Moderatörlüğünü Büşra Mihrioğlu’nun yaptığı programın konuğu Alperen Ocakları İl Başkanı Abdülkadir Gündoğan oldu.
ALPEREN OLMAK KOLAY DEĞİL!
Alperenliğin ne demek olduğunu anlatan Başkan Abdülkadir Gündoğan, “Alperenlik ruhu 1000 yıllık bir kültürden geliyor. Hoca Ahmet Yesevi’den, Türkistan topraklarından gelen Alp’lik eski Türklükte komutanlık demek. Erenlikte İslamiyet'te savaş zamanında kılıç kuşanıp savaş meydanlarına giden, normal huzurlu barış zamanlarında ise oturup Kur'an-ı Kerim okuyan, ilimle uğraşan ve tekkelerde ibadetini yapan kişilerden geliyor. Alplik ve erenlik bunların birleşiminden, eski türklükten ve islam inancının birleşmesiyle beraber oluşan şeydir. Alperenlik, Anadolu'nun ilk Türk akımlarının başladığı zamanlarda Anadolu'da Müslümanlığın yayılmasında, Türklerin iskan olarak yerleştirilmesinde büyük önem taşıyan insandır. Günümüzde her daim gerekli olandır Alperenlik. Günümüzde Alperenlik evet biraz zor. Neden? Teknoloji, telefon ve bilgisayarla beraber farkındalık arttı. Gençlerde bu farkındalıkla beraber farklı kültürlerle tanışmaya başladı. Kültürlerden kastımız, dini inançlar, ırklar olabilir veya başka ülkelerin kültürleriyle tanışmak olabilir. Gençler bu kültürleri gördükçe günümüzde ateizm, deizm agnostisizm oranında yükselme görüyoruz. Bu inanışlar kısmında yükseliş görüyoruz. Bu da birazcık teknoloji çağından dolayı geliyor. Alperen olmak bu yüzden birazcık zor."
ABDULLAH ÇATLI VE MUHSİN YAZICIOĞLU’NA SEMPATİM VARDI
Alperenlikle nasıl tanıştığını anlatan Başkan Abdülkadir Gündoğan, “21 yaşındayım, 5 yıldır ocaktayım. 15-16 yaşına girerken arkadaşım vesilesiyle ocağa girdim. Abdullah Çatlı ve Muhsin Yazıcıoğlu'na sempatim vardı. Muhsin Yazıcıoğlu’nun o dönemlerde sosyal medya konuşmaları, sözleri kalbimize nakşedildi. Biz onu siyasi bir lider olarak görmüyoruz. Halkın kendi içinden çıkmış, kimisi şair olarak tabir ediyor. Kimisi de halka mal olmuş bir kahraman gibi görüyor. Bizim için öyle. Siyasetten uzak bir yerde Muhsin Yazıcıoğlu, siyasete sokmakta çok istemiyoruz. Muhsin Yazıcıoğlu'yla birlikte Alperen Ocakları'nı tanıma fırsatımız oldu.”
HEDEFİMİZ GENÇLERİ DÜZGÜN YETİŞTİREBİLMEK
“Ocağa girdiğimizden itibaren bize şunu öğrettiler! Eğitimli gençler olacaksınız, düzenli gençler olacaksınız.” diyen Başkan Abdülkadir Gündoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Çok affedersiniz küfür, sapkınlık etmeyeceksiniz. Ki! Size ileriden bakan kişiler ‘Evet bu Alperen ocaklarına gidiyor, çok güzel yetişmiş. Muhsin Yazıcıoğlu'nun dava arkadaşlarından.’ diyecekler diye öğrettiler.
Biz de göreve geldiğimizden itibaren asıl hedefimiz gençleri düzgün bir şekilde yetiştirebilmek. Biz ocağa girdiğimizde bir abimiz vardı, Allah rahmet eylesin. O abimiz bize şunu söylemişti: “Odun gelir biz onu yontarız, eğer bunu yontamıyorsak dükkanı kapatalım gidelim.’ derdi.
Dediğimiz gibi tahta veya sunta geldiği zaman eğer biz onu yontamıyorsak, işe yarayan bir kaşığa, çatala veya tabağa dönüştüremiyorsak bizim ocakta bir faaliyet göstermemize gerek yoktur. Buranın amacı şudur: Gençlerle beraber pankart asmaya gitmek değildir. Gençlerle beraber hadi çeteleşelim, örgütleşelim Abdülkadir başkanının arkasında gidelim. Abdülkadir başkan kendini mafya zannetsin. Onunla beraber forsumuzu atalım! Bu değil. Ocağın maksadı, anlamı bu değildir. Özellikle Alperen Ocaklarının.”
İSLAM KÜLTÜRÜ DENİLDİĞİNDE AKLA PEYGAMBER EFENDİMİZ GELMELİ
“Gençler kendisini, kültürlerini bilmelidir.” diyen Başkan Abdülkadir Gündoğan, “Gençler Türk kültürünü, islam kültürünü çok iyi bilmelidir. Arap kültürüyle islam kültürünü karıştırılmamalıdır. İslam kültürü denildiğinde akla Peygamber efendimiz gelmelidir. Peygamber efendimizi başa almalı, onu manevi lideri olarak konumlandırmalıdır. Milli liderler derken İsmail Enver Paşa’nın, Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını bilmelidir. Biz göreve geldiğimizden beri bunun üzerinde çalıştık.”
EN BÜYÜK SORUN EKONOMİ
Gençlerin yaşadığı sıkıntılara dikkat çeken Başkan Abdülkadir Gündoğan, “Gençlerin en büyük sorunlarından birisi herkesin dilinden düşmeyen istihdam. İnsanlar para olmadığı, tatile gidemediği zaman kafasını dağıtacak bir şey bulamadığı zaman bunalım geçirir. Süleyman Demirel rahmetlinin bir sözü vardır. “Batılılar enflasyona çok dikkat eder. Dikkat etmelerinin sebeplerinden birisi de şudur, parası olmayan adam hırsız olur, parası olmayan adam namussuz olur.” Bu gerçekten doğru bir söz. Gençlere bu kadar yüklemenin bir manası yok. Gençlerin en büyük sorunu istihdamdan ziyade ekonomik krizdir. Ekonomik kriz çözülürse bu insanlar üniversiteye daha mutlu bakar. Çünkü bazıların parası yok. Şu anda üniversiteye giden gençlerin en az 15-20 bin liraya ihtiyacı var. Bugün bu rakamı karşılayacak aile sayısı çok az. Gençler okumuyor, gençler iş beğenmiyor değil! Gençler okumuyor, parası yok. Gençler iş beğenmiyor değil parayı beğenmiyor. Siz 12 saat çalışan adama 70-80 bin TL. maaş verirseniz zevkle çalışır. Ama 28.000 TL vaat edersen ve genç oradan çıktıktan sonra bu paranın biteceğini bilirse o paraya orada çalışmak istemez. En büyük sorunlardan birisi bence ekonomi, istihdamdan ziyade. İstihdam ikinci planda gelir.”
MUHSİN YAZICIOĞLU SADECE BİR GENEL BAŞKAN DEĞİLDİ
Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’ndan övgüyle söz eden Başkan Abdülkadir Gündoğan, “Muhsin Yazıcıoğlu, hayatında yanlış olan hiçbir şeye doğru dememiştir. Halkın arasında 2+2= 4’tür kelimesi vardır ya! Muhsin Yazıcıoğlu tam olarak odur. Muhsin Yazıcıoğlu hiçbir zaman eğilmemiş, bükülmemiş bir insandır. Bize Muhsin Yazıcıoğlu'nu birkaç örnekle anlat deseler! Muhsin Yazıcıoğlu özürlü denilen kardeşlerimize engelli denilmesini teklif eden, meclise sunan ve bu yasayı kabul ettirerek özürlü olarak tabir edilerek incitilen vatandaşlarımızı engelli kelimesiyle en azından incinmekten kurtaran bir liderdir. Muhsin Yazıcıoğlu sokakta görebileceğiniz mütevazi aynı zamanda sert, aynı zamanda dik duruşlu aynı zamanda duygusal bir adam.
Muhsin Yazıcıoğlu'nu tanımayanlara kim olduğunu anlatayım. Muhsin Yazıcıoğlu, sadece bir genel başkan değildi. Muhsin Yazıcıoğlu şehit edildikten sonra bir arkadaşının konuşması var: “Şehit edildiğini gördüğümde dedim ki! Ya Muhsin sana zaten yatakta vefat etmek yakışmazdı.”
Gerçekten benim tarih sahnesinde yatakta ölmek yakışmaz dediğim iki kişiden birisi Muhsin Yazıcıoğlu diğeri de Enver Paşadır. Bu iki isme yatakta ölmek zaten yakışmazdı.”
YILLARCA İŞKENCE GÖRMESİNE RAĞMEN DEVLET’TEN ŞİKAYETÇİ OLMAMIŞTIR
Muhsin Yazıcıoğlu’nun haksız yere cezaevinde yatmasına rağmen bir gün bile Devlet’i şikayet etmediğini sözlerine ekleyen Başkan Abdülkadir Gündoğan “Muhsin Yazıcıoğlu, 70-80’li yıllarda sağcı-solcu olaylarından dolayı Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı'nda iken hapse atılıyor. Hapiste işkenceler görüyor. Muhsin Yazıcıoğlu o dönemde gördüğü işkencelerin hiçbirinden kurtulamamış. Yakınına yaklaştığınız zaman Muhsin Yazıcıoğlu'nun yüzünde sigara izmarit yanıkları, kesikler görüyorlarmış. Bunlar hiçbir zaman geçmemiş, geçmeyecek kadar derin yaralar almış.
Haksız yere yıllarca hapiste yatan ve hapisten çıktıktan sonra bir gazeteci Muhsin Yazıcıoğlu’na şunu soruyor. Gazeteci diyor ki, “Haksız yere cezaevinde yattığınız ortaya çıktı sayın Muhsin Yazıcıoğlu. Peki diyor, şikayetçi olacak mısınız gördüğünüz işkencelerden dolayı?”
Muhsin Yazıcıoğlu ‘Hayır’ dediğinde gazeteci nedenini soruyor. Muhsin Yazıcıoğlu şu cevabı veriyor: “Biz diyor babamızdan dayak yedik diye komşuya gidelim de komşuya bunu anlatalım. Komşuyla beraber bir olup da babamızı mı dövmeye gelelim mi?” diyor.
Muhsin Yazıcıoğlu halkına ve milletine ömrünü adamış ve millet de onu sahiplenmiş birisi. Biz böyle kabul ediyoruz. Muhsin Yazıcıoğlu, ne olursa olsun mücadelesinden yılmamıştır. Kırk çakal tarafından pusuya düşürülmüş ve bir kurt olarak da hain bir şekilde şehit edilmiş bir liderdir. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Muhsin Yazıcıoğlu, belki bazı hedeflerine ulaşamadı ama her zaman ömrünü milletine adadı.” ifadelerini kullandı.
Programın tamamını aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.