GÜNDEM

Burcu Başkanın tepkisini hiç hak etmedim, beklemiyordum!

Medya03’de Büşra Mihrioğlu’nun konuğu Afyonkarahisar Belediye Meclisi’nin MHP’li Grup Başkanı Halil İbrahim Baykara oldu. Meclis toplantısında yaşanan gerilimle ilgili konuşan Baykara, “Burcu Başkanla tartışma hiç hoş olmadı. O tepkiyi hiç hak etmedim, beklemiyordum da. Siz; merkezi hükümete, Tayyip beye Devletin imkanlarını kullanarak Belediyelere zulm ediyor diye söylüyorsunuz. Siz de şimdi Belediye’nin imkanlarını kullanarak birine zulmediyorsun.” dedi.

Abone Ol

Moderatörlüğünü Büşra Mihrioğlu’nun yaptığı programın konuğu Afyonkarahisar Belediye Meclisi’nin MHP’li Grup Başkanı Halil İbrahim Baykara oldu. Programda; MHP’nin muhalefet anlayışı, Afyonkarahisar’ın en önemli sorunları, Belediye Başkanı Burcu Köksal’la yaşadığı tartışma olayı, Terörsüz Türkiye ve İYİ Parti’nin bu konuda yaptığı muhalefet ele alındı.

MHP OLARAK MEMLEKETİN YARARINA OLAN HER KONUDA DESTEK OLURUZ

MHP’nin Belediye Meclisi’ndeki muhalefet anlayışıyla ilgili görüşlerini açıklayan Baykara şunları söyledi: “2009'dan bugüne üçüncü dönem belediye meclisindeyim ve üç dönemdir Milliyetçi Hareket Partisi Grup başkanıyım. Bizim muhalefet anlayışımız şöyle: Partimizin ilkeleri doğrultusunda seçimden önce yapacağımız bütün icraatları, faaliyetleri halkımızla paylaşırız, siyaset yaparız. Seçim bitti, herkes oyunu kullandı ertesi gün meclise girdiğimizde! Milliyetçi Hareket Partisi olarak her dönem bunu yapmışızdır. Siyaseti bir kenara bırakırız artık o dakikadan itibaren görevimiz bitinceye kadar 5 yıl siyasetten uzak, Afyon'un Afyonlunun menfaatine olan her konuda! Eğer muhalefet isek destek oluruz iktidara. Faydasız, zararlı veyahut da uygun görmediğimiz her konuda da destek olmayız hatta engellemeye çalışırız. Bizim muhalefet anlayışımız budur. Memleketin yararına olan her şeyde siyasi parti gözetmeksizin, siyaset gütmeden hiçbir takıntımız olmadan görev yaparız.”

AFYON’UN TRAFİK SORUNU OTOPARKLARLA ÇÖZÜLMEZ

Afyonkarahisar’da trafik sorununun otopark yaparak çözülemeyeceğini iddia eden Baykara şunları söyledi: “Afyonkarahisar’ın en büyük problemlerinden bir tanesi herkesin malumu trafik. İkincisi: İmar konuları. Geçmişten gelen bir takımlar sıkıntılar var. Şu anda Belediyemiz ve bütün partiler oy birliğiyle çözmeye çalışıyoruz imar konusunu. Daha önceden yapılan eksik veya yanlış olan şeyler var onların düzeltilmesi konusunda sıkıntılar var.

Ben 10 yıl Trafik Komisyonu üyesiydim. Trafik büyük problem, neden büyük problem? Sadece Afyon için değil. Hangi şehre gidersen git trafik problem. Bunun belli başlı sebepleri var. Ama en büyük problem ne? 5 tane ana arterimiz var. Kurtuluş Caddesi, Ambaryolu, Gazlıgöl Caddesi, Mecidiye. Afyon küçük bir şehir ama şehrin merkezine odaklandık. Bankalar ve resmi kurumların çoğu burada. Bunun üzerine sürekli araç sayısı artıyor. Ben Şoförler Cemiyeti ile temas halindeydim. Onlara sordum. Günde ortalama kaç tane plaka basıyorsunuz diye? 50 cevabını aldım. Bunu yıla vurun, ilimizde artan araç sayısını hesap edin. Buna ne otopark, ne başka bir şey yeter. Böyle otopark ile çözülmez bu işler.”

AFYON’DA BİZ BUNU BECEREMEDİK

Afyonkarahisar’da bankaların, resmi kurumların, mobilyacıların şehir merkezinde olduğunu ifade eden Baykara, “Bu işler nasıl çözülür: Trafik Komisyonu’nda 10 yıl üst üste görev yapan tek kişiyim Afyon’da ben. O zaman çok önerilerim, tekliflerim oldu. Bu tekliflerden biri şu: “Şehrin tenha bölgesine 25 tane banka şubesi yapalım, ortak bir proje yapalım bütün bankaları bir yere toplayalım.” dedim.

Bunu çok teklif ettim. Herkes çok güzel diyor ama olmuyor. Minibüs güzergahlarıyla ilgili saatlerce belki de 6 ay çalıştım. Bir proje yaptım, Mecliste bir buçuk saate yakın sunum yaptım, herkes alkışladı ama iş oylamaya geldi. Daha sonra görüşelim dendi rafa kalktı. Başka memleketlerde her mesleği bir yerde toplamışlar. Ama Afyon’da biz bunu beceremedik.”

CAZİBE MERKEZİNİ ŞEHRİN BAŞKA SEMTLERİNE KAYDIRMAK GEREKİYOR

Trafik sorununun çözülmesi için şehrin cazibe merkezini başka semtlere kaydırmak gerektiğini ifade eden Baykara, “Dönemin Belediye Başkanı Hayrettin Barut yaptı. Nasıl yaptı o zamanlar? Kamyon garajı yoktu. Park Afyon’un karşısında evlerin altındaydı. Hayrettin Barut o dönem çok güzel hizmetler yaptı. Lokumcular, Galericiler Sitesi ve Kamyon Garajı yaptı, çok büyük hizmetti bunlar. Böyle şeyler yapılmadıktan sonra trafik çözülmez. Her mahalleye bir tane otopark yap, yine yetmez. Cazibe merkezlerini şehrin başka semtlerine kaydırmak gerekiyor. Afyon'da bakir olan bir sürü yer var. Otogar’ın arkaları, İsmailköy’e doğru olan yerlere çok güzel şeyler yapılabilir. Trafikte rahatlar, insanlar da!”

ÖNCEKİ BAŞKANLARIN İZ BIRAKTIĞI İCRAATLARI OLDU

Belediye Meclisi’nin son toplantısında Burcu Köksal başkanın kendisine sesini yükseltmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getiren Baykara şunları söyledi: “Meclis toplantısında Burcu Başkanla tartışma hiç hoş olmadı. O tepkiyi hiç hak etmedim, beklemiyordum da. Niye beklemiyordum? 2025 yılında yapılan faaliyetlerin raporu oylanacak. Genelde seçimi kazanan övünür ‘Şunları-şunları yaptık.’ diye. Muhalefetin görevi de eksik veya noksan gördüğü noktasında muhalefet yapar.

Ben orada nazik bir şekilde muhalefet yapmaya çalıştım. Geçmiş dönemlerde Afyon’da iz bırakanlar oldu. Barut Başkanın iz bıraktığı icraatları oldu. Kaptan’ın şimdiki Otogar, Hastane gibi icraatları oldu. Burhanettin Başkan döneminde Akarçay, battı-çıktılar gibi icraatları oldu ve bunlar yıllarca konuşulacak.”

MECLİS’TE SİYASET YAPILMASI DOĞRU DEĞİL

“Burcu Başkanı ben rakip olarak görmüyorum.” diyen Baykara sözlerinin devamında şunları söyledi: “Ben orada siyasi partinin temsilcisiyim. Ama mecliste siyaset yapmam, yapılmasını da istemem. Orada doğru-güzel olan neyse onların konuşulması lazım. Eleştirilecek ise de nazik bir şekilde, insanlar birbirini kırmadan eleştirilmesi lazım. Benim söylediğim şuydu kayıtlarda var.

Dedim ki: “Başkanım 2 yıl bitti, üçüncü yıla geçtik. İki yıldır bakıyorum, park bahçe, kafe, Çay 2 TL öteki 5 TL, Halk lokantası bunların haricinde şöyle dişe dokunur, ileride hatırlanabilecek bir şey olmadı. Önümüzdeki dönemde 2026'dan itibaren 20-25 sene sonra sizi hatırlatacak köklü güzel şeyler yapılsın” Benim dediğim bu.

BURCU BAŞKAN BİR ŞEYLER SÖYLEYECEKMİŞ BENİ BAHANE ETTİ

“Anlamadığım bir şekilde çok şaşırdım.” diyen Baykara, “ Burcu Başkan, ‘Bizim yaptığımız şeyleri küçümsüyor musun?’ dedi. Bence küçük şeyler. Koskoca Belediye. Park bahçe onu zaten yapacaksın. Bunlar unutulur. Ben aslında Burcu başkana ileriki yıllarda daha iyi anılması için ona yol gösterdim. Onu hatırlatma yaptım. Şunları da yapalım diye! O beni anladı ama zaten bir şeyler söyleyecekmiş, onu bahane etti.

Sağ olsun bana ‘Abi’ der. O bana ‘Abi’ dediğinden dolayı ben de ona ‘Abi’ gibi davranmaya çalıştım şimdiye kadar. Bundan sonra da aynı şekilde devam ederim. Ben bir bayana hayatta sert davranmam, çünkü bana yakışmaz. Çok üzüldüm, keşke öyle bir şey yapmasaydı.”

BELEDİYE’NİN İMKANLARINI KULLANARAK BİRİNE ZULMEDİYORSUN

Başkan Köksal’ın merkezi yönetimi ve Cumhur ittifakını ‘Devletin imkanlarını kullanıyor’ söylemiyle eleştirdiğini ifade eden Baykara, “Bana sesini yükseltince ben de şunu söyledim: ‘Siz merkezi hükümeti, Tayyip bey veya Cumhur ittifakına Devletin imkanlarını kullanarak Belediyelere zulm ediyor’ diye söylüyorsun. Sen de şimdi Belediye’nin imkanlarını kullanarak birine zulmediyorsun. Altyapı çalışması yapılır, tamam ama! sabaha kadar yapılacak iş O. 30-35 saat sonra bitiriyorsun işi. Bir de eşiğin altına kadar kazılmaz.

Orada patlak varsa birileri mağdur oluyordur. O mağduriyetin giderilmesi lazım ama böyle saatler sonra oranın kazılıp da yapılması! Söylendiğine göre 35-36 saat sonra yapılmış. Burada kasıt hissettim. Onu söyledim, Başkan Köksal bana sesini yükseltmeseydi onu da söylemeyecektim.”

TARZIN BATSIN, BÖYLE TARZ MI OLUR?

Başkan Köksal’ın sesini yükselterek konuşmasından duyduğu rahatsızlığı da dile getiren Baykara, “Ben sadece üzüldüm. Keşke Burcu Başkan o şekilde yapmasaydı hatta bundan sonra öyle bir şey yapmasın. Öyle bağırmak, çağırmak çok hoş karşılanmıyor. Bana ‘Abi’ diyorsa, ben de onu kardeşim gibi görmeye çalışıyorum. Onun böyle televizyon ekranlarında çığırtkan bir şekilde bağırıp çağırması da hoşuma gitmiyor. Kimsenin de hoşuna gitmiyor. Kendi de pişman oluyordur belki ama diyor ki: ‘Benim tarzım bu!’ Ya tarzın batsın, böyle tarz mı olur? Sen Belediye Başkanısın, şehrül emin derler sana. Şehrin en ileri gelenlerinden birisi hatta bir numarasın. Seçimle geliyorsun sabırlı olacaksın, sana yakışan odur.”

BİR GÜN AKILLARI BAŞLARINA GELİR, TERK ETTİKLERİ YERE GERİ DÖNERLER

İYİ Partililerin bir gün terk ettikleri yuvaya geri dönmelerini umduğunu ifade eden Baykara, “İYİ Parti İl Başkanı benim yıllardır arkadaşım! Bizim ilçe başkanlığımızı yaptı, partinin çeşitli kademelerinde görev yapan bir arkadaşım. Şimdi eskinin hatırına bir şey söylemeyeceğim. Biz hâlâ arkadaşız! İnşallah bir gün akılları başlarına gelir, terk ettikleri yere geri dönerler. Gittikleri yol yol değil. Çünkü; Devlet bey bir siyasi partinin Genel Başkanı değildir. Milliyetçi Hareket Partisi de bir parti değildir. Biz ülkücüler olarak tabi bir partimiz var ama bizim görevimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ilelebet payidar olması. Refah, huzur içerisinde mutlu, güçlü bir şekilde ilelebet Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yaşaması bizim derdimiz bu. Partiymiş, seçimmiş, kazanacakmışız, kazanmayacakmışız bunlar bizim umurumuzda değil. Biz buna bakarız. Biz ülke menfaati için ne gerekiyorsa onu yaparız.”

BİLGE LİDER DEVLET BAHÇELİ 10-40 YIL SONRASINI HESAP EDİYOR

“Benim Genel Başkanım Devlet Bahçeli söylendiği gibi bilge lideridir.” diyen Baykara, “Yıllar sonrasını hesap eder. Geçtiğimiz dönemde o milletin böyle abuk-sabuk gördüğü konuşmaların neticesini şimdi biz Suriye'de aldık ve almaya devam edeceğiz. Şimdi şöyle olsa: PKK eskisi gibi Türkiye'ye saldırsa, provokasyonlar yapsa İran'la aramızda bir şeyler yapmış olsa ve biz savaşa girmiş olsak! Suriye eskisi gibi perişan vaziyette olsa şu anda Türkiye'de bu huzuru bulabilir miydik?

Benim genel başkanım bugünleri, yarınları 10-40 yıl sonrasını hesap eden bir adam. Şu anda ne diyor? Lübnan ile Suriye birleşsin diyor. O bölgenin huzurlu olabilmesi için Lübnan'ın da, Suriye'nin de refah içerisinde olması lazım. Filistin'in de o şekilde olması lazım ama en kestirme yolu Türkiye, Suriye, Lübnan bunların en yakın bölgede hatta İran'la da iyi olmamız lazım. Başka türlü refah, huzur yok.”

CHP’NİN BU HALİYLE SEÇİM KAZANMASI MÜMKÜN DEĞİL

CHP’nin kendine gelmesi gerektiğini, bu haliyle seçim kazanmasının mümkün olmadığını ifade eden Baykara, “Devlet Bahçeli’ye Allah uzun ömürler versin, Tayyip beye de uzun ömürler versin. İnşallah önümüzdeki dönemdeki seçimleri de kazanırız. Nasıl kazanırız? CHP nin bu haliyle seçim kazanması mümkün değil. Artık kendilerine gelmeleri lazım. Savunulmayacak şeyler savunuluyor. AK Parti'de yapıyormuş aynısını. Ahlaksızlık, hırsızlık yapan Devleti zarara sokan insanları mağdur eden kim varsa Allah belasını versin. Her partide kim varsa? Ama MHP olarak biz bu konuda ayrışırız diğer partilerden. Biz de en ufak bir şey olduğu zaman anında kapı dışarı. Diğerlerinde de bunu görmek isteriz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin de eskisi gibi, yıllar öncesinin Cumhuriyet Halk Partisi gibi olmasını isteriz. Herkes silkinsin kendine gelsin.” ifadelerini kullandı.

Programın tamamını aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

https://youtu.be/E83TvIWbHgA