SİYASET

Burcu Köksal kendi işe aldığı kişileri sürgüne gönderiyor, işten çıkarıyor!

Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın kendi işe aldığı çalışanları sürgün niteliği taşıyan görevlendirmelere maruz bıraktığını ifade eden CHP Afyonkarahisar İl Bakanı Hasan Karadeniz, “AKP’ye geçtikten sonra Belediye çalışanları ve yakınları CHP üyeliğinden istifa etmeleri istenmiştir. Daha da vahim olanı bazı çalışanların, tazminat haklarından mahrum bırakılacak şekilde ve işsizlik maaşı dahi alamayacakları yöntemlerle işten çıkarılmış olmalarıdır.” dedi.

Abone Ol

CHP’den istifa ederek AK Parti’ye geçen Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal ile CHP İl Başkanlığı arasında sular durulmuyor. CHP İl Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, Başkan Köksal’ın Belediye’de çalışan ve CHP üyesi olan çalışanların parti üyeliğinden istifa etmeleri için zorlandıkları, bazı çalışanların ise tazminat ve işsizlik maaşı dahi alamayacak şekilde işten çıkartıldıkları iddiasında bulundu.

“BAŞKAN KÖKSAL’A ‘KİMSENİN EKMEĞİYLE OYNANMAYACAK’ SÖZÜNÜ HATIRLATIYORUZ”

Konuyla ilgili CHP Afyonkarahisar İl Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Siyasette en büyük güç makamlar değil, halkın verdiği güvendir. En büyük sorumluluk ise o güvene sadık kalmaktır. Çünkü insanlar siyasetçilere sadece oy vermez; umut verir, emek verir, mücadele verir.

Yıllarca Cumhuriyet Halk Partisi saflarında siyaset yapan, milletvekilliği görevinde bulunan ve CHP örgütlerinin, üyelerinin ve gönüllülerinin emeğiyle belediye başkanlığı makamına taşınan Burcu Köksal’ın bugün geldiği nokta, sıradan bir siyasi tercih değişikliği olarak değerlendirilemez. Bu tablo, kendisine inanan ve destek veren binlerce insan açısından büyük bir kırılma ve derin bir hayal kırıklığı yaratmıştır.

Seçim döneminde Burcu Köksal’ın dile getirdiği “Kimsenin ekmeğiyle oynanmayacak.” sözünü buradan bir kez daha hatırlatıyoruz. Özellikle AKP’ye geçtikten sonra belediyede yaşananlar, bu sözlerle açık bir çelişki oluşturmaktadır.”

“BU ANLAYIŞ EMEKÇİYİ CEZALANDIRMA ANLAYIŞIDIR”

Açıklamanın devamında, “Kendisinin AKP’ye geçişinden sonra belediye çalışanlarına ve yakınlarına çeşitli yollarla baskı yapılarak öncelikle CHP üyeliğinden istifa etmeleri istenmiş, Afyonkarahisar Belediyesi önünde üç gün boyunca gerçekleştirilen “Afyonkarahisar İradesine Sahip Çıkıyor” eylemine katılmamaları için her türlü baskı ve tehdit uygulanmıştır. Eyleme katılan çalışanlar ve yakınları kayıt altına alınmıştır.

Geldiğimiz noktada, bizzat kendi tarafından işe alınan çalışanların sürgün niteliği taşıyan görevlendirmelere maruz bırakılması ve işten çıkarılmaları vicdanları yaralamaktadır. Daha da vahim olanı ise bazı çalışanların, tazminat haklarından mahrum bırakılacak şekilde ve işsizlik maaşı dahi alamayacakları yöntemlerle işten çıkarılmış olmalarıdır. İnsanların yıllarca verdikleri emeğin karşılığını alamamaları, işsiz bırakılmaları yetmezmiş gibi en temel yasal haklarından da mahrum bırakılmaya çalışılmaları kabul edilemez.

Bu anlayış, emekçiye sahip çıkma anlayışı değil; emekçiyi cezalandırma anlayışıdır.”

BELEDİYE MECLİS ÜYELERİNE BASKI VE TEHDİTLER DEVAM EDİYOR

Açıklamanın devamında, “CHP’li Belediye Meclis üyelerinin AKP’ye geçmeleri, bunun mümkün olmaması hâlinde ise istifa ederek bağımsız kalmaları yönünde baskı ve tehditler devam etmektedir. Bunun yanında, kendi döneminde işe aldığı belediye çalışanlarının işten çıkarılmaya başlanması da kabul edilemez bir durumdur.

Kamuoyunun merak ettiği bir başka soru ise şudur: CHP’nin oylarıyla seçilen, CHP örgütlerinin emeğiyle bu makama gelen bir belediye başkanı olarak bugün yaşanan işten çıkarmalarını size mensubu olduğunuz AKP mi yaptırmaktadır? CHP’ye emek veren insanların hedef alınması, işten çıkarılmaları ve sürgün edilmeleri kendi tercihiniz midir, yoksa yeni siyasi adresinizin beklentilerinin bir sonucu mudur?”

HİÇ KİMSE SİYASİ GÖRÜŞÜ NEDENİYLE EKMEĞİNDEN EDİLEMEZ, DIŞLANAMAZ

“Belediyeler siyasi hesaplaşma makamları değildir. Kamu gücü; keyfî ve haksız işten çıkarmaların, farklı düşünenleri sindirmenin veya cezalandırmanın aracı olarak kullanılamaz. Hiç kimse siyasi görüşü nedeniyle baskıya maruz bırakılamaz, ekmeğinden edilemez ve dışlanamaz.

Bugün belediyede yaşanan uygulamalar sadece çalışanları değil, adalet duygusuna sahip herkesi rahatsız etmektedir. Çünkü mesele birkaç personelin meselesi değil; hukukun, adaletin ve vicdanın meselesidir.

Sessiz kalmak, mağdur edilen insanların feryadını duymamak demektir. Sessiz kalmak, emekçinin ekmeğine uzanan anlayışa göz yummak demektir. Sessiz kalmak, adaletsizliğin normalleşmesine izin vermektir.”

BİR GÜN HESABI SORULACAKTIR

“Herkes şunu bilmelidir: Makamlar geçicidir. Güç geçicidir. Bugün sahip olunan yetkiler ve makamlar yarın başkalarının elinde olabilir.

Sular yükselince balıklar karıncaları yer; sular çekilince de karıncalar balıkları yer. Kimse bugünkü gücüne ve üstünlüğüne güvenmemelidir; çünkü kimin kimi yiyeceğine suyun akışı karar verir.

Bu nedenle bugün baskı, tehdit ve hukuksuzlukla insanların ekmeğiyle oynayanlar, emekçileri cezalandıranlar ve farklı düşünenleri sindirmeye çalışanlar şunu unutmamalıdır: Yapılan haksız, keyfî ve hukuksuz uygulamaların elbet bir gün hesabı sorulacaktır.

Bizim mücadelemiz kişilerle değil; haksızlıkla, hukuksuzlukla ve adaletsizlikledir. Bugün susmayanlar, yarın vicdanları karşısında başı dik duranlar olacaktır. Çünkü siyaset gelip geçer; makamlar değişir; ancak insanların hafızasında adalet duygusuna sahip çıkanlar da, o duyguyu yaralayanlar da unutulmaz.” ifadelerine yer verildi.