İletişimde ayar meselesi

İnsan ilişkileri, çoğu zaman yüksek sesle bozulmaz.

Abone Ol

Sessizlikle bozulur. Söylenmeyen bir cümleyle ya da gereksiz yere söylenmiş bir fazla sözle. İnsan ilişkileri, en çok iyi niyetle bozulur. Ölçüyü kaçırıp, dozu ayarlayamadığımızda. Ben böyleyim! cümlesine sığınıp karşı tarafın alanını zorladığımızda. Her şeyi anlatıp kendimizi tüketip ya da hiçbir şey söylemeyip içimizde biriktirdiğimizde. Konuşmak bir ihtiyaçtır. Ama her ihtiyaç, her an karşılanamaz ki. Tıpkı açlık gibi. Açken yediğin şey bizi iyileştirebilir de, hasta edebilir de. Konuşurken de ölçülü olmalıyız, sustuğumuzda da ölçüyü tutturmalıyız. Ne fazla konuşmalı ne de fazla susmalıyız. Kelimelerle suskunluk arasında kurulmuş hassas dengeyi, iyi niyetli aşırılıklar yüzünden bozmamalıyız.

Bazılarımız sevgisini sözcükle gösterir, bazıları da sessizlikle. Orada da ince bir çizgi vardır. Sevgi anlatılmazsa eksik kalır, fazla anlatılırsa da etkisini yitirir. Her duyguyu her an dile getirmek samimiyeti her şeyi içine atmak da olgunluğu göstermez. Çoğu zaman sessiz bir kırılmanın ayak izleri de olabilir. Çok konuşan anlaşılmadığını düşünür. Kontrolsüzce söylenen her düşünceyi dürüstlük sanır. Oysa dürüstlük, herşeyi filtresizce konuşmak değildir. Çok susan da derin sanır kendini içten içe kırılır, küser, uzaklaşır. Kimsenin beklemediği bir anda, zamanında söylenmeyenler yüzünden patlar.

Her ikisi de aynı yerde yanılır. İnsan bazen susarak büyütür karşısındakini, bazen konuşarak küçültür.

Her gerçeğin söylenme zamanı vardır. Her sessizliğin de boğazda düğümlenmeden önce açılması gereken bir anı.

Bazen susmamız gereken yerde konuşuruz. Bazen de konuşmamız gereken yerde boşver! deyip geçiştiririz. Sonra da neden anlaşılmıyorum? diye hayata sitem ederiz.

Hayat ne yapsın?

İletişim de denge, ne her gerçekleri acımasızca söylemek ne de her acıya susarak ortak etmektir. Denge, haklı çıkmaktan öte bağı koparmamaktır. Yerinde söylenmiş cümlelerle ölçülü olabilmektir. Denge, söyleyeceğini bilmek kadar, söylememeyi de seçebilmek olgunluğudur. Çünkü sağlıklı iletişim ne her şeyi anlatma mecburiyetidir ne de her şeye katlanma zorunluluğu.

Ölçüyü bilen insan, hem kendini yormaz hem karşısındakini kaybetmez. En önemlisi de dengede kalan insan, hayatta da daha az kırılır.