AKÜ Tarih Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi Selman Salman, Medya03’de Moderatörlüğünü AKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Dr. Talat Koçak’ın yaptığı programın konuğu oldu. Programda; Fatih Sultan Mehmet Han’ın Türk tarihi açısından önemi ve İstanbul’un fethine neden gerek duyulduğu konuları konuşuldu.

FATİH SULTAN MEHMET OSMANLI DEVLETİNİ BİR İMPARATORLUĞA DÜNÜŞTÜRDÜ

“Fatih Sultan Mehmet'in büyüklüğü sadece İstanbul'un fethinden kaynaklanan büyüklük değildir.” diyen Selman Salman, “Fatih'in büyüklüğü İstanbul’un fethinden daha büyüktür. Fatih’in Osmanlı Devletini bir imparatorluğa dönüştürme çabası ve bunu başarması, bürokratik kesimi oluşturması. Primus İnter Pares dediğimiz eşitlikler arası birinciliğe artık onu mutlak güç haline getirmesi ve ulaşılmaz bir figür olması Fatih'in büyüklüğünü çok net bir şekilde bize anlatıyor. Bu devlet anlayışını özellikle Osmanlı Devleti'nin devlet bakış açısını farklı parametrelere yönetmesi Fatih zamanında başlıyor.”

SULTAN MURAT İÇİNE KAPANIYOR VE TAHTI İKİNCİ MEHMET’E BIRAKIYOR

“Fatih Sultan Mehmet 1444 yılında tahta geçmişti.” diyen Selman Salman sözlerini şöyle sürdürdü: “Sultan Murat'ın niçin oğlu ikinci Mehmet'e tahtı bıraktığı! Burada bir handikap var. Birincisi: 1440 yılında Macarlara yapılan bir mücadelede Macarların Osmanlı topraklarına kadar ilerlemesi Devlet bürokrasi kesimi tarafından bir eleştiri yaratıyor Sultan Murat'a karşı. Tabii bunun devamında şehzade Alaaddin ölmesi ve Sultan Murat'ın içine kapanmasından dolayı Manisa’ya çekiliyor ve oğlu ikinci Mehmet'e tahtı bırakıyor.”

ULUBATLI HASAN VAR MIDIR YOK MUDUR? TARİHSEL BİR KARMAŞA

Ulubatlı Hasan var mıdır yok mudur? konusuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Selman Salman, “Ulubatlı Hasan’ın varlığı ve yokluğu çok handikaplı bir tartışma konusudur. Bize burada ilk Ulubatlı Hasan'dan bahseden Frantzis diye bir Bizans tarihçidir. İki nüshası vardır! Bir orijinal nüshası, bir de 16 ya da 17. yüzyıllarda Mosionis tarafından eklenen bir ek kitapçığı vardır ki bu kitapçıkta Fatih'e çok edepsizce hitaplar var. Buda Ulubatlı Hasan'dan hitabetlidir. Ama diğer bir kaynak özellikle Türk kaynaklarında bir olay vardır. Babası Süleyman bey'in surlara giren ilk ordu müfrezesi olduğundan bahseder. Keza Sultan Mehmet'in de İstanbul'a kim ilk girerse onu ödüllendireceği gibi bir açıklaması vardır. Bazı kaynaklarda Balaban, bazı kaynaklarda Hamza bey diye geçer. Bu Balaban beyde Rumeli askerlerindendir. Şu da olabilir Süleyman bey'in ordusunda, tümeninde savaşan Ulubatlı Hasan da, Balaban çavuş da vardır ama bu tarihsel bir karmaşa.”

FATİH SULTAN MEHMET’İN BÜYÜKLÜĞÜ BURADAN ORTAYA ÇIKIYOR

Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethinden sonra ihyasına büyük önem verdiğini ifade eden Selman Salman, “İstanbul 1204 yılında Latin istilasından sonra 1264'e kadar sürüyor. Harap, bitik hale geliyor. Hatta Fatih 1453 İstanbul'un fethi gerçekleştikten sonra Lukas Notaras’a kızıyor. “Niçin bu kadar direndiniz? Niçin bana bu kadar şehre zarar verdirdiniz!” diyor.

Sel, önüne ne gelirse sürükleyip götürdü!
Sel, önüne ne gelirse sürükleyip götürdü!
İçeriği Görüntüle

Daha sonra Vezirlerinden Mahmut Paşa'ya, Ahmet Gedik Paşa'ya, Kasımpaşa'ya verdiği emirlerle hepsine bir nahiye, bir mahalle vererek oranın ihyasını gerçekleştirmesini istiyor. Ekonomik olarak da yapıyor. İlk kapalı çarşının onarımı ve tekrardan faal hale gelmesi, Unkapanı, Yağ kapanı, Bal kapanı gibi liman mahallelerde bu kapanların kurulmasını sağlıyor ve şehri ticari bakımından aktif bir hale geliyor. Hatta öyle ki şehrin nüfusu çok az. Bursa'dan Müslüman, Hıristiyan, Rum ve Türkleri şehre doldurmaya çalışıyor Fatih Sultan Mehmet. Bursalılar gitmiyor. “Ne yapacağım orada, köy gibi yer!” diyor o derece.

Fatih Sultan Mehmet 6 Nisan'da elçi gönderiyor fetih gerçekleştirmeden önce Bizans, Roma'ya teslim ol çağrısı yapılıyor üç kere. Bunu yapan da İskandinav oğullarından İsmail bey! Teslim olmuyor. İslam hukukuna göre teslim olmayan bir şehir eğer fethedilirse üç gün yağma hakkı vardır. Fatih Sultan Mehmet 1-1.5 günde bitiriyor. Çünkü o derece yağma var ki! Bir askerin Ayasofya'da mermer taşını kaldırdığını görüyor. Kızıyor, “Burası benim.” diyor. Bu şekilde İstanbul’un ihyasına büyük önem veriyor.” ifadelerini kullandı.

Programın tamamını aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=YN4kCX3x2bw