Afyonkarahisar Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Psikolojik Danışman ve Uzman Aile Danışmanı Sevda Doğan Medya03’de ‘Sözün Özü’ programında Rasime Fedakar’ın konuğu oldu.
CUMHURİYETLE BİRLİKTE KADIN DAHA GÖRÜNÜR VE ÖNEMLİ POZİSYONA GELDİ
Türkiye’nin Fransa, İngiltere, İsviçre dahil birçok ülkeden önce kadına seçme ve seçilme hakkı verdiğini, Atatürk devrimleriyle kadının daha görünür ve önemli bir pozisyona geldiğini ifade eden Sevda Doğan konuyla ilgili şunları söyledi: “Cumhuriyet'le birlikte kadının önemi daha görünür hale geldi. 1926’da Türk Medeni Kanunu'nun kabulüyle birlikte şeriata dayalı aile hukuku yerine modern hükümler getirildi. Kadınları ekonomik ve sosyal yönden koruyan dini nikah yerine resmi nikah getirildi ve kadınlar erkeklerle aynı öneme sahip oldu. Aynı haklardan yararlanabildiler. 1930’da Belediye seçimlerinde seçme hakkı, 1934’te de genel seçimlerde seçilme hakkı verildi kadına.
Türkiye kadınlara iç siyasi haklar tanıyan ülkelerden biri oldu. Fransa, İngiltere, İsviçre dahil birçok ülkeden daha önce kadınlara hem seçme hem seçilme hakkı veren ülkelerden biri oldu Türkiye. Atatürk devrimleriyle birlikte Cumhuriyet'le birlikte kadın daha görünür ve önemli bir pozisyona geldi.”
CUMHURİYETLE BİRLİKTE KADIN HAKLARI GÜVENCE ALTINA ALINDI
Sevda Doğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Öncesine bakıldığında kadın nüfusta sayılmıyormuş. Kayıt dışı olan kadının varlığı bu devrimlerle beraber resmiyet kazanmış. Hatta nüfus sayımında sadece erkekler sayılırmış, kadınlar da erkeklere tabi imiş. İki kadının şahitliği, bir erkeğin şahitliğine denk gelirmiş. Böyle olduğu için de kadın ve erkek arasındaki eşitsizlik o dönemlerde, cahiliye dönemlerinde çok daha fazlaymış. Cumhuriyet devrimleriyle beraber kadınlara mirastan eşit hak alma Cumhuriyet ile birlikte güvence altına da alınmış oldu.”
TÜRKİYE’NİN İLK KADIN MUHTARI GÜL ESİN KADINLARIN GÜCÜNÜ ORTAYA KOYDU
Türkiye’nin ilk kadın muhtarı olan Gül Esin’in o günden bugüne kadınların gücünü ortaya koyan bir isim olduğunu ifade eden Sevda Doğan, ilk kadın muhtar olan Gül Esin’in hikayesini şu sözlerle anlattı: “Gül Esin’in hikayesinden bahsetmek istiyorum. Bundan tam 93 yıl öncesine dayanan bir hikaye. O günden bugüne gelen, bize uzanan ve kadının önemli olmadığı o dönemlerde. Gül Esin gibi bir kadın çıkmış ve erkeklerle birlikte eşit oy hakkı istemiş. Şöyle ki, Aydın'ın Çine ilçesinin Demirci Sipahi köyünde yaşayan bu kadın muhtarlık seçimlerinde aday olmak istemiş. Bir gün köyde bir fısıltı yayılıyor ve Gazi Paşa kadınlara muhtar olma hakkı verildi deniliyor.
O gün tam 32 yaşında olan bu genç kadın, seçimlerde ben de erkekler gibi oy kullanmak, seçilen kişi olmak isterim diyor ve karşısında da tam 7 tane erkek var. Tarlada çalıştığı kadınlar, diğer insanlar da O’na destek oluyorlar ve muhtar olarak seçiyorlar Gül Esin'i.”
KAHVEHANELERDE KUMARI YASAKLAMIŞ, KIZ ÇOCUKLARININ OKUMA ORANINI ARTIRMAYA ÇALIŞMIŞ
Gül Esin’in ilk kadın muhtar olarak tarihe geçtiğini ve ilk işinin kahvehanelerde kumar oynamayı yasaklamak olduğunu anlatan Sevda Doğan şunları söyledi: “Bakıldığında Gül Esin’e o günlerde erkek adayları geride bırakıp muhtar olarak seçilmesi köylünün de artık kadınları farklı bir yere, farklı bir konuma getirmesini sağlıyor. O Türkiye'deki ilk kadın muhtar olarak tarihe geçmiş. Çok da cevval bir kadınmış. İlk ne yapmış diye merak ederseniz o mührü eline alır almaz kahvehanelerde kumar oynamayı yasaklamış. Ve kız çocuklarının okuma oranını arttırmak için kız çocuklarını okula göndermiş. Kız kaçırma çok yaygın olduğu için buna son vermek adına girişimlerde bulunmuş. Okuma yazma seferberliği başlatmış köyde.”
GÜL ESİN’İN ELİNDEKİ O MÜHÜR BUGÜN KADINLARA ‘HAYIR’ DEME HAKKI VERİYOR
Sevda Doğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Gül Esin’in elinde ne parası ne pulu varmış. Bunları yaparken sadece eşit hak almış olması erkeklerle bu devrimler sayesinde eşit bir pozisyona gelmiş olması birçok yeniliği de yapabilmesine olanak tanımış. Tam bir Cumhuriyet kadınıymış. Atatürk'ün yokluk, sefalet içinde yaşayan o dönemdeki şartları, koşulları düşünecek olursak ve kadınlara da bir insan muamelesi yapılmadığını göz önünde bulunduracak olursak, Gül Esin çıkmış karşısındaki 7 tane erkeği devirerek muhtar seçilmiş. Gül Esin’in elindeki o mühür bugün bizim hayır deme hakkımız oluyor. Gül Esin o günden bugüne uzanan kadınların gücünü ortaya koymuş oldu.”
ŞİDDET KADER DEĞİL, İNSANLIK SUÇUDUR
“Bir kadına gösterilen şiddet kader değildir, bir insanlık suçudur.” diyen Sevda Doğan, “Hiçbir kadın, insan, canlı şiddeti hak etmez. Evde çocuklar da buna tanık oluyorlar. Annesi aşağılanarak büyüyen bir çocuktan sağlıklı olmasını bekleyemezsin. Mutlaka davranışlarıyla bunu gösterecektir. Evde o ilişkinin içerisinde doğup büyüyor çocuklar. Bir baba veya kadın eşine şiddet gösterdiğinde çocuk yine kötü bir model hayatına devam ediyor. Eşlerin birbirlerine gösterdikleri yıkıcı davranış biçimi maalesef bütün aileyi toplumu etkiliyor ve çocuklar da oyun hamuru gibiler. Hatta birçok araştırma yapılmış bununla ilgili anne karnındayken çocuklar ne hissediyorlarsa, istenen ya da istenmeyen bir bebek yaşamlarını onun üzerine temellendiriyorlar.”
ŞİDDET GİZLİ BİR SALGIN GİBİ!
Şiddetin en büyük probleminin öfke problemi olduğunu, gizli bir salgın gibi topluma öylesine yayıldığını ve herkese sirayet ettiğini ifade eden Sevda Doğan, “2025 yılında TÜİK bir araştırma yapmış ve bu araştırmaya göre kadınların ne kadar şiddete maruz kaldığını tespit etmiş. Buna göre; %28.2’si psikolojik şiddet, %18,3’ü fiziksel şiddet, %10,9’u ısrarlı takip, %8,3’ü dijital şiddet ve %5,4’ü cinsel şiddet yaşıyor. Ve şiddetin en büyük problemi de bu araştırmaya göre öfke problemi olarak tanımlanıyor. Burada küresel ölçekte baktığımızda bu sadece bizim ülkemize has bir problem değil. Dünya genelinde yaşanan bir sorun. 676 Milyon kadın ve kız çocuğu ölümcül çatışmaların 50 km yakınında yaşıyor.
Bugün yoksulluk, çocuk evliliği ve şiddet gibi sorunlar nedeniyle 129 Milyon çocuk eğitim, okul dışında kalıyor. Kadına yönelik şiddetin önüne geçmek için de bu durumun bir hak ihlali olduğunu kavramak gerekiyor. Buna yönelik bir takım yaptırımlar uygulanmalı. Cezasızlık politikasından bir an önce vazgeçilip yapılan davranışın iyi hal indirimi gibi yapılan yanlış yapılan kusur veya şiddet her neyse birebir karşılığı verilmeli. Şiddete karşı kesinlikle sıfır tolerans ilkesi güdülmeli. Şiddet maalesef gizli bir salgın gibi toplumda o kadar öylesine yayılıyor ki herkese sirayet ediyor.”
KIRSALDAKİ KADINLARA ULAŞMALIYIZ
Kadınların eğitim olanaklarının artırılması konusunda görüşlerini paylaşan Sevda Doğan, “Özellikle kırsaldaki kadınlara ulaşmak gerekiyor. Çünkü orası daha kapalı bir toplum. Biz ne kadar sosyalleştirsek, ne kadar sosyal gruplara dahil olursak ki! İl merkezindeki kadınlar çalışıyorlarsa küçük gruplar içinde yer alabiliyorlar. Ama kırsalda, köydeki kadınlar Afyonkarahisar'ın nüfusunu düşündüğümüzde daha çok kırsala yayılan bir nüfusu var. Buraya baktığımızda aileler buranın gelenek göreneği belli bir çevrede yer alıyorlar. Bir mahallede hepsi iç içe. Böyle olduğunda dışarıya çıkılmadığında, içeride yaşanan sorunu müdahale etmekte zor oluyor.”
FİNLANDİYE KÖY ENSTİTÜLERİNİ ROL MODEL OLARAK ALMIŞ
Bütün dünyanın gıptayla baktığı Finlandiya’nın eğitim sistemi olarak köy enstitülerini rol model aldığını ifade eden Sevda Doğan şunları söyledi: “Atatürk döneminden bahsedecek olursak, o dönem köy enstitüleri varmış. Köy enstitüleri bence yeniden faaliyete geçirilmeli. Bu model Cumhuriyet döneminde bozkırı yeşertme dönemi olarak adlandırılıyor ve insanlar bir yandan dünya klasikleri okurken bir yandan tarlada çalışıyorlar veya inşaatta duvar örüyorlar. Hem üretiyorlar hem eğitim görüyorlar. Bugün baktığımızda insanlarımız kitap okumuyorlar. Hal böyleyken okuma oranları nasıl arttırılabilir? Halk eğitimler aracılığıyla olabilir veya bazı programlar farklı şekilde düzenlenebilir. Bugün tüm dünyanın gıptayla baktığı Finlandiya eğitim sistemini köy enstitülerini rol model olarak alıyor kendisine. O yüzden bir dönüşüm yaratmak istiyorsak toplumda eğitim sistemimizi düzeltmeliyiz. Anne babaların eğitiminden önce başlamalıyız.” dedi.
Programın tamamını aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.




