, ihmaldir.
Kalbinizin yorulduğu, sesinizin kısıldığı, ben demeyi unuttuğunuz yerde sabır bitmez, cesaret başlar.
Bazen hayatta kurulan en sağlıklı, en onarıcı cümle,
Buna daha fazla tahammül etmek zorunda değilim! dir.
Bu cümle, kendini nihayet ciddiye alanların cümlesidir.
Herkes için sabırlı olabilirsiniz.
Ama kendinize karşı asla.




