Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) himayelerinde Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ), Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ), İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Balıkesir Üniversitesi ve Kastamonu Üniversitesi iş birliğiyle; “4 Şehir 4 Mekân 4 Akif” Sempozyumu’nun “Mehmet Akif Ersoy’da Azimet ve Büyük Taarruz” başlıklı üçüncü oturumu AKÜ ev sahipliğinde gerçekleştirildi.
Abdullah Kaptan Konferans Salonunda AKÜ Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Topluluğu sanatçılarının Doç. Yıldırım Aktaş solistliğinde Mehmet Akif Ersoy’un bestelenmiş şiirlerinden oluşan dinletisi ile başlayan etkinliğe; Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, TBMM Genel Sekreter Yardımcısı Naim Çoban, AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Âdem Aslan, Afyonkarahisar Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Yıldız, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi ve ASBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Münire Kevser Baş, AKÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şuayıp Özdemir ve Prof. Dr. Murat Peker, Proje Koordinatörü Öğr. Gör. Dr. Gazi Doğan, Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol, Afyonkarahisar il Jandarma Komutanı Murat Kaya ile akademik personel ve öğrenciler katıldı.
YİĞİTBAŞI: AKİF’İN FİKİR DÜNYASINA İSTİKBAL YOLCULUĞU
İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, Akif’in mücadelesinin sadece bir edebiyat olayı değil, bir milletin varoluş refleksi olduğunu belirtti. Yiğitbaşı, sempozyumun geçmişe yönelik bir anma etkinliğinin çok ötesinde olduğunu belirterek, Mehmet Akif Ersoy’un fikir dünyasının esaret, vahdet, cesaret ve azimet duraklarıyla yeniden keşfedildiği ve sarsılmaz karakterini bugüne taşıdığı bir istikbal yolculuğu olduğunu ifade etti.
“AZİMET, TOPLUMSAL VAROLUŞUN TEMEL DİNAMİKLERİNDEN DE BİRİSİ”
Doç. Dr. Yiğitbaşı, Afyonkarahisar’da ele alınan azimet kavramının gündelik dilde basit bir kararlılık ya da direnç hali olarak anlaşılmasının dışında çok daha derin, katmanlı ve kurucu bir nitelik taşıdığını söyledi. Azimetin, bir hedefe yönelmenin ötesinde hedef uğruna anlam üretme, bedel ödeme ve süreklilik inşa etme iradesini, kararlılığını ifade ettiğini vurgulayan Yiğitbaşı, “Azimet, yalnızca bireysel bir erdem değil, aynı zamanda toplumsal varoluşun temel dinamiklerinden de birisidir. Bu bakımdan azimetin dil ile ilişkisi de çok önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Çünkü toplumlar yalnızca yaptıklarıyla değil, söyledikleriyle de aynı zamanda var olurlar. Kriz dönemlerinde kurulan dil sadece mevcut durumu ifade etmez aynı zamanda geleceğe de büyük bir ufuk çizer. Umudu diri tutan, kararlılığı besleyen ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren şey büyük ölçüde işte bu dilin kendisidir” diye konuştu.






