CHP İl Başkanlığı tarafından 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü program düzenlendi. Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın katıldığı yürüyüş ve basın açıklaması etkinliği Zafer Meydanı’nda gerçekleşti. Programda kalabalığa hitap eden İl Başkanı Hasan Karadeniz şunları söyledi: “Bugün burada, alın terinin, emeğin ve dayanışmanın simgesi olan 1 Mayıs’ı birlikte karşılamanın onurunu yaşıyoruz. 1 Mayıs sadece bir bayram değil; hak arayışının, adalet talebinin ve insanca yaşam mücadelesinin en güçlü ifadesidir. Çünkü biz biliyoruz: Bu ülkenin gerçek sahibi; üreten, çalışan ve alın teri döken emekçilerdir.
Bugün Türkiye’de milyonlarca insan geçim sıkıntısıyla, güvencesizlikle ve adaletsizlikle mücadele ediyor. Ama bizler bu düzenin değişebileceğine inanıyor ve bunu değiştirmeye kararlıyız. Çünkü emeğin hakkını aldığı bir Türkiye mümkündür.
Bizim mücadelemiz yalnızca bugünün değil, yarının mücadelesidir. Çocuklarımızın daha adil, daha eşit ve daha özgür bir ülkede yaşayabilmesi içindir. Hiç kimsenin yoksulluğa mahkûm edilmediği, herkesin emeğinin karşılığını aldığı bir düzeni kurmak zorundayız.
Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi olarak; emeğin, emekçinin ve haklının yanında durmaya devam edeceğiz. Bu ülkenin kaynaklarını bir avuç ayrıcalıklı kesime değil, halkın tamamına adil şekilde paylaştıracağız. Çünkü biliyoruz ki adalet yoksa refah olmaz, refah yoksa huzur olmaz.
Bugün bir kez daha ilan ediyoruz: Bu ülkenin işçisi, memuru, emeklisi, genci ve kadını yalnız değildir. Hep birlikte, omuz omuza vererek bu düzeni değiştireceğiz. Dayanışmayı büyütecek, umudu çoğaltacağız.”
CHP İKTİDARINDA ÇALIŞANLARA VERİLECEK VAATLERİ TEK TEK AÇIKLADI
Karadeniz açıklamasının devamında Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında çalışanlara yönelik vaatleri madde madde açıkladı. Karadeniz, “Herkese geçinebileceği bir ücretle, güvenceli çalışma olanağı sağlanan; eğitim, sağlık, barınma ve sosyal güvenlik hakkının eksiksiz uygulandığı, yurttaşların kendini güvende hissettikleri “Emeğin Türkiye’si” için:
1. Asgari değil, insanca yaşamayı esas alan bir ücret sistemi kuracağız.
Asgari ücreti açlık sınırının üzerine çıkaracak, yoksullukla değil refahla yarışan bir ücret politikası inşa edeceğiz. Hiçbir emekçiyi açlık sınırının altında bir maaşa mahkûm etmeyeceğiz. Ücretleri bilimsel veriler ışığında, sendikalarla birlikte belirleyeceğiz.
2. Taşerona, güvencesizliğe, kayıt dışılığa ve kamuda kayırmacılığa son vereceğiz.
Kamuda ve özel sektörde güvencesiz, kuralsız ve örgütsüz çalışmayı sona erdireceğiz. İstihdamın her alanında güvenceli, kadrolu ve sosyal hakları tam işler yaratacağız. Milyonlarca işçinin sosyal güvenliğe erişimini sağlayacak, prim ve emeklilik haklarını koruyacağız. Kamu emekçileri için siyasi sadakati değil liyakati esas alan bir çalışma hayatını hayata geçireceğiz. Mülakat mağduriyetine son vereceğiz.
3. İnsanca koşullarda yaşanabilir bir emeklilik sistemi inşa edeceğiz.
Emeklilik sistemini adaletli ve sürdürülebilir hâle getireceğiz. Emekli aylıklarını insanca yaşam düzeyine çıkaracağız.
4. Sendikasızlaştırmaya ve toplu sözleşme hakkının gaspına son vereceğiz.
Sendikal örgütlenmenin önündeki tüm engelleri kaldıracağız. Kamu görevlileri dâhil bütün çalışanların grev hakkını uluslararası standartlara uygun biçimde tanıyacağız.
5. Çalışırken ölmeyeceğiz; iş cinayetlerine karşı güçlü bir denetim düzeni kuracağız.
İşçi sağlığı ve iş güvenliğini piyasa koşullarına değil, insan onuruna göre düzenleyeceğiz. İşçi sağlığı ve güvenliğini maliyet kalemi olarak görmeyecek, kamusal bir yükümlülük olarak kabul edeceğiz. Denetimleri artıracak, iş cinayetlerindeki cezasızlığa son vereceğiz.
6. Çalışma saatlerini kısaltacağız, yaşam süresini uzatacağız.
Emeği metalaştıran değil, onurlandıran bir düzen kuracağız. Günlük çalışma süresini 7 saate indirecek, emekçinin hayatın merkezinde olduğu bir refah düzeni kuracağız. “Performans” adı altında mobbinge son vereceğiz.
7. Kıdem tazminatı hakkını gasp ettirmeyeceğiz.
Emekçinin alın teri olan kıdem tazminatına el uzatılmasına asla izin vermeyeceğiz. Bu hakkı kuşaklar arası teminat hâline getireceğiz.
8. Kadın emeğini görünür kılacağız. Cinsiyet eşitliğini emek politikalarının temeline yerleştireceğiz.
Kadınları güvencesiz işlere, esnek çalışma dayatmalarına ve cam tavanlara mahkûm eden düzeni yıkacağız. Kreş hakkını anayasal güvenceye alacağız.
9. Gençlerin geleceğini MESEM’lerle değil, nitelikli eğitim ve güvenceli istihdamla kuracağız.
Çocukların çalıştırılmasını kökten bitireceğiz. Gençleri ucuz iş gücü olarak gören anlayışı tarihe gömeceğiz. İşbaşı eğitim adı altında çırak, stajyer, kursiyer ve bursiyerlerin ucuz iş gücü olarak kullanılmasına son vereceğiz.
10. Vergi yükünü emeğin sırtından alacağız. Toplumsal yaşamı dönüştüreceğiz.
Dolaylı vergileri azaltacak, çok kazananın çok vergi verdiği adil bir vergi sistemini hayata geçireceğiz. Ücretten değil, servetten vergi alacağız. Sosyal harcamaları artıracak, devletin doğrudan yatırımları aracılığıyla toplumsal yaşamı köklü bir şekilde dönüştüreceğiz.” ifadelerini kullandı.