Afyonkarahisar
DOLAR17.2825
EURO18.0989
ALTIN1009.8

Demokrat Parti ağır bedeli ödeyen akademidir - Muhammet Enes Cihat Önder

Demokrat Parti ağır bedeli ödeyen akademidir - Muhammet Enes Cihat Önder

Demokrat Parti ağır bedeli ödeyen akademidir

 

Afyonkarahisar DP İl Gençlik Kolları Başkanı Muhammet Enes Cihat Önder; editörümüz Songül Kayar’ın gençlerle yaptığı “Biz Bize” yazı dizisi  ile röportajında DP Türkiye’nin Siyaset Akademisi olduğunu ifade ederek “ Demokrat Parti Türkiye siyasetinin mihenk taşıdır. Siyaset bir bilimse, eğitimse Demokrat Parti bu eğitimi veren ve demokrasi için en ağır bedeli ödeyen akademidir” dedi.

Afyonkarahisar DP İl gençlik Kolları Başkanı Muhammet Enes Cihat Önder ile yaptığımız röportajı iki bölüm halinde yayınlayacağız.

Bugün yayınlayacağımız bölümde Muhammet Enes Cihat Önder’in siyaset ve partisi ile ilgili düşüncelerini, kendi kuşağı ile ilgili düşüncelerini, geçmişteki DP’liler ile ilgili düşüncelerini okuyacağınız.

 

I.

 

Merhaba; bize kendinizi anlatır mısınız?

Adım Muhammet Enes Cihat Önder. Afyonlu ’yum ve burada ikamet ediyorum. Lise eğitimimi  Anadolu Ticaret Meslek Lisesi’nde  tamamladıktan sonra Jandarma Astsubay Meslek Yüksek okulu’ndan 2016 yılında ayrılarak Uşak Üniversitesi Muhasebe Bilgi Sistemleri bölümüne başladım. 2020 yılında Muhasebe Bilgi Sistemleri bölümünden mezun oldum.  2021 yılında kayıt olduğum Afyon Kocatepe Üniversitesi Mali Hukuk Bilim Dalında Yüksek Lisans Eğitimine devam etmekteyim. S.M.M.M  Mehmet ACAR muhasebe bürosunda Stajyer Mali Müşavir olarak mesleki eğitimi tamamlamaktayım.

 

Siyaset Yapmak için Niçin Demokrat Parti’yi tercih ettiniz?

 

İlk olarak hürriyetçi düşünme özgürlüğünü savunup ülkemizin bugünlere gelmesinde 1946’dan bu yana çok  önemli bir paya sahip olması bunların yanında misyonunu kanıtlamış aynı şekilde de şu an kaliteli bir vizyon ortaya koyup her görüşe saygı duyduğu

 için Demokrat Parti.

 

Niçin MHP, CHP veya başka bir parti değil de DP?  

 

-Köklü bir geçmişi olup merkez sağın kurucusudur.  CHP Türkiye Cumhuriyetini kurmuş, DP de imar etmiştir. Türkiye’de yapılan politikalardan Demokrat Parti’yi çıkartmak imkansızdır. Demokrat Parti Türkiye siyasetinin mihenk taşıdır. Siyaset bir bilimse, eğitimse Demokrat Parti bu eğitimi veren ve demokrasi için en ağır bedeli ödeyen akademidir. Türkiye’de merkez sağ olarak adlandırabileceğimiz kulvardaki çoğu siyasetçi bu partide yetişmiştir.

 

Dikkat ederseniz kendilerine merkez sağ diyemeyen kendilerini başka sıfatlarla adlandıran bazı partiler siyasi risklerden bahsederken hep hep Adnan Menderesin sözünü, sözlerini hatırlatırlar. Cumhur ittifakının ülkeyi getirdiği durum ortada ve kendilerine biz Merkez sağız diyemiyorlar ama Merkez sağın Türk siyasetindeki bedel ödemişliğini hep kullanıyorlar. Her seçim öncesindeki propaganda döneminde billboardlarda DP’nin şehit liderlerinin nasıl sömürüldüğünü görürsünüz. Bu yüzden DP Türkiye’nin siyaset akademisidir diyorum.

 

Demokrat Partinin merkez sağ olarak var olmuştur ve demokrasi kesintilerinin sonrasındaki yıllarda varlığını Adalet partisi, Doğru yol Partisi, Anavatan partisi gibi adlarla mösyonunu ve ruhunu devam ettirmiştir. Daha sonra ayrı bedenlerde olmanın aynı ruhu taşımaya kifayet etmediğini görerek aynı köklerden beslenen varlığını sürdüren  Anavatan Partisi ile Doğru Yol Partisi çıkış noktaları olan 1946 ruhuna geri dönerek Demokrat Partiyi tekrar hayatileştirmişlerdir.

 

Neden Demokrat Parti sorunuza gelince : DP’nin dününü anlattım. Bir Partinin dününün yarınla buluşması için bugününe bakmak gerekir. DP’nin başında bugün Türkiye’nin en genç genel başkanı var. DP’lilik genel başkanımıza deden geçmiştir. Biz buna alaylı diyebiliriz. Bununla beraber özgeçmişinizi okursanız Üniversite eğitimini Bilkent Üniversitesi Kamu Yönetimi ve Siyasal Bilgiler Fakültesinde Siyaset Bilimi bölümü mezun olduğunu , yurt dışında siyaset bilimi üzerine mastır yaptığını göreceksiniz. Yani bizim genel Başkanımız DP’ye paraşütle inen genel başkanlardan değildir. Hem alaylıdır, hem de mekteplidir.

Genç olarak siyaset yapacaksam genç, dinamik bir lider ile birlikte köklü bir geçmişe sahip çıkmam sebebimden dolayı tercihim Demokrat Parti olmuştur. Herkesi kucaklayan ve dinleyen değer veren, ötekileştirmeyen, milli ve manevi değerlerimize sahip çıktığı için  dünden bugüne tek parti Demokrat Parti’dir.

 

Bir soru daha sorup parti konusundan başka bir konuya geçeceğim. DP’nin bugünkü durumu nedir. İstediğiniz yerde mi?

 

Demokrat Parti şu anda üye sayısı olarak ilk 5 partinin içindedir. Dediğim gibi merkez sağ olduğu için üye potansiyeli vardır.

 

-Ama oy durumu?

Oraya geleceğim, maalesef sistemli bir şekilde sağ savrulma yaşamıştır. Demokrat Parti’nin yediği dip dalgaları, algıları, ön yargıları hiçbir parti yaşamamıştır. Bu savrulmadan eski Genel Başkanlarımız da nasibini almıştır.

 

-Ben de onu soracaktım. Mesela Tansu Hanım, Süleyman Soylu şimdi neredeler?

Biz isterdik ki eski genel başkanlarımızla, başbakanlarımızla, bakanlarımızla aynı çatının altında kalalım, siyaseti dün olduğu gibi bu günde birlikte yapalım. Ama insanların kalbini bilemiyorsunuz. Ben varsam zihniyetindeki ve rüzgara göre hareket eden insanların yüreğini bilemiyorsunuz. Gönül öyle isterdi ama başka yerdeler. Ama bakın sığıntı gibiler. Hiç biri ağzını doldura doldura ben merkezden sağdanım diyemiyor. Neden diyemiyor, bazı kolaylıklardan ve güçten yararlandırıldıkları için devşirildiler çünkü… Neyse biz yinede yüreğimizi ve kapımızı onlara açıyoruz, biz buradayız diyoruz. Gelirler veya gelmezler bilemem. Gelirlerse hiçbir zaman şimdiki konumları gibi sığıntı olmayacaklar. Onlar bizim hane bireylerimizdir. 

 

Bazı programlarda kuşaklar tartışılıyor. Sizce Y kuşağı diye ortak duygu-düşünce ve refleksler gösteren bir kuşak var mı? Kendinizi hangi kuşak içinde görüyorsunuz?

 

Tabi ki de vardır. Bende kendimi bu Y kuşağından görüyorum. Y kuşağı, özgürlüğüne düşkün ve teknolojiyi yakından takip eden bir nesildir. Bu kuşakta doğan bireyler çalışmayı dar kalıplarda sevmeyen, aksine her şeyi eğlenceli hale getiren, çocukluk yıllarını sokaklarda oyun oynayarak geçiren son nesildir. Herhangi bir konuda kısıtlama ve baskı altında kalmaktan ve katı kurallardan hoşlanmazlar. Akranlarının görüşlerine kendilerinden yaşça büyük insanlardan daha çok değer verirler.Y kuşağı; internet üzerinden alışveriş yapan, öğrenmeye istekli, aynı anda birden fazla işi yapabilen, sabırsız, geleceğe değil şimdiye odaklanan, birebir iletişime önem veren, esnek çalışma koşullarını seven, sık iş değiştirmekte sakınca görmeyen, özellikle iş hayatında açık ve net talimatlar bekleyen, topluma katkıda bulunmaktan çok para kazanmaya önem veren, sosyal iletişim ağıyla (Twitter, Facebook, YouTube, Google, MSN...) iletişim kuran, çalıştığı işyerinde ilerlemek için gerekli görülenden uzun saatler çalışmayı tercih eden ve özgüvenleri yüksek bireylerdir.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar