Afyonkarahisar Belediye Meclisi’nde bugün MHP’li Meclis üyesi Halil İbrahim Sevim’in Kocatepe Gazetesi binasının önündeki çukur için ‘Keşke yapılmasaydı’ sözlerine Belediye Başkanı Burcu Köksal sert sözlerle cevap verdi. Başkan Köksal, “Ben Türkiye Cumhuriyeti'ne canını verecek kadar bağlıyım. Var mı o kadar yürek o arkadaşınızda. Bırakın Allah aşkına! FETÖ taktikleriyle gelmeyin benim üstüme. FETÖ taktikleriyle gelmeyin benim üstüme.” diye sesini yükseltti.
YAPSAK SUÇ, YAPMASAK SUÇ!
Başkan Köksal şunları söyledi: “Altyapıyı yenilemek zorundayız. Bize gelen şikayetleri değerlendirmek zorundayız. Belediye görevini yapsa suç yapmasa suç. Keşke bu tepkiyi o kişi evinin önü kazılırken de verseydi! Evinin önünde de biz onun kanalizasyon çalışması, altyapı çalışması yaptık. O zaman hiçbir sıkıntı yok, iş yerinin bulunduğu yerde kanalizasyon alt yapı çalışması olduğunda sıkıntı var. Belediye görevini yapmak zorunda. Alt yapı hiçbir belediye başkanım çok istediği bir şey değildir ama bir yerde bir patlak varsa bir sıkıntı varsa bir çökme varsa vatandaştan gelen bir şikayet varsa ben oraya müdahale etmek zorundayım Belediye Başkanı olarak. Ben hangi sokakta kaldırım çalışması var? Hangi yerde altyapı çalışması var? Sokak sokak bunu bilemem, Müdürümüz getirir izah eder gelen şikayetleri. Bazen gece 12'de şikayet geliyor. Bizim ilgili birimimiz gidiyor. Oraya anında müdahale ediyor. Gece 12'de yapılan müdahaleyi de bizim bilmemiz zaten mümkün değil. Dolayısıyla yapılacak altyapı çalışması belediyenin asli görevi insanlar bunu başka yerlere özellikle çekmek istedikleri için çekiyorlar.”
SAMİMİ DEĞİLSİNİZ
“Hiç de umurumda değil, muhatap da almıyorum” diyen Başkan Köksal, “Keşke aynı tepkiyi bir Belediye Başkanı tutuklandığında benimle aynı fotoğrafı koyduğunda da göstermiş olsaydınız! O zaman samimiyetinize inanırdım. Çünkü O Belediye Başkanı herkesi ziyaret etti. Ama tutup Burcu Köksal'la olan fotoğrafı özellikle kasıtlı, kötü niyetli olarak konuluyor. Keşke bizim yapmış olduğumuz Belediyenin alt yapı çalışmasını eleştirmeden önce ki biz görevimizi yapıyoruz. Yine söylüyorum bakabilirsiniz bütün belgelere bilgilere bizim her şeyimiz şeffaf açık. Keşke bunu eleştirmeden önce bu arkadaşınıza deseydiniz, “Bu ne alaka, neden bu kötü niyetle böyle bir algı yürütüyor” deseydiniz. Ben o zaman sizin iyi niyetinize ve samimiyetinize inanırdım. Kusura bakmayın. Afyon Belediye Başkanına hakaret edilirken, aferin şak şak şak. Kusura bakmayın, samimi değilsiniz.
FETÖ TAKTİKLERİYLE GELMEYİN BENİM ÜSTÜME
“Çıkın biraz dışarıya insanların yaşadığı ekonomik sorunlara bakın.” diyen Başkan Köksal, “Arkadaşlarınızı savunmadan önce insanların yaşadığı koşullara bakın lütfen ve birini savunacaksanız gerçekten haklının ve mağdurun yanında olun. Yeter ya! Yeter seçildiğimiz günden beri. İki senedir hazmedemedi, kişisel husumeti var. Buradan söylüyorum, kişisel husumet duyanlarla bundan sonra hiçbir şekilde muhatap olmayacağım. Adliyeye gerekli suç duyurusunda bulundum. Yüce adalete ve devlete güveniyorum. Benim başıma bir iş gelirse de FETÖ’cüler, PKK’lılar ve Devlet düşmanları yüzünden gelecek. Buradan ilan ediyorum tüm hemşehrilerimize. Yeter ya! yeter. Artık bırakın görevimizi yapalım. Otursak suç, kalksak suç olmayacak yerlerin fotoğrafını çekip mücavir alanımızda olmayan yerlerle ilgili bile haber yapıyorsunuz. Yeter artık ya! Buna bir dur deyin. Nedir bu kişisel hazımsızlık? Nedir bu husumet? İki yıl geçti iki yıl. Allah ömür versin ömrünün sonuna kadar devam edecek herhalde bu hazımsızlığı. Hazmedecek arkadaş hazmedecek sandıktan çıkana herkes hazmedecek sandıktan çıkana herkes saygı duymak zorunda. Halk seçti bizi seçilmişse saygı duyacaksın. Nedir bu ya! Hakaret etmek, dolandırıcı, üç kağıtçı, yolsuz, rüşvetçi dedi. Varsa bir şey gelin alın beni alnım ak, başım dik, boğazımdan bir kuruş haram lokma geçmedi. Ben Allah'tan korkuyorum. Ben Türkiye Cumhuriyeti'ne canını verecek kadar bağlıyım. Var mı o kadar yürek o arkadaşınızda. Bırakın Allah aşkına. FETÖ taktikleriyle gelmeyin benim üstüme. FETÖ taktikleriyle gelmeyin benim üstüme.” ifadelerini kullandı.