SAĞLIK

Afyon’da 216 Tıp öğrencisi beyaz önlük giydi

AFSÜ’de eğitime başlayan 216 Tıp Fakültesi öğrencisi için “Beyaz önlük giyme töreni” düzenlendi. Törende konuşan Rektör Prof.Adem Arslan, “Bir hekim, çoğu zaman bir hastanın umudu, bir annenin duası, bir ailenin son umudu olabilir. Bu nedenle hekimlik mesleği, bilgi kadar karakter, teknik kadar ahlak, bilimsellik kadar insan sevgisi de gerektirir.” dedi.

Abone Ol

Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Tıp Fakültesinde 2025–2026 Akademik Yılında eğitimlerine başlayan 216 Birinci Sınıf öğrencimiz için Atatürk Kongre Merkezinde ‘Beyaz Önlük Giyme Töreni’ düzenlendi. 14 Mart Tıp Bayramı arifesinde düzenlenen törende, “Sözel Bildiri”, “Poster Bildiri”, “Yapay Zekâ Konulu Araştırma” ve “Sosyal Farkındalık Oluşturan Araştırma” kategorilerinde dereceye giren Üçüncü Sınıf öğrencilerire de “Bilimsel Araştırma Metotları Ödülleri” verildi.

Öğrenciler ve ailelerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen törende, Rektör Prof. Dr. Adem Aslan ve Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş ile AFSÜ üst yönetimi, Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürü Dr. Hakkı Öztürk, Afyonkarahisar Tabip Odası Başkanı Dr. Alev Türe, akademik ve idari personeli hazır bulundu.

EĞİTİMDEKİ KALİTE VE SÜREKLİ İYİLEŞTİRME ANLAYIŞIMIZ TESCİLLENDİ

Programda konuşan Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necip Becit, “Geçtiğimiz yıl, Dünya Tıp Eğitimi Federasyonu ve Yükseköğretim Kalite Kurulunun yetkilendirdiği Tıp Eğitimi Programlarını Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği tarafından yürütülen titiz süreç sonucunda, “Mezuniyet Öncesi Tıp Eğitimi” programımız, altı yıl süreyle 2031’e kadar tam akredite edilmiştir. Bu, yalnızca fakültemizin değil, AFSÜ’nün akademik kararlılığının, eğitimdeki kalite ve sürekli iyileştirme anlayışımızın tescilidir.” dedi.

Akreditasyonun, AFSÜ için bir hedefin tamamlanmasından çok, sürekli öz değerlendirme, şeffaflık ve kalite kültürünü yaşatma sorumluluğunu simgelediğini ifade eden Prof. Dr. Becit, şunları söyledi: “Fakültemizin akredite olması, eğitim programımızın kalitesinin, ulusal ve uluslararası standartlara uygunluğunun somut bir göstergesidir. Fakültemiz; donanımlı, iyi iletişim kuran, ekip çalışmasını benimsemiş, mesleğini etik ve deontolojik kuralları gözeterek uygulayan, yaşam boyu öğrenmeyi amaçlayan, araştırmacı ve hekimliği meslekten çok bir yaşam biçimi olarak algılayan hekimler yetiştirmek için her zaman olduğu gibi azimle çalışmaya devam edecektir.”

“TIP, İNSANLARIN HAYATINA DOKUNDUKÇA HEKİMİ ONURLANDIRAN BİR YOLCULUKTUR”

Hekimliğin, yalnızca belirli saatlerde icra edilen bir meslek olmayıp vicdanı, bilgiyi, sabrı, merhameti ve fedakârlığı içinde barındıran bir yaşam tarzı olduğunu dile getiren Prof. Dr. Aslan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bir hekim, çoğu zaman bir hastanın umudu, bir annenin duası, bir ailenin son umudu olabilir. Bu nedenle hekimlik mesleği, bilgi kadar karakter, teknik kadar ahlak, bilimsellik kadar insan sevgisi de gerektirir.

Şunu özellikle ifade etmek isterim ki bilinçli bir şekilde tıp eğitimini tercih eden ve öğrencilik yıllarında derslerini ciddiyetle takip eden herkes, zaman içinde bu mesleği daha da derinden sevmeye başlayacaktır. Çünkü tıp, insanların hayatına dokundukça hekimi onurlandıran bir yolculuktur.

İşte bu yolculukta bir tıp öğrencisinin sahip olması gereken bazı temel özellikler vardır. Her şeyden önce disiplinli ve sabırlı olmanız gerekir. Tıp eğitimi uzun, meşakkatli ve yoğun bir öğrenme sürecidir. Bu süreçte odaklanma, sabır ve istikrar, başarının en önemli anahtarıdır. İkinci olarak merhametinizin ve empati duygunuzun dengeli olması gerekir. Bir hastayı sadece klinik bulgularıyla değil, hissiyatıyla ve hayat öyküsüyle birlikte anlayabilmek, sıradan bir hekim ile sanatının erbabı bir hekim arasındaki en önemli farktır.

Üçüncü olarak bilimsel bakış açısını korumak ve öğrenmeye sürekli istekli olmak gerekir. Tıp literatürü sürekli gelişir. Bugünün doğruları ya da kabulleri, yarınların getireceği yeni bilgilerle yeniden şekillenebilir. Bu nedenle iyi bir hekim, öğrenmeyi hiçbir zaman bırakmayan kişidir. Ve elbette ahlaki değerlere bağlılık vazgeçilmezdir. Hekimlikte güven, hastayla kurulan ilişkinin temelidir. Bu temelin sacayağı ise dürüstlük, sorumluluk ve meslek ahlakıdır.”

“TEKNOLOJİ TEMELLİ İLERLEME, HEKİMLİĞİN DEĞERİNİ AZALTMIYOR”

1998 yılında kurulan ve 28 yıldır sağlık ordusuna kalifiye neferler kazandırmaya devam eden AFSÜ Tıp Fakültesinin, kurulduğu günden bugüne eğitim altyapısı, akademik kadrosu, kalite süreçleri ve sağlık hizmetlerindeki işleviyle sürekli gelişen ve güçlenen bir kurum hâline geldiğini söyleyen Prof. Dr. Aslan, “Bugün bulunduğumuz noktada AFSÜ Tıp Fakültesinin başarısında emeği ve katkısı bulunan bütün yöneticilerimize, akademisyenlerimize, idari personelimize; tabii ki mezunlarımıza ve mevcut öğrencilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Onların gayreti, emeği, güveni, mesleğe samimi bağlılıkları ve AFSÜ’ye güçlü aidiyet hisleri siz yeni nesil hekim adaylarına güçlü bir miras bırakmıştır. Hepsine müteşekkiriz.” dedi.

BEYAZ ÖNLÜĞÜNÜ REKTÖR ASLAN GİYDİRDİ

Konuşmaları takiben, “Proje Uygulama Çalışması” kapsamında projeler hazırlayan üçüncü sınıf öğrencilerine ve danışmanlarına, Rektör Prof. Dr. Aslan ile törene katılan protokol üyeleri ve akademisyenler tarafından “Bilimsel Araştırma Metotları Ödülleri” verildi.

Törende Rektör Aslan AFSÜ Tıp Fakültesine Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) puan sırlamasına göre ilk sırada yerleşen Havva İrem Erdoğan’a önlüğünü giydirdi. Daha sonra bütün AFSÜ Tıp Fakültesi 1. Sınıf öğrencilerine beyaz önlükleri, törene katılan protokol üyeleri tarafından giydirildi.