İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, haftalık basın toplantısında ülke ve yerel gündemle ilgili bir çok konuda açıklamada bulundu. Yunan Gazeteci’nin Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’a yönelik yaptığı hadsiz paylaşımı eleştiren Mısırlıoğlu şunları söyledi:
“CUMHURBAŞKANINA YÖNELİK SEVİYESİZ SALDIRILAR, MİLLETİMİZİN ORTAK İRADESİNE YAPILMIŞ BİR SAYGISIZLIKTIR”
“Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan hadsiz paylaşımlar da, Türkiye Cumhuriyeti’ni itibarsızlaştırma girişimleri de kabul edilemez Bir Yunan gazetecinin, sosyal medya üzerinden yaptığı; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı doğrudan hedef alan, Türkiye Cumhuriyeti’ni itibarsızlaştırmayı amaçlayan ve açıkça provokasyon içeren paylaşımı, ifade özgürlüğüyle açıklanamayacak kadar saygısız ve hadsizdir.
Bu tür içerikler gazetecilik değil, algı operasyonu ve siyasi kışkırtmadır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin seçilmiş cumhurbaşkanıdır. Bu makama ve temsil ettiği millet iradesine yönelik her türlü ima, benzetme ve montajlı kurgu; yalnızca bir kişiyi değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni hedef almaktadır. Hiçbir yabancı gazeteci, Türkiye’nin iç siyaseti üzerinden hakaret, küçümseme ve itibarsızlaştırma dili kullanma hakkına sahip değildir.
Öte yandan şunu da açıkça belirtmek gerekir ki; içeride kullanılan özensiz, ayrıştırıcı ve cumhuriyet’in anlamını zedeleyen söylemler, dışarıdan gelen bu tür hadsiz açıklamalara zemin hazırlamaktadır. Cumhuriyet’i tartışmalı hale getiren her dil, farkında olarak ya da olmayarak Türkiye’ye karşı yürütülen algı savaşlarına hizmet eder.
İyi parti olarak net bir duruşumuz vardır: Türkiye Cumhuriyeti’nin onuru, itibarı ve egemenliği hiçbir yabancı kalemin konusu değildir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik bu seviyesiz saldırılar, milletimizin ortak iradesine yapılmış bir saygısızlıktır.
Cumhuriyet, kişilere, dönemsel siyasi hesaplara ya da dış basının kurgularına kurban edilemez.
Bir kez daha vurguluyoruz: Cumhuriyet bizim kırmızı çizgimizdir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Türkiye cumhuriyeti, dün olduğu gibi bugün de dimdik ayaktadır.”
TOPLUMUN YÜZDE 80’İNİN BİR POŞET KADAR MI DEĞERİ YOK?
Asgari ücrete ve emeklilere yapılan zam üzerinden iktidarı eleştiren Mısırlıoğlu şunları söyledi: "Mesela bir poşetten elli kuruş alınıyordu. Bir Ocak itibariyle bir liradan satılmaya başlandı. Ya poşet düşünün. Bir poşete bile yüzde yüz zam yapan bir iktidar ama kendi emeklisine, asgari ücretlisine dar gelirlisine yüzde 12 ile yüzde 18 arasında bir zammı uygun görüyor. Toplumun yüzde 80'inin bir poşet kadar mı değeri yok sizin yanınızda?
Emekliyi açlığa mahkûm edip, “Haziran’a bakarız” diyerek bu ülkenin insanını küçümsüyor, alın teriyle, emeğiyle, onuruyla açıkça alay ediyorlar. bu, basit bir ekonomi hatası değil; halkı hiçe sayan bir yönetim anlayışının itirafıdır.
Afyonkarahisar’da gerçekler sokaktadır, pazardadır, kiralık ev ilanlarındadır. Bugün Afyon’da ortalama bir evin kirası emekli maaşını aşmış durumdadır. Pazara çıkan emekli artık kilo hesabı yapamıyor; domatesi tane ile, peyniri gramla, eti ise sadece uzaktan görüyor. En düşük emekli maaşıyla bu şehirde yaşamak mümkün değildir.”
TESLİM EDİLEN KONUTLAR YARIM YAMALAK!
Gökçe TOKİ konutlarıyla ilgili eleştirilerde bulunan Mısırlıoğlu şunları söyledi: “Gökçe toki skandalı: 1250 konuttan 600’ü bile teslim edilemedi, teslim edilenler de yarım yamalak! Gökçe TOKİ konutları, AKP iktidarının yıllardır dilinden düşürmediği “sosyal konut” söyleminin gerçekte nasıl bir mağduriyet zincirine dönüştüğünün açık bir örneği haline gelmiştir.
2019–2020 yıllarında hak sahibi olan yüzlerce vatandaş, aradan 6 yıla yakın süre geçmesine rağmen hâlâ evine kavuşamamıştır. Toplam 1250 konuttan yalnızca yaklaşık 600’ü teslim edilebilmiş, o konutlar da ayıplı, kusurlu ve yaşanamaz durumda vatandaşlara dayatılmıştır.
Arsa sorunu ve bürokratik gerekçeler yıllarca bahane edilmiş; ancak gelinen noktada ne gecikmenin ne de ortaya çıkan rezaletin makul bir açıklaması kalmamıştır.
Teslim edilen evler ev değil, ayıplı maldır! Teslim edilen konutlarda vatandaşlara, “eksikler bir ay içinde giderilecek, yılbaşından sonra sorunsuz şekilde oturacaksınız” denilmiştir. Ancak bu sözler tam anlamıyla aldatmacadan ibaret çıkmıştır.
Bugün Gökçe TOKİ’de yaşanan tablo şudur: Duvarlarda kabaran boyalar, şişmiş, yerinden kalkmış laminant parkeler, hatalı ve kesilmiş pvc doğramalar, radyatör altlarında büzülen, kırılan borular, oluk ağızları açık bırakıldığı için binalara sızan yağmur suları,mutfak, banyo ve wc giderlerinde su sızdırmaları, daireleri ve bodrumları basan su baskınları, vatandaşın cebinden çıkan binlerce liralık maddi zarar. Bu tablo, açıkça bir kamu projesi ayıbıdır.
Buradan açık ve net çağrımızdır: Tüm kusurlar eksiksiz ve derhal giderilmelidir, ayıplı daireler için hak sahiplerinden hiçbir bedel talep edilmemelidir, yüklenici firma hakkında idari ve hukuki işlem başlatılmalıdır,
TOKİ ve siyasi sorumlular, Afyonkarahisar halkına açık ve şeffaf bir açıklama yapmak zorundadır.
Bu konunun takipçisi olacağımızı, Gökçe TOKİ sakinlerinin sesi olmaktan geri durmayacağımızı ve bu mağduriyet giderilene kadar susmayacağımızı ilan ediyoruz.” ifadelerini kullandı.





