GÜNDEM

Her eleştiri de sanata hizmet etmez!

Son zamanlarda amatör Türk müziği korolarını eleştiren eleştirene...

Abone Ol

Bir konser sonrası yapılan yorumlara bakıyorsunuz...

Bu ne biçim ses? Dinlemeye tahammül edemedim. Bu kadar kötü okuyacaksa neden sahneye çıkıyor?

Bu ne biçim şef? Konserde göbek atılır mı? Bu ne biçim kıyafet! Daha niceleri...

Bu eleştirilerin bir kısmında haklılık payı olsa da.. Bu kadar acımasız ve sert yapılınca... Bu müziğe gönül verenlerin hevesini de kaçırıyorlar.

Evet...

Türk müziği özen ister. Makam bilgisi ister. Usûl bilgisi ister. Diksiyon ister. Tavır ister. Bir eserin güftesine, bestesine ve ruhuna saygı ister.

Evet, bazen dinleyiciyi zorlayan sesler duyuyoruz. Evet, bazen solo seçimi konusunda daha dikkatli olunması gerektiğini düşünüyoruz. Evet, bazen şeflerin daha objektif, daha liyakatli kararlar vermesi gerektiğine inanıyoruz.

Bütün bunlar doğru...

Ama bir başka gerçek daha var. Amatör koroların büyük çoğunluğu, Ne konservatuvar, Ne Devlet korosu, Ne de Opera sahnesi...

Adı üstünde... Amatör koro. Yani müziği seven insanların, hayatın yüküne kısa bir mola vermek için, bir araya geldiği yer.

Sanki koroya katılmak isteyen herkes önce jüri karşısına çıkmalıymış gibi...

Sanki müzik sevgisi yerine diploma konuşmalıymış gibi... Sanki sesi güzel olmayan insanların, müzikle bağ kurma hakkı yokmuş gibi... Herkes sosyal medyada birşeyler paylaşıyor...

Peki soruyorum... Bu insanların hepsini aynı profesyonel ölçüyle değerlendirmek ne kadar adil?

Her koroyu aynı kefeye koymak doğru değildir.

Bir konservatuvar korosuyla, bir amatör koronun amacı, aynı değildir.

Bir devlet korosuyla da amatör müzik topluluğunun, beklentisi aynı değildir.

Birinin önceliği sanatsal mükemmeliyet olabilir.

Diğerinin önceliği ise sosyalleşmek, nefes almak ve hayata tutunmaktır.

Kimisi sosyal dayanışma için vardır. Kimisi kültürel mirası yaşatmak için... Kimisi ileri düzey müzik üretmek için... Kimisi ise insanların ruhuna iyi gelmek için...

Bunların hepsi değerlidir. Fakat hiçbirinin diğerini küçümseme hakkı yoktur. Çünkü müzik bir yolculuktur. Kimileri o yolculukta koşar. Kimileri yürür. Kimileri sadece manzarayı izler.

Ama hepsi aynı yelpazenin içindedir.

Kimse birkaç saatliğine hayatın yükünü unutmak isteyen insanları küçümsememelidir.

Ama aynı şekilde hiçbir topluluk da nasıl olsa amatörüz diyerek, gelişim sorumluluğundan kaçmamalıdır.

İşte denge tam burada kurulmalıdır.

Ne acımasız eleştirilerle insanların hevesi kırılmalı... Ne de alkış uğruna kalite tamamen göz ardı edilmelidir.

Bir insanın sesi mükemmel olmayabilir.

Ama heyecanı gerçektir. Tekniği eksik olabilir. Ama sevgisi gerçektir. Belki bir makamı, usulü bilemeyebilir.

Ama müziğe duyduğu saygı gerçektir.

İşte tam da bu noktada şeflere büyük görev düşüyor.

Çünkü şeflik de el kaldırıp konser yönetmek değildir.

Şeflik biraz da insan yönetmektir.

Bir gönlü kırmadan yön gösterebilmektir.

Bir insanın hevesini kırmadan geliştirebilmektir.

Doğru yerde cesaret vermek...

Doğru yerde biraz daha çalışalım! diyebilmek...

En önemlisi...

Kimin hangi eseri okuyabileceğine, liyakatle karar verebilmektir.

Kaliteyi savunmak başka şeydir...

İnsanları eleştirmek başka şey.

Bir eksiği göstermek başka şeydir...

Bir sesin gelişime ihtiyacı duyduğunu söylemek başka şeydir...

Bir hevesi öldürmek başka şey.

Ne yazık ki son yıllarda, amatör koro camiasında eleştirinin tonu giderek sertleşiyor.

Oysa sanatın dili incelik olmalıdır.

Çünkü kırılan bir kalp, yeniden şarkı söylemek istemeyebilir.

İnsan kaybetmek de en kolayıdır.

Hele de zaten azınlıkta olan amatör Türk müziği gönüllülerini kaybetmek büyük kayıptır.

Bu vefalı nesilde gittikten sonra bu müziğe kim sahip çıkacak? hiç düşündünüz mü?

Elbette korolar gelişmeli.

Yeni repertuvarlar denenmeli.

Daha fazla eğitim alınmalı.

Daha çok çalışılmalı.

Daha iyi konserler yapılmalı.

Buna kimsenin itirazı yok.

Ama bunu yaparken unutmamamız gereken bir şey var.

Bir koronun amacı,

Bazen bir insanın hayata yeniden tutunmasına vesile olmaktır.

Bazen yıllardır susan bir insanın yeniden gülümsemesini sağlamaktır.

Amatör koroların büyük çoğunluğu, profesyonel sanatçı yetiştirmek için kurulmadı.

Bu koroların kapısından içeri giren insanların çoğu, assolist olmak hayaliyle de gelmiyor.

Kimisi yıllardır içinde taşıdığı müzik sevgisini yaşamak için geliyor.

Belki de artık birbirimize sadece Muhteşemdi! demek yerine...

Daha güzelini nasıl yapabiliriz? diye sormalıyız.

Sanatın olduğu yerde kalite kadar merhamet de olmalıdır.

Bu yüzden amatör koroları eleştirirken, biraz daha vicdanlı olmak gerekiyor.

Çünkü bir toplumun kültür seviyesi,

Birbirinin sesine ne kadar saygı duyduğuyla da ölçülür.